10 sonuçtan 1 - 10 arası sonuçlar
  1. #1

    Exclamation Uzun,Ama çok etkileyici bir hikayeye ne dersiniz?(ip adr. insan hayatını yok edişi)

    Uzun, Ama çok etkileyici mutlaka sonuna kadar okuyun...

    >*O gece mail kutusuna gelen bir notun tüm geleceğini etkileyeceğini
    >bilemezdi. Ekte gönderilen dosyayı açtığında ekranı binlerce gül
    >kaplamıştı. Her tıklamada yeni bir sayfa açılıyor ve her açılan
    >sayfada değişik renklerde güller tüm ihtişamıyla gözler önüne
    >seriliyordu. Son tıkladığında ise ekranda şöyle yazıyordu;

    >" Hiçbirisi senin gibi olamaz. Seni seviyorum..."
    >Fulya çok şaşırmıştı. Maili gönderene baktı ama bu isim onda hiç bir
    >çağrışım yapmamıştı.
    >Sonraki günlerde benzer mesajlar gelmeye devam etmişti.Her defasında
    >farklı çiçekler kaplıyordu ekranını ve son sayfada yine aynı şeyler
    >yazıyordu. " Hiçbirisi senin gibi olamaz.Seni seviyorum..."

    >Fulya bu esrarengiz kişiyi merak etmeye başlamıştı. 10.gece gelen
    >mesajı yanıtlamayı düşündü.
    >İster istemez etkilenmişti. O günlerde kendini çok yalnız
    >hissediyordu.
    >Kim acaba diye kendi kendine sorarken birden parmaklarının klavyeye
    >uzandığını farketti.
    >" Bu çiçekleri bana neden gönderiyorsunuz? Lütfen kimliğiniz
    >hakkında bana bilgi verirmisiniz?..."
    >
    >Yazdıkları sadece bu kadardı. Ardından iletisini göndermek için
    >"Gönder "
    >tuşuna bastığında hayatının
    >ne hale geleceğini asla bilemezdi...
    >
    >Ertesi gece heyecanla mail kutusuna baktı. Yine aynı kişiden bir
    >Mail
    >daha gelmişti. Yüreği dalgalı denizlere dönmüştü.Aceleci tavırlarla
    >maili açtı. Bu defa tek sayfalık bir ekran vardı karşısında ve
    >şunlar
    >yazıyordu;
    >- " Beni gerçekten merak ediyorsan yarın öğleden sonra saat 2'de
    >bilgisayarının başında ol ve msn' in açık olsun..."
    >
    >Fulya o geceyi biraz heyecanlı birazda huzursuz geçirdi... Gece
    >boyunca hep bu konuyu düşündü. Kimdi, neyin nesiydi, neden her gün
    >bu
    >mailleri ona gönderiyordu...Bu soruların cevabını bulamamıştı.
    >Ertesi gün saat 14.00'te ekranın başındaki yerini aldı ve msn' i de
    >açtı.
    >Bir süre sonra ilk mesajı almıştı.
    >- " Merhaba çiçeğim..." Fulya kalbinin deli gibi atmaya başladığını
    >hissetti...
    >- " Merhaba...Kimsiniz ? "
    >- " Sizi tesadüfen buldum. Bana gelen maillerden birinde sizin de
    >adresiniz vardı. gizemlicicek.... çok dikkatimi çekmişti. O yüzden
    >size her gece birbirinden güzel çiçekleri maillemeye başladım.
    >- Peki ama " hiçbirisi senin gibi olamaz. Seni seviyorum " ne demek
    >oluyor?
    >- İkimiz de çiçekleri çok seviyoruz değil mi? O zaman birbirimizi de
    >çok seveceğiz desem herhalde yanlış olmaz.
    >Fulya ne diyeceğini bilemiyordu.Uzunca bir süre cevap yazamadı.
    >Sonra
    >; - Bakalım zaman ne gösterecek. Bu arada kendini biraz tanıtırsan
    >memnun olacağım.
    >-Hiç gerek yok...Çünkü sen beni çok iyi tanıyorsun.
    >Fulya iyice afallamıştı. Cevap yazmak için ekrana baktığında karşı
    >tarafın çıkmış olduğunu gördü. Bir süre bekledi ama geri dönüş
    >olmadı.
    >Herhalde elektrikleri kesildi ya da başka bir sorun çıktı " diye
    >düşündü...
    >
    >O gece ve sonraki geceler meçhul kişiden hiç mail gelmedi. Her gün
    >msn' i açıyordu ama orayada gelen giden yoktu. Fulya'nın içi içini
    >yiyordu. Neler oluyordu? Hiç bir sorunun cevabını bulamamak git gide
    >sinirlerini germeye başlamıştı. Aradan bir aydan fazla bir zaman
    >geçmişti ve Fulya bu esrarengiz kişiyi unutmaya başlamıştı.
    >Bir gün çalıştığı iş yerine sivil polisler geldiler . Fulyayı
    >arıyorlardı.
    >" Benimle ne işleri olabilir " diye düşünürken odasına giren
    >polislerden biri kollarına kelepçeyi takı vermişti. " Hey neler
    >oluyor, ben ne yaptım ki " diye avaz avaz bağırmaya başlamıştı.
    >Polisler bilgi vermiyordu.Sadece
    >" Bizimle emniyete geleceksiniz " diyorlardı. Özellikle kollarına
    >vurulan kelepçeler moralini çok bozmuştu.
    >Neler olup bittiğini çözmesi olanaksızdı.
    >
    >Emniyet Müdürlüğüne gidene kadar polisler tek kelime bile
    >etmemişlerdi.
    >Kapısında " Dolandırıcılık Masası "
    >yazan bir odaya girdiğinde hepten şaşkına dönmüştü. Masadaki görevli
    >polis
    >:
    >- " Buyrun Fulya hanım oturun " diyince ilk sandalyeye kendini
    >atıverdi.
    >- " Söyler misiniz neler oluyor ? Bu bir şakaysa çok ağır bir şaka
    >oldu.Derhal bu oyunu kesin ..."
    >Daha lafını bitirmemişti ki kendisine oturmasını rica eden polisin
    >sert bir ifadeyle " Hep böyledir.Yaparlar ama kabul etmezler..."
    >sözleri başını döndürmeye yetmişti. Birden fenalaştı ve olduğu yere
    >yığılıp kaldı.Gözlerini açtığında bir sedyede olduğunu
    >farketmişti.Boş
    >gözlerle etrafına bakıyordu.
    >Biraz sonra kendisini iş yerinden alan polislerden biri yanına
    >geldi.
    >- İyi misiniz Fulya hanım? Kendinize geldiyseniz artık işimize
    >bakalım.
    >Güçlükle doğrulmuştu. Sonra polisinde desteğiyle tekrar o odaya
    >girdiler.
    >Aynı sandalyeye oturmuştu.
    >- Fulya hanım, dolandırıcılıkla suçlanıyorsunuz. Banka hesabınızda
    >son
    >15 gün içinde tam 28 işlem yapılmış. Bu süre zarfında yaklaşık 4
    >trilyon lira hesabınıza yatmış ve oradan da başka bir hesaba havale
    >edilmiş.
    >-Olamaz...Benim böyle şeylerden haberim yok.Bankada 350 milyon liram
    >var.Bunun dışında da neler olup bittiğini bilemiyorum.

    Devamı; diğer form sy'da...

  2. #2

    Wink Devamı; "Sığmadı ne yapayım..."

    >-Fulya hanım,şimdi bize işbirliği içinde olduğunuz kişilerin
    >adlarını
    >
    >vermenizi istiyoruz.
    >-Siz neler diyorsunuz? Ne işbirliğinden bahsediyorsunuz?.
    >-Dolandırıcılık bayan... Genelde tek başına yapılmaz bu işler.
    >Ayrıca
    >
    >bu kadar parayı ne yaptığınızı da bize derhal açıklayın. Fulya
    >hıçkıra
    >
    >hıçkıra ağlamaya başlamıştı. Hiçbir şeye anlam veremiyordu. Artık
    >ifade verebilecek durumda değildi.
    >Sinir krizleri geçirmeye başlamıştı. Birden kendini parmaklıklı bir
    >odada bulmuştu. Dışardan ölü bir ışığın içeri süzüldüğü rutubetli
    >küçük bir odaydı. O geceyi sabaha kadar ağlayarak geçirmişti.
    >Sabahın ilk ışıkları küçük pencereden içeri süzüldüğünde gün
    >ağlıyordu
    >
    >gözlerinde ve üşüyordu... Bir süre sonra kapı açıldı ve bir kadın
    >polis kolundan tutup kendisini takip etmesini söyledi. 2-3 dakikalık
    >bir yürüyüş sonrasında tekrar ilk geldiği odaya varmışlardı.
    >Fulya'nın yüzü solmuştu ve tir tir titriyordu.Polisler ona sıcak bir
    >fincan çay verdiler. Önce fincanın sıcaklığıyla ellerini ısıttı
    >sonrada yudum yudum içmeye başladı.
    >-Başınız iyice dertte bayan...28 kişinin banka hesabından kendi
    >hesabınıza havaleler yapmış ve ardındanda 4 trilyonu
    >3 ayrı hesaba aktarmışsınız ve bu paralar ertesi gün ilgi
    >hesaplardan
    >çekilmiş.
    >-Benim hiçbir bilgim yok, ben bir şey bilmiyorum diyebildi..Ardından
    >sarsıla sarsıla ağlamaya başladı.
    >- Bugün savcılığa çıkaracağız sizi ve tutuklanacaksınız. İyisi mi
    >bize
    >yardımcı olun da şu işi çözelim.
    >Fulya darmadağınık olmuştu.Hiçbir şeye anlam veremiyordu. Sonra "
    >tutuklanacaksınız " sözünü hatırlayıp daha da büyük bir korkuya
    >kapıldı. O andan itibaren hiç konuşmadı. Fulya'yı bir başka odaya
    >aldılar.Yaklaşık 2 saat kadar orda tek başına kalmıştı. Bu süre
    >zarfında neler olup bittiğini asla anlayamadı. Sonra bir bayan polis
    >geldi ve kendisini takip etmesini söyledi. Budefa bir arabaya
    >binmişlerdi. 10-15 dakika sonrada savcının karşısına çıkarılmıştı.
    >Savcı 55-60 yaşlarında babacan tavırlı biriydi.
    >-Otur kızım deyişi Fulyanın içini birazcık da olsa rahatlatmıştı.
    >- Anlat bakalım kızım. Nasıl başladın bu işe?
    >- Benim bahsettiğiniz işlerle hiç ilgim yok savcı bey dedi.
    >-Banka hesabınız öyle demiyor ... Ne vardı banka hesabında. Neler
    >olmuştu
    >- Bakın ayın 13 ünde sarıgül notuyla 750 milyar, 17'sinde beyaz
    >zambak
    >notuyla 2 trilyon ve 19'unda da siyah lale notuyla kalanını havale
    >etmişsiniz . SARI GÜL, BEYAZ ZAMBAK,SİYAH LALE... Allahım neler
    >oluyor
    >Birden irkildi. Bu olamazdı!!! Ona ilk gelen mesajda hep sarı güller
    >vardı. Sonraki maillerde beyaz zambaklar, siyah laleler ekranı
    >dolduruyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Savcıya doğru döndü ve
    >kendisine gönderilen maillerden bahsetti. Savcı şaşkınlıkla onu
    >dinliyordu.
    >Maillerin bu işle ne alakası olabilirdi?
    >Savcı ber bir yere telefon açıp birisinin odasına gelmesini istedi.
    >Bir süre sonra odaya genç bir kız geldi ve *
    >*-Fulya hanım siz bu hikayeyinizi baştan sona kadar hiçbir şeyi
    >atlamadan bana tekrar anlatırmısınız ? dedi.
    >-Tabi dedi ağlamaklı sesiyle... Sonra olanı biteni anlatmaya
    >başladı.
    >Her gece gelen maillerden bahsetti.
    >Sarı güllerden ,siyah lalelerden ... bahsetti. - Bunların dışında
    >şey daha olmalı dedi kız. Fulya herşeyi en ince ayrıntısına kadar
    >anlattığını sanıyordu.
    >- Peki. Siz hiç cevap yazdınız mı? - Evet bir kez yazdım. Kim
    >olduğunu
    >merak ettiğimi sormuştum. O da bana bir sonraki gün msn degörüşelim
    >demişti.
    >-Yani siz onunla msn'de görüştünüz öyle mi?
    >- Evet diye cevap verdi Fulya... Sonra kız savcının yanına gitti ve
    >Fulya'
    >nın duyamayacağı şekilde bir şeyler anlattı.
    >Sonra da aceleci adımlarla odadan çıktı. Savcı yanına gelmişti. -
    >Bak
    >kızım.Eğer anlattıkların doğruysa senin için bir ümit doğabilir.
    >Yoksa
    >gençliğine yazık olacak...
    >Fulya hüngür hüngür ağlamaya başladı. Savcı başını okşadı ve ;
    >- Koyverme kendini hemen. Dur bakalım bir şeyler bulabilecek
    >miyiz...
    >Sonra Fulyayı bir başka odaya aldılar.
    >Aradan ne kadar zaman geçmişti.Dışarda neler olup bitiyordu. Daha ne
    >kadar burada kalacaktı?
    >Kapı açıldı ve savcı beyle diğer genç kız içeriye girdiler.
    >Yüzlerindeki ifade Fulya'yı biraz olsun rahatlatmıştı. Gözü
    >ağlamaktan
    >kan çanağına dönmüştü. - Hadi bakalım kızım evine gidiyorsun.
    >Fulya ne diyeceğini şaşırmıştı. Yine ağlamaya başladı.Diğer kız
    >yanına
    >yaklaştı.
    >-Benim adım Ayşe. Bilgisayar uzmanıyım.İfadeniz üzerine Yaptığımız
    >araştırma sonucu asıl dolandırıcıları tesbit ettik. - Peki ama bunun
    >benimle ne ilgisi var?. Benim banka hesaplarımın bu işle ne alakası
    >var ?
    >Ayşe gülmeye başlamıştı.
    >- Bakın Fulya hanım sizi msn'de konuşmaya çağırmasının tek nedeni
    >vardı. O da bilgisayarınızn IP numarasını öğrenmek...
    >Sonrası onlar için çok kolay oldu. Bilgisayarınıza girdiler ve
    >sizinle
    >ilgili tüm bilgileri ele geçirdiler. Sonra da başka hesaplardan
    >sizin
    >hesabınıza para aktardılar ve ardından da sahte isimlerle açtıkları
    >kendi hesaplarına aktarıp buradan paraları çektiler. Fulya öylesine
    >şaşkın öylesine çaresizdiki... - Hadi şimdi evinize gidin ve iyice
    >dinlenin. Yarın sabah sağlıklı bir şekilde yeniden ifadenizi
    >alacağız.
    >Ayşenin de yardımıyla dışarı çıktılar. Güneş ışınları gözünü kör
    >ettmişti sanki...Hemen bir taksi çevirip evine gitti.
    >Alelacele kendini banyoya attı. Sonra bir fincan kahve hazırladı
    >kendisine.Biraz rahatlamıştı. Sonra yatağına uzanıp derin bir uykuya
    >daldı. Gece boyunca rüyalarında hep çiçekler gördü.
    >Çiçekler ona saldırıyor, her tarafını yara bere içinde
    >bırakıyorlardı.
    >Uyandığında ter içinde kalmıştı. Hemen kalktı ve ilk iş olarak
    >bilgisayarın elektrik bağlantısını kopardı.
    >Perdeyi açıp dışarı baktığında ise hala Gün ağlıyordu gözlerinde.
    >Üşüyordu...

    NOT : Lütfen; (Arkadaşlar int. araştırma yaparken buldum ve sizlerle paylaşmak istedim.)
    Aynı zaman 'da sizlerden ricam sanal ortamda kimlik bilgilerini korumak amaçlı neler yapılabilir. Gibi bilgiler ve uyarılar yayınlayarak insanlarımızı bilinçli kılmaya çalışalım. Son olarak'ta, Kimlik bilgilerimizin limseye güvenilmemesi gerektiğini sık, sık vurgulayalım.Katkımız olsun insanlarımıza.

  3. #3

    Varsayılan

    off olaya bak...........sağol kardeş.........normalde dikkatliyimdir dahada dikkat edeyim... bunu okumak arada bir iyi gelir...............
    Güzel gören güzel düşünür, Güzel düşünen hayatından lezzet alır............

  4. #4
    hata Misafir

    Varsayılan

    İşte bu yüzden hiçbir zaman internete güvenip banka işlemi yapmam

  5. #5

    Talking güzel ama

    arkadaşlar bir gün babama derdim ki baba hadi internette birşeyler satalım dedim
    babam bana hayır diye sert bir sesle sonra dedi
    bende dedimki babama
    niye ?
    babam cevap vermedi
    ben şaşkına kalmıştm
    ve hayla aklım satmakla ilgileniyordu
    bu hikayeyi okuduktan sonra artık ilgilenmedim :roll:

  6. #6

    Wink Ne mutlu "Araştırma merakıma"

    Araştırmalarım; Birazcık etkili ve uyarıcı oldu ise, Ne mutlu "Araştırma merakıma"
    Ama, Sadece kendimize değil çevremizdeki insanlarıda uyarmaya çalışalım.
    Ayrıca; Ne gibi bir önlem alınması gerektiğini "tabi ki yasal çerçeve içinde" hem bulunduğumuz site içerisinde hemde farklı konumlarda bilgiler ve yöneltmeler yapılması kanatindeyim....:eek:
    Artı, Bu konular'da "Moderatörlere" büyük pay düşüyor.
    En son CanMERT tarafından düzenlenmiştir: 13.02.2011 23:55

  7. #7

    Varsayılan

    Mrb. Arkadaşlar,Mozilla; farkında iseniz oldukça yaygınlaştı. Peki kim merak ediyor mozillanın farklılıklarını.Neyse fazla uzatmadan konuya giriş yapayım.Mozilla; kullanıcı şifrelerini , kayıt altına alındığını farkındayız umarım.Tabi seçeneklerine olumlu cevaplanmış ise...Yani anlayacağınız şifrelerimizin hatırlamasını oldukça azaltalım.Kanatindeyim.
    Arkadaşlar;Mozilla daha 'da keşfetmek amaçlı. Varsa bu konu için ayrılmış yer konuyu açıyorum.Lütfen.
    Bilgilerimizi basit'te olsa paylaşmayı ümit ediyorum...

  8. #8

    Varsayılan

    Alıntı Orijinalini Gönderen: CanMERT Mesajı Görüntüle
    Mrb. Arkadaşlar,Mozilla; farkında iseniz oldukça yaygınlaştı. Peki kim merak ediyor mozillanın farklılıklarını.Neyse fazla uzatmadan konuya giriş yapayım.Mozilla; kullanıcı şifrelerini , kayıt altına alındığını farkındayız umarım.Tabi seçeneklerine olumlu cevaplanmış ise...Yani anlayacağınız şifrelerimizin hatırlamasını oldukça azaltalım.Kanatindeyim.
    Arkadaşlar;Mozilla daha 'da keşfetmek amaçlı. Varsa bu konu için ayrılmış yer konuyu açıyorum.Lütfen.
    Bilgilerimizi basit'te olsa paylaşmayı ümit ediyorum...
    güzel bir hikaye eline sağlık ben hikayeyi okurken başında acılı aşk hikayesi diye tahmin ederken dolandırıcılıkla sonlandı

  9. Varsayılan

    gerçektende çok uzun ama güzel bir hikayeyeymiş teşekkürler.

  10. #10

    Varsayılan UzunAma çok etkileyici bir hikayeye ne dersiniz ip adr insan hayatını yok edişi

    yaz sıcaklarında çok sık görülen halsizlik ve vücut kırgınlığına karşı uyarıyor. Halk Sağlığı ve İç Hastalıklar Uzmanı Dr. Mustafa Emin Dinççağ, yaz sıcaklarında sıkça karşılaşılan halsizlik ve kırgınlığın önemsenmesi gerektiğini söyledi.Gerze Devlet Hastanesi Halk Sağlığı ve İç Hastalıklar Uzmanı Dr. Mustafa Emin Dinççağ, halsizlik ve kırgınlık şikayetlerinin arttığı yaz döneminde çeşitli uyarılarda bulundu.Bu konuda şikayeti olanların tahlil yaptırarak halsizliğinin nedenini bulması ve ona göre tedbir alması gerektiğini kaydeden Dinççağ, "Sıcak yaz aylarında en çok rastlanılan sağlık problemi halsizlik, genel vücut kırgınlığı ve yorgunluktur. Pek çok neden bu şikayetlere neden olabilir. Bu tür yakınması olanların mutlaka hekime başvurup, tetkik ve tahlil yaptırması ve halsizliğinin nedenini bulması ve ona göre tedbir alması gerekir. Çoğu kez bu şikayetleri önemsemeyiz ve ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya gelebiliriz. Halsizlik, genel vücut kırgınlığı ve yorgunluğun yaz mevsiminde en büyük nedeni, sıcaklar nedeniyle vücuttan aşırı su ve elektrolit kaybıdır. Özellikle güneş altında çalışanlar, uzun süre deniz kenarında kalanlar, fırın gibi sıcak ortamlarda çalışanlarda bu şikayetler sık görülür. Bunun telafisi, çok sıvı tüketmek, özellikle elektrolit kaybını yerine koymak için meyve suyu, ayran, soda, maden suyu gibi içeceklerin tercih edilmesi, mevsim meyvelerinin fazla yenilmesi ve yoğurt tüketimi bu sorunun çözümü için faydalıdır. Yaz sezonunda tarlada çalışanlara, bu açıdan bol ayran tüketilmesi önerilmelidir" dedi.Halsizlik ve yorgunluk yapan bir diğer nedenin, kullanılan çeşitli ilaçlar olduğunu dile getiren Dr. Mustafa Emin Dinççağ, "dır. Özellikle kalp ve tansiyon hastalarının kullandığı idrar söktürücü olan diüretik adı verdiğimiz ilaçlar halsizlik ve yorgunluk nedenidir. Vücuttan elektrolit kaybına neden olduğu için bu şikayetlere sebep olurlar. Bazı tansiyon ilaçları beta blokör denilen, statin adı verilen kolesterol düşürücü ilaçlar da kas ağrılarına ve yorgunluğa neden olabilir. Bazı kronik hastalıklar, özellikle kalp yetmezliğinde tuzsuz beslenildiği için halsizliğe neden olabilir. Diyabette kan şekeri yüksekliğinde hastalar kendilerini çok halsiz hissedebilirler, kansızlık hastaların kendini çok halsiz hissettiği hastalıklardandır. Bu bakımdan Halsizlik ve yorgunluk gibi genel şikayetlerde hekime başvurularak nedenini bulmak ve nedene göre tedavi olmam en doğru davranıştır. Tıbbi imkanların arttığı, hekime ve hastaneler ulaşımın kolaylaştığı günümüzde herkes bu tıbbi imkanlardan yararlanmalıdır" diye konuştu.Gerze Devlet Hastanesi Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Emin Dinççağ, halsizlik ve kırgınlığı önemsememenin ve bu konuda hekime başvurmamanın ilerde ciddi sorunlara yol açabileceğini sözlerine ekledi. If you loved this informative article and you would love to receive more info with regards to Who is best poker player in the world generously visit our own page

Benzer Başlıklar

  1. etkileyici yazı animasyonları
    CoMeX tarafından Windows İpuçları forumunda
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 06.11.2011, 12:59
  2. PC Açılırken Uzun Uzun Dıt Sesleri Geliyo
    matraxx22 tarafından Donanım forumunda
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 24.01.2011, 22:22
  3. Etkileyici Modem
    perfect_mert tarafından Donanım forumunda
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 21.04.2006, 17:00
  4. insan hayatını uzatan gen var mı
    x_chaild tarafından Teknoloji forumunda
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 30.08.2005, 12:48
  5. ahmet mithat efendinin hayatını arıyorum....
    cankat88 tarafından İnternet, Ağ ve Güvenlik forumunda
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 06.04.2005, 18:42

Gönderim İzinleri

  • Yeni başlık açamazsınız
  • Yanıt yazamazsınız
  • Eklenti gönderemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •