<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PCnet Online &#187; Donanım</title>
	<atom:link href="http://www.pcnet.com.tr/kategori/makaleler/donanim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.pcnet.com.tr</link>
	<description>Bilgisayar ve internet portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 07:56:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Şimdi USB 3.0 zamanı</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/07/13/simdi-usb-3-0-zamani/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/07/13/simdi-usb-3-0-zamani/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 11:18:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=6291</guid>
		<description><![CDATA[Piyasada bulabileceğiniz ve USB 3.0 arabirimini kullanan tüm ürünlere yakından bakıyoruz. İlk olarak USB 1.0 ve USB 1.1 ile kullanılmaya başlanan USB arabirimi zamanla her yerde karşımıza çıkan bir standart hâline geldi ve belirttiğimiz iki teknolojinin sunduğu hız gelişen ürünlere de bağlı olarak günümüzde yeterli gelmemeye başladı. Ardından USB 2.0 teknolojisi geliştirildi ve şu an [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-medium wp-image-6292" title="Giriş1" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/07/Giriş1-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" /><strong>Piyasada bulabileceğiniz ve USB 3.0 arabirimini kullanan tüm ürünlere yakından bakıyoruz.</strong></p>
<p>İlk olarak USB 1.0 ve USB 1.1 ile kullanılmaya başlanan USB arabirimi zamanla her yerde karşımıza çıkan bir standart hâline geldi ve belirttiğimiz iki teknolojinin sunduğu hız gelişen ürünlere de bağlı olarak günümüzde yeterli gelmemeye başladı. Ardından USB 2.0 teknolojisi geliştirildi ve şu an en fazla kullandığımız tak-çalıştır arabirimi olarak USB 2.0&#8242;a tüm bilgisayarlarda bolca yer veriliyor. Fakat özellikle depolama ürünlerinde USB 2.0 hızı da artık yeterli gelmemeye başladı. En büyük sebepse bilgisayar kullanıcılarının verilerinin boyutlarının her geçen gün artması ve üretilen depolama birimlerinin USB 2.0&#8242;ın bant genişliğinin oldukça üzerinde bir hıza sahip olması. Yapılan araştırmalarda gelecek 2-3 sene içerisinde standart bir bilgisayar kullanıcısının bile 2 TB’lik depolama alanına ihtiyaç duyacağı belirtiliyor. USB 2.0’ın ardından USB 3.0 da hayatımıza yavaş yavaş girmeye başladı. Henüz yeni sayılabilecek bir arabirim olmasına karşın piyasada USB 3.0 arabirimine destek veren birçok sabit disk, USB bellek, disk kutusu ve USB 3.0 kartları bulunuyor. Konumuzda da sizler için USB 3.0 teknolojisinin sunduklarından ve piyasadaki tüm USB 3.0 arabirimli ürünlerden bahsedeceğiz.</p>
<p>Öncelikle USB 3.0 teknolojisinin üzerinde durmakta fayda var. Yeni nesil arabirim sayesinde USB 2.0’a oranla teoride on kat daha hızlı aktarım sunan USB 3.0, pratikte desteklenen bant genişliğini henüz dolduramıyor. Yani USB 3.0 da oldukça uzun süreli bir teknoloji olacak. Rakamlarla konuşmak gerekirse; USB 2.0’ın 480 Mbit/sn olan ve bir saniye içerisinde teoride 60 MB veri aktarımına imkân tanıyan hızının, USB 3.0’la beraber 5 Gbit/sn seviyesine yani, bir saniye içerisindeki veri aktarım hızının yaklaşık 600 MB/sn’ye yükseldiğini söyleyebiliriz. Rakamları teoriye dayanarak açıkladığımızı da belirtelim. USB 3.0’ın avantajları sadece veri aktarım hızı değil; aynı zamanda USB’den şarj olan cihazların da USB 2.0’a oranla çok daha kısa sürede şarjının dolmasını sağlıyor. USB 2.0 arabiriminden 5V ve 0.5A verilirken, USB 3.0&#8242;da voltaj değişmiyor ama amper değeri 0.9A&#8217;e yükseliyor. Fiziksel olarak USB 2.0’dan hiçbir farkı bulunmayan USB 3.0 arabiriminin sadece soket kısmında genellikle üreticiler mavi bir renk tercih ediyor. USB 3.0’ın en büyük özelliklerinden biri de geri uyumun olması. Yani USB 3.0 teknolojili bir disk aldıysanız bunu USB 2.0’lı bir bilgisayarda da kullanabilirsiniz. (Tabii hız kaybını göze almak şartıyla.)</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-6293" title="arabaslik1" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/07/arabaslik1-300x210.jpg" alt="" width="300" height="210" /><strong>USB 3.0 destekli harici diskler, bellekler ve kutular</strong></p>
<p>USB 3.0 teknolojili ürünlerin başında harici diskler geliyor. Şu anda her ne kadar ülkemizde satılan çok fazla seçenek bulunmasa da, ilerleyen zamanlarda bu teknolojinin yaygınlaşmasıyla beraber üreticiler bu pazarda daha aktif davranacaklardır. Harici disklerde2.5 inçve 3.5 inçlik ürünler arasından seçim yapmanız gerekiyor. Taşınabilirliği ön planda tutuyorsanız, 2.5 inçlik modeller arasından seçim yapmanızda yarar var. Listemizdeki USB 3.0 disklerin kapasiteleri 500 GB’den başlayıp 2 TB’ye kadar uzanıyor. Depolama alanı açısından geniş bir yelpazenin sunulduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hazır disk demişken kutulardan da bahsedelim. Piyasada bulunan birçok USB 3.0 kutu arasından seçim yaptıktan sonra,2.5 inçya da 3.5 inçlik SATA arabirimli herhangi bir sabit disk satın alarak USB 3.0 diskinizi kendiniz oluşturabilirsiniz. Listemizde üç tane USB 3.0 bellek var ve bunları depolama kapasiteleri 32 GB ile 64 GB arasında değişiyor.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-6294" title="arabaslik3" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/07/arabaslik3-300x145.jpg" alt="" width="300" height="145" /><strong>USB 3.0’ı hem masaüstü hem de dizüstü bilgisayarınızda kullanın</strong></p>
<p>USB 3.0 teknolojisinden yararlanmak için anakartınızda USB 3.0 çıkışı olması gerekiyor. Henüz sınırlı sayıda üreticinin sunduğu bu destek sorunu ek kartlar sayesinde çözülebiliyor. Masaüstü bilgisayarda USB 3.0 teknolojisinden yararlanmak istiyorsanız PCI Express yuvasıyla sistemle haberleşen ek kartlardan satın almanız gerekiyor. Eğer taşınabilir bilgisayarınızda da yüksek hızda veri transferi istiyorsanız sunulan PCMCIA kartlara göz gezdirmeniz lazım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/07/13/simdi-usb-3-0-zamani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teknolojik ürünlere anında online sigorta</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2011/01/12/teknolojik-urunlere-aninda-online-sigorta/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2011/01/12/teknolojik-urunlere-aninda-online-sigorta/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2011 08:58:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=3432</guid>
		<description><![CDATA[Garanti, kullanmış olduğunuz teknolojik ürünleri sadece üretim hatalarına karşı koruma altına alır. Teknokask ise aklınıza gelebilecek tüm aksiliklere ve hırsızlıklara karşı sizi korumaya hazır! Kullanıcılar elektronik cihaz tercihi yaparken mutlaka garanti durumunu ve süresini de göz önünde bulunduruyor. Ancak bilindiği gibi garanti, kullanmakta olduğunuz ürünü sadece fabrikadan kaynaklanan hatalara karşı korumayı kapsıyor. Çoğu zaman müşterilerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/cepkask-giris1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3449" title="cepkask-giris" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/cepkask-giris1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a>Garanti, kullanmış olduğunuz teknolojik ürünleri sadece üretim hatalarına karşı koruma altına alır. Teknokask ise aklınıza gelebilecek tüm aksiliklere ve hırsızlıklara karşı sizi korumaya hazır!</p>
<p><strong>Kullanıcılar </strong>elektronik cihaz tercihi yaparken mutlaka garanti durumunu ve süresini de göz önünde bulunduruyor. Ancak bilindiği gibi garanti, kullanmakta olduğunuz ürünü sadece fabrikadan kaynaklanan hatalara karşı korumayı kapsıyor. Çoğu zaman müşterilerin ürünlerindeki sorunun “fabrika kaynaklı” olduğunu servislere ifade etmesi zor olduğu gibi, ürünlerin garanti süreci de birçok kişi için tahammül edilemeyecek seviyeye ulaşabiliyor.</p>
<p>Türkiye’nin ilk ve tek elektronik cihaz sigortası Teknokask ise kullanıcıları tamamen korumayı hedefleyen bir sistem. İstenmeyen bazı durumlarda elektronik cihazlarınızı düşürebilir, kırabilir, bozabilir ya da çaldırabilirsiniz. Bahsi geçen tüm durumlar sizi yüksek onarım maliyetleri ya da yeni bir cihaz edinmekle karşı karşıya bırakabilir. Teknokask sistemindeyse kullandığınız ürün her ne olursa olsun gözünüz arkada kalmayacak.</p>
<p><strong>Sistem nasıl çalışıyor?</strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/Teknokask-Logo.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3434" title="Teknokask-Logo" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/Teknokask-Logo.jpg" alt="" width="300" height="63" /></a>Teknokask’tan faydalanabilmek için ürününüzün yurt dışından gelmiş olması fark etmiyor. Sadece yeni alınmış olması ve faturasının bulundurulması yeterli. Çeşitli ürün gruplarına göre başvuru süresi değişiklik gösterebiliyor. Örneğin; cep telefonu, video kamera, fotoğraf makinesi, MP4 / MP3 ve navigasyon cihazları gibi sürekli taşınabilir durumda olan ürünler için satın alma sonrasındaki 15 gün geçerli.  Cep telefonlarına yönelik sigorta sistemi ise “Cepkask” adıyla ayrılmış durumda.</p>
<p>Taşınabilir bilgisayar, LED / LCD / plazma TV, monitörler, projeksiyon cihazları ise satın alındıktan sonra 45 gün içinde Teknokask kapsamına sokulabiliyor. Son olarak masaüstü bilgisayarlar ve telsiz telefonlar için de 60 günlük bir kayıt süresi bulunuyor.</p>
<p>Kaydın ardından, herhangi bir hasar durumunda (212) 639 54 54 numaralı telefonu arayarak hasarınızı bildirmeniz yeterli oluyor.</p>
<p><strong>Teknokask’ın maliyeti nedir?</strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/cepkask-stant.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3436" title="cepkask-stant" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/cepkask-stant-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a>Ürünlerin satın alma maliyeti düşünüldüğünde sigorta maliyetinin oldukça düşük olduğu görülebiliyor. Basit olarak şöyle düşünmekte fayda var. 0 &#8211; 3,500 USD arası fiyata satın almış olduğunuz bir taşınabilir bilgisayarı 40 ile 55 USD arasında sigortalatabilirsiniz. Kullanıcıdan kaynaklı en düşük arıza bedelinin bile ne kadar olduğunu az çok çevrenizden duymuş olma olasılığınız yüksek. Örnek vermek gerekirse bir taşınabilir bilgisayarı kaza sonucu yere düşürdüğünüzde oluşabilecek kasa hasarı ve ekran kırılması nereden baksanız sigorta ücretinin 5-6 misline yaklaşabiliyor. Diğer tüm ürün grupları için de benzer şeylerle karşılaşabileceğinizi söyleyebilmek mümkün. Hırsızlık, gasp ya da kapkaç gibi durumlar içinse zararınız son derece büyük olacak; ancak Teknokask sizi yine koruma altına alıyor ve yeni cihazın bedeli en kısa sürede ödeniyor. Sigortayı  teknomarketlerden ürünü satın alırken alabileceğiniz gibi, daha sonra <a href="http://www.ekask.com.tr/">www.ekask.com.tr</a>’den de satın alabilirsiniz.</p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/ekask-Logo.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3437" title="ekask-Logo" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/ekask-Logo.jpg" alt="" width="300" height="98" /></a>ekask.com.tr ile anında sigorta!</strong></p>
<p><a href="http://www.ekask.com.tr">www.ekask.com.tr</a> adresine girdikten sonra sigortalatmak istediğiniz ürünü seçerek açılan sayfadan ürünün fatura tarihini ve KDV dahil fiyatını girerek bir yıllık sigorta bedelini net olarak görebilirsiniz. Ödemeyi yapmak içinse kredi kartı ya da havale yöntemlerini kullanabilir, ayrıca kapıda nakit ödemeyi seçebilirsiniz. Banka onayı sonrasında kişiye sigorta poliçesi fatura tarihinden sonraki bir yılı kapsayacak şekilde hazırlanarak gönderiliyor. Kapıda ödeme maliyeti için ek olarak faturaya “Kapıda Ödeme Komisyonu” yansıtılıyor. Oldukça güvenli bir site olan <a href="http://www.ekask.com.tr/">www.ekask.com.tr</a>; Garanti 3D Secure, GlobalSign gibi en başarılı ödeme sistemleriyle korunuyor. Cepkask A.Ş, stratejik iş ortağı olarak Zurich Sigorta A.Ş ve Mapfre Genel Sigorta A.Ş ile çalışıyor.</p>
<p>Daha fazla bilgi almak için (212) 451 22 22 numaralı telefondan Ekask müşteri hizmetlerini arayabilir ya da ekask@ekask.com.tr adresine e-posta gönderebilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><em>(Bu bir advertorial&#8217;dır.)</em></strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2011/01/12/teknolojik-urunlere-aninda-online-sigorta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En iyi kartuş: Dolan Kartuş</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/11/01/en-iyi-kartus-dolan-kartus/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/11/01/en-iyi-kartus-dolan-kartus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Nov 2010 14:37:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pamir Kızıltuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=3187</guid>
		<description><![CDATA[Yüzlerce kez doldurulabilen DOLAN KARTUŞ sayesinde baskı yaparken tüm endişelerinizi geride bırakın. Birçok yazıcı üreticisi, yeni alınan yazıcı içerisindeki kartuşları tam olarak doldurmadan son kullanıcıya ulaştırıyor. Dolayısıyla kısa bir süre sonra kartuşun bitmesi ve yenilenmesi kaçınılmaz oluyor. Peki, yeni bir kartuş alıp belki de yazıcıdan daha fazla ücret ödemek son çare mi? Elbette değil. DOLAN [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yüzlerce kez doldurulabilen DOLAN KARTUŞ sayesinde baskı yaparken tüm endişelerinizi geride bırakın.</strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/11/img108102296.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3188" title="Dolan Kartuş" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/11/img108102296-300x229.jpg" alt="" width="300" height="229" /></a>Birçok yazıcı üreticisi, yeni alınan yazıcı içerisindeki kartuşları tam olarak doldurmadan son kullanıcıya ulaştırıyor. Dolayısıyla kısa bir süre sonra kartuşun bitmesi ve yenilenmesi kaçınılmaz oluyor. Peki, yeni bir kartuş alıp belki de yazıcıdan daha fazla ücret ödemek son çare mi? Elbette değil. DOLAN KARTUŞ’la tanıştıktan sonra sizin de fikirleriniz değişecek.</p>
<p>Yüzlerce kez doldurulabilen DOLAN KARTUŞ sisteminde yazıcınız için üretilmiş olan modeli satın almak ilk adım oluyor. Kartuşunuz bittikçe üzerindeki tıpayı açarak bir enjektör yardımıyla dolumu sağlayabilirsiniz. Kartuşların üzerinde bulunan bilgiler her doldurmada sıfırlanıyor ve böylece yazıcılarla uyumsuzluk sorunları ortadan kalkıyor. Oldukça uzun ömürlü olan DOLAN KARTUŞ’ları yazıcınızın ömrü boyunca kullanacağınıza emin olabilirsiniz.</p>
<p><strong>DOLAN KARTUŞ’un avantajları</strong></p>
<p>Birçok kullanıcının bildiği gibi kartuşların yeniden doldurulması ekonomik anlamda önemli avantajları beraberinde getiriyor. Yapılan araştırmalara göre DOLAN KARTUŞ’lar orijinal kartuşlara kıyasla 20 kat daha uygun fiyatlı ve yine aynı kalitede baskı imkânı sağlıyor. Unutmamak gerekir ki DOLAN KARTUŞ ürünleri yan sanayi ya da muadil ürünlerde karşılaşılabilen uyumsuzluk ve kartuş tanımama gibi olası sorunları tamamen ortadan kaldırmak konusunda da garanti veriyor. DOLAN KARTUŞ’lar bittiğinde üzerindeki bilgiler sıfırlandığı için ayrıca bir işleme gerek olmuyor.</p>
<p>DOLAN KARTUŞ’lar yazıcınızın garanti durumunu kesinlikle etkilemiyor, ancak yine de yazıcı temelli sorunların olma ihtimali göz önünde bulundurularak orijinal kartuşların mutlaka saklanması gerekiyor. Tüm DOLAN KARTUŞ’lar fotoğraf baskısında da üstün kalite sağlıyor ve ETACOLOR mürekkepler ile birlikte kullanıldıklarında bir yıl garantiye sahip oluyor.</p>
<p><strong>Gerçek mürekkep: ETACOLOR</strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/11/img51044671.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3189" title="Dolan Kartuş" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/11/img51044671-282x300.jpg" alt="" width="282" height="300" /></a>Daha önceden dolum yaptırmış olan kullanıcıların karşılaştıkları başlıca sorunlar; kullanılmadığında kafada kuruma yapma, gerçek tonlarda parlak ve canlı renkler verememe, kâğıtta dağılma yapma, çabuk kurumama ve sudan etkilenme şeklinde kısaca listelenebilir. Düşük kalitedeki mürekkeplerin kısa zamanda yazıcınızın kafasını tıkayarak sizi yeni bir yazıcı satın almak zorunda bırakacağını da belirtmekte fayda var. İthal ETACOLOR fotoğraf mürekkepleri ise kullanıcılara orijinalden farksız kalitede fotoğraf baskısına uygun bir seçenek sunuyor; üstelik çok daha uygun bir fiyata! Yüksek kalitede fotoğraf ve belge baskısı için üretilmiş olan ETACOLOR mürekkepleri DECLITE fotoğraf kâğıtları ile birlikte kullanıldığında baskı konusundaki en yüksek kaliteyi elde edebilirsiniz.</p>
<p>Kartuş dolumu ve zorlukları ile ilgili söylenenleri artık unutmakta fayda var. Sizin de DOLAN KARTUŞ kullandıktan sonra kendinize soracağınız ilk soru “Neden daha önce denemedim ki?” olacak. DOLAN KARTUŞ’un setleri sayesinde kartuşlarınızı kendiniz bile evinizde sadece bir dakikada doldurabilirsiniz. Böylelikle hem zaman kaybetmemiş hem de dolum yapan yerlere ek ücret ödememiş olursunuz. ETACOLOR mürekkepleri 60 ml, 120 ml, ve 280 ml.lik şişelerde alabilirsiniz. Fiyatlar sırasıyla 10 TL, 15 TL ve 25 TL. 60 ml’lik şişe ile 5-6 dolum yapılabilirken 280 ml’lik şişe ile 28-30 dolum yapılabiliyor. Orijinal kartuslarda maliyet kartuş başına 25-35 TL iken,  bu fiyat DOLAN KARTUŞ kullanıldığında yaklaşık 2-3 TL arasında değişiyor. Buna gore 100-130 TL lık 4 renk orijinal kartus yerine  DOLAN KARTUŞ kullanıldığında, 10-15 TL ya 4 renkli bir kartuş setine sahip olunabiliyor. Yazıcısı Dolan Kartuş’larla uyumlu olmayanlar için de bir çözüm düşünülmüş. Dolan Kartuş seti alana piyasa değeri 90-100 TL olan Epson SX115 çok fonksiyonlu yazıcı sadece 19.99 TL’ye hediye ediliyor. Sette söz konusu yazıcının orijinal kartuşlarının yanı sıra, dört renk Dolan Kartuş, dört adet 280 ml mürekkep, bir paket fotoğraf kağıdı ve dört adet enjektör bulunuyor. Kampanya Kasım ayı boyunca geçerli olacak.</p>
<p><strong>DOLAN KARTUŞ nedir?</strong></p>
<p>Kısaca söylemek gerekirse, bir kere alınan ve yüzlerce kez doldurulabilen kartuştur.</p>
<p>Yazıcınızın kartuşu, yazıcının kendisinden pahalıysa, dolum yaptırmak için kapı kapı dolaşmak ve hüsrana uğramak istemiyorsanız; DOLAN KARTUŞ sisteminde, sadece bir kereliğine yazıcınız için uygun şekilde üretilmiş kartuşu satın almanız yeterli oluyor. Kartuşunuz bittikçe, yapmanız gereken, biten kartuşunuzun üzerindeki tıpayı yerinden çıkarıp, kolayca doldurup yerine takmak. Kartuşlar üzerinde yer alan özel çipler, her  mürekkep doldurulmasında kendini sıfırlıyor ve yazıcıya yeni kartuş takıldığını bildiriyor. Uzun ömürlü olan DOLAN KARTUŞ yazıcınız çalıştığı sürece size sorunsuz bir şekilde hizmet veriyor. Türkiye’ye ETAYTON Dış Ticaret tarafından getirilen DOLAN KARTUŞ’lar, ETACOLOR fotoğraf mürekkepleri ve  DECLITE fotoğraf kağıtlarıyla birlikte kullanıldığında, düşük maliyetli fotoğraflar için  alternatif bir çözüm olma yolunda hızla ilerliyor. Detaylı bilgi için <a href="http://www.dolankartus.com/">www.DolanKartus.com</a> adresini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p><strong>DOLAN KARTUŞ İLE DOLDURMAK: BİR DAKİKA</strong></p>
<p>1- İlk olarak Dolan Kartuş’un üzerindeki tıpayı sökerek kartuşu doluma hazırlayın. Yazıcınızın tipine göre tıpanın bulunduğu yer farklılık gösterebilir.</p>
<p>2- Kartuşun rengine uygun olan mürekkebi bir enjektör yardımıyla şişeden alarak, kartuş üzerindeki tıpayı açtığınız delikten iç kısma doğru doldurun.</p>
<p>3- Dolum işlemi sona erdikten sonra, artık tıpayı sağlam bir şekilde kapayıp kartuşunuzu yazıcıdaki belirtilmiş olan ilgili yerine yerleştirebilirsiniz.</p>
<p><strong> <a href="http://www.DolanKartus.com">www.DolanKartus.com</a></strong><br />
(212) 217 91 94/95</p>
<p><em><strong>(Bu bir advertorial&#8217;dır.)</strong></em></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/11/siseler.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3190" title="Dolan Kartuş Mürekkepleri" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/11/siseler.jpg" alt="" width="481" height="241" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/11/01/en-iyi-kartus-dolan-kartus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SSD&#8217;ye terfi etmek için 10 neden</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/06/08/ssdye-terfi-etmek-icin-10-neden/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/06/08/ssdye-terfi-etmek-icin-10-neden/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 13:19:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pamir Kızıltuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=2303</guid>
		<description><![CDATA[SSD’nin mekanik sabit diskler karşısındaki üstünlüklerini duyduktan sonra terfi için kolları sıvayabilirsiniz. GEÇTİĞİMİZ birkaç yıla bakıldığında SSD (Solid State Disk) teknolojisi vitrinleri süslemenin ötesine pek geçemedi. Fakat 2008’le birlikte fiyatlar biraz olsun “alınabilir” seviyelere inmeye başladı. Elbette depolama kapasitesi açısından sabit disklerin halen belirgin bir üstünlüğü var; ancak SSD’ler de söz konusu fiyat karşılığında oldukça [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/06/wd-ssd.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2304" title="wd-ssd" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/06/wd-ssd-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>SSD’nin mekanik sabit diskler karşısındaki üstünlüklerini duyduktan sonra terfi için kolları sıvayabilirsiniz.</strong></p>
<p>GEÇTİĞİMİZ birkaç yıla bakıldığında SSD (Solid State Disk) teknolojisi vitrinleri süslemenin ötesine pek geçemedi. Fakat 2008’le birlikte fiyatlar biraz olsun “alınabilir” seviyelere inmeye başladı. Elbette depolama kapasitesi açısından sabit disklerin halen belirgin bir üstünlüğü var; ancak SSD’ler de söz konusu fiyat karşılığında oldukça çarpıcı özellikler sunuyorlar. Önümüzdeki yıllarda  fiyatların daha da düşeceğini ve birçok kullanıcının SSD’ye terfi edeceğini umuyoruz. Hatta geçtiğimiz yıl birkaç üretici, dizüstü bilgisayarlarında SSD alternatifini de seçenekler arasına dahil etmişti. Şimdi SSD teknolojisinin avantajlarına bir bakalım.</p>
<p><strong>1. </strong>Sabit diskler mekanik bileşenler içerir. SSD’ler ise hareket eden bir parça içermez. Mobil cihazlarda kullanılabilmek adına sabit disklerde boyutlar 3.5 inçten 2.5 ince, hatta 1.8 ince kadar indirilebilir. Müzik çalarlardaysa 1 inç boyuta ulaşmış sabit disklerle karşılaşabilmek mümkündür. Sabit disklerde boyut azaldıkça hassaslık artar. SSD’lerde ise boyutla hassasiyet arasında bir orantı yoktur; SSD’ler her koşulda daha sağlamdır.</p>
<p><strong>2.</strong> Sabit diskler dikey kayıt teknolojisinin günden güne geliştirilmesiyle sürekli olarak daha yüksek kapasitelerle kullanıcıların karşısına geliyor. Günümüzde SSD’lerin aynı hacimdeki sabit disklere göre bariz bir kapasite avantajı var. Yeni dedikodulara göre farkın önümüzdeki günlerde yine SSD lehine olması bekleniyor.</p>
<p><strong>3.</strong> Sabit disklerin mekanik bileşenlere sahip olduğundan daha önce de bahsetmiştik. Modeline göre 4200, 5400 ya da 7200 devirle dönen disklerin 10.000 ve 15.000 devirli uç modelleri de var. Dönüş hızı ve plaka sayısının fazlalığına göre sıcaklık yer yer 60 dereceye kadar ulaşabiliyor. SSD’lerse düşük gerilim ihtiyaçları ve mekanik aksam içermemeleri nedeniyle neredeyse hiç ısınmazlar.</p>
<p><strong>4.</strong> Masaüstü bilgisayarlarda tercih edilen 3.5 inçlik sabit diskler bugün 700 gram ağırlığa ulaşabilmekte. Dizüstü bilgisayarlarda tercih edilen 2.5 inç yapısındaki disklerse 100 ile 120 gram arasında değişen ağırlıklara sahipler. Aynı boyutlardaki bir SSD, benzer kapasiteler sunmasına karşın neredeyse üçte bir ağırlığa sahiptir.</p>
<p><strong>5.</strong> Dizüstü bilgisayar sabit diskleri uyuma sırasında oldukça düşük enerji tüketirler. Söz konusu değerler bir SSD’nin tam verimle kullanılırken ihtiyaç duyduğu enerjiyle birbirine yakındır. Dizüstü bilgisayar diskleri özellikle okuma/yazma ve rastgele arama yaparken ciddi anlamda enerji tüketir. Dolayısıyla dizüstü bilgisayarlarda SSD tercih etmek batarya ile çalışma süresini de olumlu etkiler.</p>
<p><strong>6.</strong> Sabit disklerin motorları diske enerji gelmesiyle birlikte gürültü üretmeye başlar. Tabii gürültünün asıl kaynağı sadece motor değildir. Okuma ve yazma işlemleri sırasında kafa disk yüzeyi üzerinde hareket eder ve çeşitli temaslarda bulunur. Halk arasında “tıkır tıkır” olarak adlandırılan mekanik sabit disk seslerine SSD’lerde rastlanmaz.</p>
<p><strong>7. </strong>SSD’ler sabit disklere oranla kat kat daha performanslıdır. Günümüzde standart bir masaüstü bilgisayar diski saniyede 90 MB, dizüstü bilgisayar diski ise 50 MB okuma seviyesine ulaşabilmektedir. Standart bir SSD’de ise okuma hızı saniyede 140-150 MB seviyesindedir. Söz konusu değere masaüstü bilgisayar disklerinden üç tanesinin RAID 0 performansıyla anca ulaşılabilir.</p>
<p><strong>8. </strong>Üretici firmalar sabit disklerine genelde 2 ile 5 yıl arasında değişen garanti sağlarlar. Bazı SSD’lerde bu süre “ömür boyu”dur. Nedeniyse firmaların SSD teknolojisine olan güveninden kaynaklanıyor. Sisteminizde elektriksel bir aksaklık olmadığı sürece SSD’lerin bozulması mümkün değildir. Sabit disklerse elektriğe ve çalışırken sarsılmaya karşı oldukça hassaslardır.</p>
<p><strong>9. </strong>Dizüstü ve masaüstü bilgisayarlarda IDE arabirimi artık çağdışı kaldı. Her iki platform için de sabit diskler artık SATA olarak üretiliyor. Yine de IDE olarak tek tük bazı alternatiflerle karşılaşabilmek mümkün. SSD’lerde tüm modellerde –özel olan birkaç alternatif dışında- bağlantı seçeneği SATA. Kimi modellerde SATA’nın yanı sıra USB 2.0 bağlantısını görebilmek de mümkün oluyor.</p>
<p><strong>10. </strong>Boyutlarında istenildiği gibi oynanma yapılabilen SSD’ler dizüstü bilgisayarlarda yer alan Express Card gibi arabirimlere ya da masaüstü bilgisayar anakartlarındaki PCI Express yuvalarına uygun tipte üretilebiliyorlar. SSD teknolojinin tek dezavantajı biraz yüksek olan fiyatı. İçerisinde bulunduğumuz yıl fiyatların çok daha makul seviyeye geleceğini umuyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/06/08/ssdye-terfi-etmek-icin-10-neden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LCD monitör satın almak için 10 neden</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/05/10/lcd-monitor-satin-almak-icin-10-neden/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/05/10/lcd-monitor-satin-almak-icin-10-neden/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 07:57:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pamir Kızıltuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=2140</guid>
		<description><![CDATA[CRT monitörden LCD’ye terfi ederken sadece ek çalışma alanı kazanacağınızı düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. CRT monitör dönemi kapanalı epey oldu. Yeni bilgisayar alan kişiler artık tercihini mutlaka LCD monitörden yana yapıyor. Üstelik LCD monitöre terfi etmek size yer kazancından çok daha fazlasını sağlayacak. Peki, neler değişecek? 1. LCD monitörler panel yapıları itibariyle tam anlamıyla monitörün çerçevesine denk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/05/lcd.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2141" title="lcd" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/05/lcd-300x262.jpg" alt="" width="300" height="262" /></a>CRT monitörden LCD’ye terfi ederken sadece ek çalışma alanı kazanacağınızı düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.</strong></p>
<p>CRT monitör dönemi kapanalı epey oldu. Yeni bilgisayar alan kişiler artık tercihini mutlaka LCD monitörden yana yapıyor. Üstelik LCD monitöre terfi etmek size yer kazancından çok daha fazlasını sağlayacak. Peki, neler değişecek?</p>
<p><strong>1.</strong> LCD monitörler panel yapıları itibariyle tam anlamıyla monitörün çerçevesine denk gelecek şekilde görüntü oluşturur. En iyi CRT monitörde bile teknolojinin eski olması sebebiyle görüntüyü oturtmak zordur. Yuvarlak camlı CRT monitörlerde bu sorun pek belirgin hissedilmiyordu ancak düz camlı “flat” monitörler yaygınlaşmaya başladıkça tam dikdörtgen olan bir görüntü elde etmek oldukça güçleşti.</p>
<p><strong>2.</strong> LCD monitörler çalışma masanızda kalabalık yerine zarafet sağlar. Çalışma odanız, ofisinizdeki masanız ya da monitörü kullanacağınız alan kısıtlı ise LCD monitörlerle sorunların üstesinden gelebilirsiniz. Sonradan satın alınabilecek montaj aparatları ile monitörler duvara ya da bir dolap kapağına kolaylıkla takılabilir; dahası küçük bir TV Box ile bir televizyon kullanımı sağlayabilirler.</p>
<p><strong>3. </strong>Zarif yapıları nedeniyle LCD monitörler ideal kullanım ortamınızı oluşturmanızı sağlar. Özel ayaklık tasarımına sahip olan modeller seçmeniz durumunda monitörünüzün ideal yüksekliğini sağlayabilirsiniz. Hiçbir CRT monitör yükseklik ayarı yapmanıza izin vermez. Ayrıca çalışma açısı ayarlayabilme ve pivot kullanım için monitörü 90 derece çevirebilme gibi özellikler de LCD monitörlere mahsustur.</p>
<p><strong>4.</strong> LCD monitörler daha az güç tüketir. Malum elektriğimiz pahalı. Her şeyden önce bir LCD monitörün enerji tüketimi, yüzde 90 oranında üretiminde kullanılan ışık kaynağının gücüne bağlıdır. 19 inç boyutlu standart bir LCD monitörün enerji tüketimi bir saatte 50W seviyesindedir. Aynı büyüklükteki bir CRT monitör ise yaklaşık 110W kadar güç tüketir.</p>
<p><strong>5.</strong> Multimedya dünyasında artık CRT monitörlere pek yer kalmadı. Neden derseniz LCD monitörlerin bugün üzerinde hoparlör, USB çoklayıcı, kart okuyucu ve webcam bulunduran modelleri bile piyasaya çıktı. CRT monitörler ise sadece görüntü üretir ve üzerinde hiçbir multimedya aksesuarı bulundurmaz. Yine de vakti zamanında çıkan hoparlörlü bazı modelleri görmezden gelmemek gerekiyor.</p>
<p><strong>6.</strong> 19 inç boyutundaki bir LCD monitör size tam anlamıyla (19 x 2.54 cm) 48.26 cm görüntü sunar. CRT monitörlerde ise görülebilir ekran boyu yüzde 9 kadar –monitörün ekran boyutuna göre değişir- firelidir. Dolayısıyla aynı ekran büyüklüğüne sahip bir CRT ve bir LCD monitör kıyaslandığında LCD monitörler her koşulda üstün gelir.</p>
<p><strong>7.</strong> LCD monitör kullanıcısı olmak daha uzun süreli bir iştir. Bir CRT monitörün ortalama kullanım süresi 10.000 saat seviyesindedir. LCD monitörlerde ise bu süre günümüzde 40.000 saate kadar ulaşmış durumda. LCD monitörler de belli bir süre sonra ekran parlaklığını kaybetmeye başlar ancak bu zamana kadar geçen süre bir CRT monitörün ömrünün yaklaşık üç katıdır.</p>
<p><strong>8.</strong> CRT monitörler radyasyon yayımı nedeniyle insan sağlığına daha fazla zararlıdır. Ayrıca görüntülerin ekran tazeleme mantığı ile yenilenmesi özellikle uzun saat bilgisayar kullanan kişilerin gözleri için de tehlike arz eder. LCD monitörlerden ise yine yayılan düşük bir miktar radyasyon var ancak oluşturulan görüntüler durağan olduğundan gözü kesinlikle yormaz ve etkilemez.</p>
<p><strong>9.</strong> LCD monitörler daha keskin görüntüler oluştururlar. Monitör doğal olan panel çözünürlüğünde kullanılıyorsa çizgilerin kenarlarını oldukça keskin bir şekilde gözlemleyebilirsiniz. Lakin giderilebilse de fontlardaki keskinlikler bazı kişiler için göz kamaştırıcı olabiliyor ancak fotoğraflar ve çizimler için idealdir.</p>
<p><strong>10.</strong> LCD monitörler dijital görüntüleme desteğine sahiptir. Şayet monitörünüzde DVI ya da HDMI gibi bir dijital aktarım arabirimi bulunuyorsa çok daha kusursuz görüntüler elde edebilirsiniz. Daha çok CRT monitörlerde bulunan D-Sub arabirimi analog sinyaller ilettiğinden görüntülerde netlik, kırçıllaşma ve titreme gibi sorunlar olabiliyor. LCD monitörlerdeki yeni nesil bağlantı standartları ise alabileceğiniz en net ve kusursuz görüntüyü ekrana yansıtıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/05/10/lcd-monitor-satin-almak-icin-10-neden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hangi 2.1 ses sistemi?</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/03/30/hangi-2-1-ses-sistemi/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/03/30/hangi-2-1-ses-sistemi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 06:59:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pamir Kızıltuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=1843</guid>
		<description><![CDATA[5.1 ses sistemlerine daha çok DVD / DivX izleyenlerin ya da üç boyutlu oyun oynayanların ihtiyacı oluyor. Neden derseniz birçok DVD / DivX filmde 5.1 çevresel ses desteği sunuluyor ve böylece sahnelere daha iyi adapte olunuyor. Demode olan VCD’ler ise sadece stereo, yani iki kanal ses desteği sunabiliyor. Oyunlarda da benzer şekilde önden ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/03/Giris-Resmi.jpg"><img class="size-medium wp-image-1889 alignright" title="Giris Resmi" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/03/Giris-Resmi-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>5.1 ses sistemlerine daha çok DVD / DivX izleyenlerin ya da üç boyutlu oyun oynayanların ihtiyacı oluyor. Neden derseniz birçok DVD / DivX filmde 5.1 çevresel ses desteği sunuluyor ve böylece sahnelere daha iyi adapte olunuyor. Demode olan VCD’ler ise sadece stereo, yani iki kanal ses desteği sunabiliyor. Oyunlarda da benzer şekilde önden ya da arkadan gelen sesleri hissetmek, alınan keyfi ve gerçekçiliği ciddi anlamda artırıyor. Tabii üç boyutlu oyunlar dışında 5.1 ses sistemlerinin yine size çok bir şey kazandıracağı söylenemez. Şayet film izlemek için bilgisayar değil de ev sinema sisteminizi kullanıyorsanız ve üç boyutlu bilgisayar oyunlarıyla aranız pek yoksa 5.1 ses sistemleri sizin için gereksiz bir masraf ve dertten başka bir şey sağlamayacaktır.</p>
<p>5.1 ses sistemleri birçok kullanıcı için “dağınıklık” demektir. Ön tarafınızda kalacak hoparlörler için herhangi bir sorun yokken subwoofer üzerinde bulunan çıkışlardan arkanızda bulunması gereken uydulara giden kabloları saklamanız oldukça zordur. Süpürgeliklerin arasından ya da halının altından geçirme gibi pratik bir düşünce sergilemiş olsanız bile hoparlörleri kulak seviyesinde kalacak bir yerde konumlandırmak büyük derttir. Dolayısıyla önler için her zaman gerekmese bile arka uydu hoparlörler için mutlaka ayaklıklara ihtiyaç duyulur. Yani 5.1 ses sistemi almakla masraf bitmiyor. Bir başka alternatif de duvarı delerek uyduları asmaktır. Görüldüğü gibi binlerce TL’ye kablosuz bir 5.1 ses sistemi satın alma niyetiniz yoksa birtakım dertlerle karşılaşacağınız net bir şekilde ortada.</p>
<p>2.1 ses sistemlerine bakacak olursak müzikler, filmler ve birçok multimedya uygulaması için ideal olduklarını söyleyebiliriz. Standarda göre stereo sesi oluşturan uydu hoparlörlerde bas sesleri üreten yüksek çaptaki sürücülerin bulunmaması gerekiyor. Bas sürücü “subwoofer” adı verilen ayrı ve kısmen daha büyük bir ahşap blok içinde konumlandırılıyor. Uygun fiyat seviyesindeki bazı modellerde subwoofer masanın üzerinde konumlandırılabilecek kadar küçük boyutlarda olabiliyor. Sistemlerde genelde kablosuz uzaktan kumanda bulunmadığından ya kablolu uzaktan kumanda sunuluyor, ya da tüm ayarlar subwoofer’ın üzerine yerleştiriliyor. Subwoofer’ı yere koymak gibi bir niyetiniz varsa ayarlara ulaşmak istediğinizde zorluklarla karşılaşabilirsiniz. Testimizin sonundaki tabloya bakarak ürünlerin teknik ve tasarımsal özellikleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Satın alma sırasında dikkat etmeniz gereken en temel nokta, ürünün uydularında mümkünse ek bir tiz sürücü bulundurması ve imalatta kullanılan malzemenin hem subwoofer, hem de uydular için ahşap olması. Böylece maliyet biraz daha yükselir ancak verdiğiniz ücretin karşılığını daha “net” bir şekilde alabilirsiniz. Testimizde piyasaya karşınıza çıkabilecek 32 farklı 2.1 ses sistemini ağırladık. Tüm ürünlerin ses performansının dışında bağlantılarına, kontrollerine, uydu kablolarının uzunluğuna, tasarımlarına ve kullanışlılığına bakarak notlarımızı verdik. Fiyatlar 40 TL’den başlayarak 587 TL’ye kadar uzanıyor. Testimizde size göre de bir modelin olduğuna eminiz.</p>
<p><strong>EN İYİ FİYAT / PERFORMANS ÖDÜLÜ</strong></p>
<p><strong>1-Minton HTS-3308<a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/03/Minton-HTS-3308.jpg"><img class="size-full wp-image-1865 alignright" title="Minton HTS-3308" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/03/Minton-HTS-3308.jpg" alt="" width="300" height="204" /></a></strong></p>
<p>BEYAZ renklerin ağırlıklı olarak kullanıldığı tasarımıyla dikkat çeken Minton HTS-3308, ses performansıyla birçok kullanıcıyı tatmin edecek düzeyde bir ürün. Minton’un uydularında ve subwoofer’ında ahşap malzeme tercih edilmiş olması ses konusunda ürüne artı puan kazandırıyor. Firma ses seviyesi, bas ve tiz ayarlarını subwoofer’ın üzerine konumlandırmayı uygun görmüş. Subwoofer’ın arkasında 3.5 mm’lik ek bir jack girişinin olması da ürünün işlevselliğini artırıyor.</p>
<ul>
<li><strong>Firma:</strong> Depa Elektronik</li>
<li><strong>Web:</strong> <a href="http://www.minton.com.tr">www.minton.com.tr</a></li>
<li><strong>Telefon:</strong> (212) 422 94 94</li>
<li><strong>Puan: </strong>78<br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/03/30/hangi-2-1-ses-sistemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dev eğitim: PC toplamanın tam zamanı</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/02/24/dev-egitim-pc-toplamanin-tam-zamani/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/02/24/dev-egitim-pc-toplamanin-tam-zamani/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 14:59:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selim Şumlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar montajı]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar toplama]]></category>
		<category><![CDATA[montaj]]></category>
		<category><![CDATA[PC toplama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=1574</guid>
		<description><![CDATA[PCnet Online, şimdiye dek yapılmamış boyutta bir online eğitim serisine imza atıyor! 14 bölümden oluşan yüksek çözünürlüklü videolarımız sayesinde sıfırdan bir masaüstü bilgisayar toplamanın tüm inceliklerini öğreneceksiniz. Videoları izlemek için aşağıdaki bölüm başlıklarına tıklayabilirsiniz: 1. Giriş 2. Kasa ve monitör seçimi 3. Anakart, kasa ve RAM’ler 4. Kasa içi diğer donanımlar 5. Çevre birimleri 6. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/pctoplama.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1623" title="pctoplama" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/02/pctoplama-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>PCnet Online</strong>, şimdiye dek yapılmamış boyutta bir online eğitim serisine imza atıyor! 14 bölümden oluşan yüksek çözünürlüklü videolarımız sayesinde sıfırdan bir masaüstü bilgisayar toplamanın tüm inceliklerini öğreneceksiniz.</p>
<p>Videoları izlemek için aşağıdaki bölüm başlıklarına tıklayabilirsiniz:</p>
<ul>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-1-giris/">1. Giriş</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-2-kasa-ve-monitor-secimi/">2. Kasa ve monitör seçimi</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-3-anakart-kasa-ve-ramler/">3. Anakart, kasa ve RAM’ler</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-4-kasa-ici-diger-donanimlar/">4. Kasa içi diğer donanımlar</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-5-cevre-birimleri/">5. Çevre birimleri</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-6-anakart-islemci-ve-ram-montaji/">6. Anakart, işlemci ve RAM montajı</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-7-anakartin-kasaya-monte-edilmesi/">7. Anakartın kasaya monte edilmesi</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-8-guc-kaynagi-ve-on-panel-baglantilari/">8. Güç kaynağı ve ön panel bağlantıları</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-9-grafik-ses-ve-tv-kartlarinin-montaji/">9. Grafik, ses ve TV kartlarının montajı</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-10-surucu-ve-disk-montaji/">10. Sürücü ve disk montajı</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-11-kasanin-kapatilmasi/">11. Kasanın kapatılması</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-12-cevre-birimlerinin-baglanmasi/">12. Çevre birimlerinin bağlanması</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-13-ses-sisteminin-ses-kartina-baglanmasi/">13. Ses sisteminin ses kartına bağlanması</a></strong></li>
<li><strong><a rel="bookmark" href="../video-ders/2010/02/24/montaj-kilavuzu-14-mutlu-son/">14. Mutlu son</a></strong></li>
</ul>
<p>Topladığımız bilgisayarda kullandığımız örnek bileşenleri bir sonraki sayfada sıraladık, ancak hatırlatmak gerekir ki siz hangi bileşenleri kullanırsanız kullanın, montaj adımları hemen hemen aynı olacaktır. 48 adımlık resimli montaj rehberini de bu yazının ilerleyen sayfalarında bulabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2010/02/24/dev-egitim-pc-toplamanin-tam-zamani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En hızlı DVD yazıcılar</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2009/04/06/en-hizli-dvd-yazicilar/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2009/04/06/en-hizli-dvd-yazicilar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2009 09:19:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pamir Kızıltuğ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=2830</guid>
		<description><![CDATA[20x ve 22x hızında yazım yapabilen DVD yazıcılarla zamandan tasarruf edin! DVD yazıcılar uzun bir zamandır bilgisayarların “olmazsa olmazı” durumunda. Elbette bunda düşen fiyatların epey bir etkisi var. Her ne kadar önümüzdeki yılların optik depolama formatı Blu-ray olsa da, şu anda özellikle yedekleme amaçlı düşünüldüğünde maliyet ciddi bir boyuta ulaşıyor. Bizim için önemli olan asıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>20x ve 22x hızında yazım yapabilen DVD yazıcılarla zamandan tasarruf edin!</strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/09/dvdyazicilar.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2831" title="dvdyazicilar" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/09/dvdyazicilar-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>DVD yazıcılar uzun bir zamandır bilgisayarların “olmazsa olmazı” durumunda. Elbette bunda düşen fiyatların epey bir etkisi var. Her ne kadar önümüzdeki yılların optik depolama formatı Blu-ray olsa da, şu anda özellikle yedekleme amaçlı düşünüldüğünde maliyet ciddi bir boyuta ulaşıyor. Bizim için önemli olan asıl nokta GB başına maliyet; yani yedekleme yapılan 1 GB’lik alanın bize kaça mal olduğu. Bugün 4.7 GB kapasitedeki boş bir DVD’yi 50 kuruşa edinebiliyorsunuz. Yaklaşık beş kat, yani 25 GB kapasite sunan boş bir Blu-ray ise 10 TL’ye bulunabiliyor. Beş kat kapasite artışı için medyaya 20 kat daha fazla ödemek tabii yersiz. Bir diğer durum da sürücülerin sahip olduğu fiyat etiketleri ve piyasadaki yaygınlık. Testimizden de görebileceğiniz gibi çift katman destekli bir DVD yazıcının fiyatı 45 TL seviyesinde ve modeline göre 110 TL seviyesine kadar çıkabiliyor. Blu-ray yazıcılarsa yüksek olan döviz kurunun da etkisiyle 700-800 TL’lik fiyatı aştı denebilir. Verileri bir yerden başka bir yere götürmeye niyetiniz varsa Blu-ray için biraz daha zaman geçmesini beklemelisiniz. Zira sizde olsa bile karşı tarafta sadece Blu-ray okuyabilen bir optik sürücünün olması bile düşük bir ihtimal. Blu-ray formatı şu anda yüksek olan fiyatlar dolayısıyla kaybediyor. Fakat gelecekte HD-DVD’nin de piyasadan çekilmesi nedeniyle Blu-ray’den başka bir format kullanmayacağımız kaçınılmaz bir gerçek. Dolayısıyla halen ve her açıdan günümüzün vazgeçilmezi “DVD yazıcılar”.</p>
<p><strong>Hızlanma sürüyor</strong></p>
<p>DVD yazıcılar artık iyice gelişti. Piyasaya bakıldığında ürünlerin artık 22x hızında yazım yapabildikleri görülüyor. 22x bir modele sahip olmayan firmalar da en azından 20x modellerle piyasada boy gösteriyor. Fakat bizim dikkatimizi çeken bir şey var. Birkaç yıl öncesinde DVD yazıcı testlerimizde çok daha fazla marka boy gösterirdi. Örneğin; Asus, Plextor, Philips, Sony, NEC, Nu, Pioneer, MSI ve daha birçok marka&#8230; Bildiğiniz gibi NEC ve Sony optik depolamada güç birliği yaptı ve ürünler artık “Sony-NEC Optiarc” markası ile piyasaya çıkıyor. Benzer şekilde Philips de Lite-On ile birlikte artık optik sürücü üretmeye başladı. Philips ve Lite-On ortaklığının markası ise Lite-On olarak devam ediyor. Araştırma yaptığımızda birçok markanın ülkemiz pazarından çekildiğini ya da ülkemizde teste gönderebilecek bir ürüne sahip olmadığını öğrendik. Dolayısıyla testimizde fazla bir ürün yer almıyor. Fakat listede adı geçen birkaç markanın 22x hızında yazım yapabilen ürününü ilerleyen günlerde piyasada görebilirsiniz.</p>
<p><a class="highslide" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/09/SATA.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2832" title="SATA" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/09/SATA.jpg" alt="" width="300" height="220" /></a><strong>SATA ürünler çoğalıyor</strong></p>
<p>Birkaç yıl önceki testlerimizde SATA arabirimini kullanan DVD yazıcıları şaşkınlıkla karşılardık. Fakat günümüzde yeni ürünlerin artık çoğunun SATA arabirimini içerecek şekilde üretildiğini görmekteyiz. Örneğin; testimizde yer alan tüm ürünler SATA arabirimini kullanıyor. Tabii tüm bunlar piyasada IDE ürün bulamayacağınız anlamına gelmiyor. IDE de halen geçerliliği olan bir arabirim fakat koltuğunu artık yavaş yavaş SATA’ya devrediyor. Yeni nesil anakartlardan da belki dikkatinizi çekmiştir. Kimi modellerin üstünde artık IDE kanalı yer almıyor bile! SATA bir ürün tercih etmenin gerek geleceğe yönelik, gerekse kasanızın içini derli toplu tutmaya yardımcı olacağını unutmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/donanim/2009/04/06/en-hizli-dvd-yazicilar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekran kartlarının performans kriterleri</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2007/05/05/ekran-kartlarinin-performans-kriterleri/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2007/05/05/ekran-kartlarinin-performans-kriterleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2007 23:59:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selim Şumlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde ekran kartları bilgisayar donanımları arasında en hızlı gelişen ve en hızlı eskiyen parçalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Durum böyle olunca ekran kartı almak daha da büyük bir özen istiyor. Dahası kullanıcıların aklını karıştıran onlarca değişik terim de bu zorluğa katkı yapan bir etmen olarak karşımıza çıkmakta. Kullanıcılar bütçelerine en uygun fiyatta en performanslı kartı seçmekte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde ekran kartları bilgisayar donanımları arasında en hızlı gelişen ve en hızlı eskiyen parçalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Durum böyle olunca ekran kartı almak daha da büyük bir özen istiyor. Dahası kullanıcıların aklını karıştıran onlarca değişik terim de bu zorluğa katkı yapan bir etmen olarak karşımıza çıkmakta. Kullanıcılar bütçelerine en uygun fiyatta en performanslı kartı seçmekte çok zorlanıyorlar. Peki ekran kartlarında asıl performans kriteri nedir? Kartların fiyatlarının 50$ ile 750$ arasında olmasına ne neden oluyor? Bu yazımızda hep beraber inceleyelim.<br />
<span id="more-947"></span><br />
Öncelikle temel olarak ekran kartlarını oluşturan ve performansa etki eden parçalara bir göz atalım.</p>
<ul>
<li>Bellek miktarı</li>
<li>Bellek hızı</li>
<li>Grafik işlemcisi</li>
<li>Veri yolu ( Bellek arabirimi )</li>
</ul>
<h3>Bellek Miktarı</h3>
<p>Ekran kartlarında kullanılan bellek günümüz satış stratejisinin temelini oluşturmaktır. Tüketicinin aklına “yüksek bellek miktarı yüksek performanstır” cümlesinin oturması maalesef ekran kartlarının performansı konusunda kullanıcıları büyük yanılgılara düşürebilmektedir. Grafik belleği ekran kartı üzerinde grafik işlemcisinin görüntüyü yaratabilmesi için, işlemesi gereken verilerin depolandığı yer olarak tanımlanabilir. Kısacası Bir bilgisayarda sistem belleği yani RAM ne işe yarıyor ise ekran kartı belleği de aynı görevi üstlenmektedir. Peki, bilgisayarı alırken en çok dikkat edilen parça nedir? Listemizi oluştururken ilk sırada genelde hangi donanım yer alır? Elbette ki işlemci. O zaman neden ekran kartları için grafik işlemcisi üzerinde bu kadar durulmuyor? Bilgisayarınızın çok hızlı olması için çok miktarda bellek mi alırsınız yoksa iyi bir işlemci mi alırsınız? Elbette ki işlemci tercih edersiniz. Grafik kartlarındaki durum da bundan pek farklı sayılmayacaktır. Bellek miktarı önemli olmakla birlikte, arttıkça performansa getirisi azalmakta hatta hiçbir katkısı bulunmamaktadır. İş yükü bu noktada o belleği yönetmek ve doldurmakla görevli grafik işlemcisinin üzerindedir. 1024&#215;768 piksel ebatlarında ve 16 bit renk derinliğindeki bir görüntü yaklaşık olarak 1.5 MB yer tutuyor ise giriş seviyesindeki bir ekran kartında 512mb bellek kullanımının performansa ne kadar bir katkısı olabileceğini sizler tahmin edebilirsiniz.</p>
<p>Bu noktada konunun daha kolay anlaşılması için bir örnek hikâye yaratılabilir.<br />
Sürekli kullanılan bir depomuz olduğunu düşünelim. Deponun etkin ve verimli kullanımı için gerekli olan nedir? Depo büyüklüğü mü? Yoksa çalışan işçi sayısı mı? 1000m2’lik çalışma alanımız olduğunu ama 10 işçiye sahip olduğumuzu düşünürsek, zaten depomuzun büyük bir kısmını kullanamayız, çünkü çalıştırabilecek iş günümüz, işlem gücümüz maalesef yok. Buna karşın 200m2 depo alanına ama 25 işçiye sahip olduğumuzu düşünelim. Deponun her cm2’si çok etkin ve verimli şekilde kullanılabilir. Bunu ekran kartlarına indirgersek, çok yavaş bir grafik işlemcisine sahip kartın 512mb ekran belleğine sahip olmasının pek bir anlamı yoktur. Çünkü o bellek etkin kullanılamayacaktır. O belleği dolduracak veriyi birim sn’de işleyebilecek güç yoktur. Buna karşın 128mb belleğe ama daha hızlı grafik işlemcisine sahip bir ekran kartı bellete ki daha fazla performans verecektir. Yüksek bellek miktarının ancak yüksek işlem gücü olan bir grafik yongası ile iyi işler yapabileceğini öğrenmiş olduk.</p>
<h3>Bellek Hızı</h3>
<p>Ekran kartı belleklerinin de normal RAM’lar gibi bir çalışma hızları vardır. Ne kadar hızlı çalışırlarsa o kadar yüksek performans sağlayabilirler. Grafik işlemcisi işlediği verileri çok daha hızlı şekilde depolar veya sevk eder. DDR,GDDR3 hatta son nesil kartlarda DDR4 belleklerin kullanılması grafik performansına doğrudan etki etmektedir. Günümüz grafik bellekleri 333mhz’den 1200mhz’e kadar farklılık göstermektedir. Tahmin edildiği gibi ne kadar yüksek çalışma hızı o kadar yüksek performans getirecektir. Bellek hızının yanında aynı sistem belleğin olduğu gibi gecikme süreleri de önem kazanmaktadır. Gecikme süresi işlemcinin bir veriyi bellekten almak istemesi ile aldığı an arasında geçen süredir diyebiliriz. Gecikme süresi ne kadar az ise grafik performansı o kadar yüksek olacaktır.</p>
<h3>Grafik işlemcisi</h3>
<p>Bu nokta performansa etki eden en önemli ayrıntılardan birisi olarak karşımıza grafik işlemcisi çıkıyor. Günümüzde en yaygın olarak iki tane üreticinin grafik işlemcilerinin kullanmaktayız. ATI ve Nvidia, çok farklı kategorilerde çok farklı ürünleri olan bu üreticilerin kafa karıştıran birçok modeli olduğunu görmekteyiz. Fakat aslında performansa bu işlemciler etki ediyor ise bu modelleri ve özelliklerini, yeri geldiğinde uzantılarını bilmemiz gerekiyor.</p>
<p>ATI cephesini çok genel bir tabirle şu şekilde sıralamak mümkün:<br />
<strong>X1950, X1900, X1800, X1650, X1600, X1550, X1300, X1050, X850, X800, X700, X600, X550, X300, 9800, 9700, 9550, 9500, 9250, 9200, 9000, 8500, 7500, 7200, 7000 </strong></p>
<p>Nvidia ise;<br />
Geforce 5,6 ve 7 serisi olarak iki aşamadan oluştuğunu söyleyebiliriz.<br />
Geforce 5 serisi; <strong>5200, 5500, 5600, 5700, 5900</strong><br />
Geforce 6 serisi<strong>; 6100, 6200, 6600, 6800</strong><br />
Geforce 7 serisi;<strong> 7100, 7300, 7500, 7600, 7800, 7900</strong><br />
Geforce 8 serisi; <strong>8800 </strong>(dx10)</p>
<p>Ekran kartlarının grafik işlemcileri çok genel hatları ile bu şekilde sıralanmaktır. Yukarı yazmış olduğumuz kategoriler içerisinde da pek çok farklı ürün bulunmaktadır. Bu farklılığı da uzantılar belirlemektedir. ATI ve Nvidia cephesinde ekran kartları isimlendirilmesinde olduğu gibi uzantılarda da farklılık söz konusu.</p>
<h3>ATI cephesinde ekran kartı uzantıları</h3>
<p><strong>HM: </strong>Hiper Memory anlamına gelen bu kısaltma yalnızca bazı modellerde mevcuttur. Ekran kartı belleğinin sistem belleği ile paylaşıldığı anlamına gelir.<br />
<strong>LE:</strong> Light Edition, hafif sürüm anlamındadır. Aynı seri içerisindeki diğer kartlardan daha düşük performans gösterir ama daha hesaplıdır.<br />
<strong>SE:</strong> Second Edition ise orijinal sürüme göre iyileştirmeler içerir. Nispeten daha fazla performans sunar.<br />
<strong>PRO:</strong> SE sürümüne karşın biraz daha fazla performans sunan kartlarda yer alır.<br />
<strong>XT: </strong>Çok daha yüksek bir performans göstergesidir. Pro serisinden daha iyi başarım verir.<br />
<strong>XTX</strong>: ATI ailesindeki amiral kartlarının aldığı rütbedir.</p>
<h3>Nvidia cephesinde uzantılar</h3>
<p><strong>TC:</strong> Turbo Cache anlamına gelen bu özellik ATI deki HM’nin aynısıdır. Paylaşımlı bellek kullanan kartları işaret eder.<br />
<strong>XT:</strong> ATI cephesinin aksine özelliği kısıtlanmış fiyatı daha uygun hale gelmiş kartlarda kullanılan bir uzantıdır.<br />
<strong>LE:</strong> Light Edition da hafif sürüm anlamındadır.<br />
<strong>GS: </strong>Nvidia kartlarda aynı aile içerisinde özelliği yükseltgenmiş modellerde kullanılmaktadır.<br />
<strong>GT:</strong> GS den daha fazla yükseltgenmeyi ifade eder. Performanslı kartların aldığı bir ektir.<br />
<strong>GTX:</strong> Nvidia’nın en yüksek performans veren kartlarının hak ettiği bir rütbedir.</p>
<p>Şimdi birkaç örnek vermek ve pekiştirmek gerekirse;<br />
Nvidia GeForce 6600 ekran kart ile 6600GT arasında nasıl bir fark vardır?<br />
AtI Radeon X1600PRO ile X1600XT arasında nasıl bir fark vardır?<br />
Yukarıdaki uzantılar açıklamalarından anlaşılacağı gibi Nvidia kartlarında GT olan kart daha yüksek performans verirken ATI de ise XT uzantılı kart yüksek performansa sahiptir. Grafik yongaları aynı olmasına rağmen uzantıların bazen ciddi performans farkı yarattıklarını unutmayalım. Ayrıca ekran kartı aileleri içerisinde genelde yüksek rakamla ifade edilen kart diğerinden daha performanslı diyebiliriz ama bu bazı noktalarda sorun teşkil edebiliyor. Her seriyi kendi içerisinde değerlendirmek kaydı ile bu geçerli olabilir. Geforce 6800GT Geforce 7300’den daha kötüdür diyemeyiz. Fakat 6 serisi veya 7 serisi içerisinde bu kıyas doğru olabilir. Grafik işlemcilerin modellerinden bahsettikten sonra birazda grafik işlemcisinin hızına deyinelim. Yukarıda modellerin tümü farklı grafik hızını sembolize etmektedir. Kısacası eğer model isimlerini öğrenerek bir sonuca ulaşamıyorsanız en azından grafik işlemcisinin çalışma frekansını kıyaslayabilirsiniz. Ne kadar yüksek çalışama frekansına sahip ise o kadar yüksek grafik performansına sahiptir. Böylece o bellek de o kadar etkin kullanılabilmiş olacaktır. Günümüz grafik işlemcilerinin hızları 200mhz ile 1ghz arasında olmakla beraber sıra dışı modellerde 1000mhz’de aştığını görmekteyiz. <strong><em> </em></strong></p>
<h3>Veri Yolu</h3>
<p>Veri yolu kart üzerindeki bileşenlerin birbirleri ile etkileşim hızlarını belirler. Bit cinsinden ifade edilen veri yolu hızı ne kadar yüksek olur ise performansa katkısı da o kadar fazla olacaktır. Eski ekran kartlarında 64bit olan veri yolu günümüz standart kartlarında 128bit, performans kategorisinde ise 256bit’e kadar ulaşmıştır.</p>
<p>Her şeyden önce yukarıda bahsettiğimiz değişkenlerden başka performansa etki eden bazı ayrıntılar olduğunu unutmamak lazım. Örneğin Geforce 6 ailesi ile 7 ailesi arasında da vertex ve iş hattı sayıları açısından fark olduğu için performans farklıları daha farklı olacaktır.</p>
<p>Umarız bu çalışma ekran kartları seçiminde sizlere daha seçici olmanız konusunda yardımcı olacaktır.<br />
Bol FPS’li oyunlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2007/05/05/ekran-kartlarinin-performans-kriterleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

