<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PCnet Online &#187; Makaleler</title>
	<atom:link href="http://www.pcnet.com.tr/kategori/makaleler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.pcnet.com.tr</link>
	<description>Bilgisayar ve internet portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 07:56:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Gözde bilişim eğitimleri</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/07/14/gozde-bilisim-egitimleri/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/07/14/gozde-bilisim-egitimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jul 2011 07:16:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kıvanç Tanrıkulu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=6332</guid>
		<description><![CDATA[Teknolojinin iş dünyasındaki yeri önem kazandıkça bilişim profesyonellerinin değeri de artıyor. Teknoloji son kullanıcıların hayatını kolaylaştırırken, öte tarafta şirketlerin iş yapış şekillerinin dinamik şekilde değişmesine, gelişmesine sebep oluyor. Teknoloji yatırımları şirketlere yeni olanaklar ve her seferinde daha düşük maliyetle iş yapma avantajı sunuyor. Tabii şirketlere değer katan teknolojileri tasarlayacak, uygulayacak ve tüm süreçleri yönetecek profesyonellere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/07/GIRIS-RESMI.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-6333" title="GIRIS-RESMI" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/07/GIRIS-RESMI-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Teknolojinin iş dünyasındaki yeri önem kazandıkça bilişim profesyonellerinin değeri de artıyor.</p>
<p>Teknoloji son kullanıcıların hayatını kolaylaştırırken, öte tarafta şirketlerin iş yapış şekillerinin dinamik şekilde değişmesine, gelişmesine sebep oluyor. Teknoloji yatırımları şirketlere yeni olanaklar ve her seferinde daha düşük maliyetle iş yapma avantajı sunuyor. Tabii şirketlere değer katan teknolojileri tasarlayacak, uygulayacak ve tüm süreçleri yönetecek profesyonellere olan ihtiyaç da hızla artıyor.</p>
<p>Bir kariyer hedefi olarak “bilişim profesyoneli olmak”, şimdilerde sayısız gencin gündeminde. Bilgisayar başında büyüyen nesiller, anne-babalarımızın dönemindeki doktorluk, avukatlık gibi güzide mesleklerin yanına sistem yöneticisi ve yazılım geliştirici benzeri teknolojik başlıkları eklediler bile.</p>
<p><strong>CV’nizi güçlendirin</strong></p>
<p>Üniversite mezunlarının sayısının artması ve gençlerin işe girme aşamasında kendi aralarında yaşadıkları rekabet, bilişim eğitimlerinin önemini günden güne artırıyor. Şimdilerde çok zorlanmadan iş bulmak isteyen yeni mezunlar, CV’lerini çeşitli sertifikalarla süslemek durumunda. Bilişim eğitimleri sonucunda alınan uluslar arası geçerliliğe sahip sertifikalar, kariyerini bu alanda başlatmak veya sürdürmek isteyen kişiler için çok önemli. Bilgi teknolojileri alanındaki uzmanlaşmış iş gücü açığı, şirketlerdeki bilişim profesyonellerini daha değerli kılıyor. Dolayısıyla bilişimde kariyer yapmak, hem değerli niteliklere kısa zamanda ulaşmak hem de iş hayatına girişte zor aşamaları daha hızlı atlamak anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Doğru eğitimi seçin</strong></p>
<p>Bilgi teknolojileri çatısı altında alınabilecek eğitimler çeşitlilik gösteriyor. Web ve grafik tasarımcılığından yazılım geliştiriciliğe, sistem ve ağ uzmanlığından bilgi yönetimi uzmanlığına kadar geniş bir yelpaze söz konusu. Uzmanlaşmak istediğiniz alanı seçmeden önce iyi araştırma yapmak, bu yol ayrımında verdiğiniz kararın kariyeriniz boyunca etkili olacağını unutmamak gerek.</p>
<p>Günümüzün popüler eğitim kurumları, kariyerini bilgi teknolojileri çerçevesinde çizmek isteyen kişiler için önemli birer yol gösterici konumunda. İşleri yalnızca eğitimi sağlamak değil, bireylere kariyerlerini nasıl şekillendirebilecekleri konusunda da bilgiler vermek. Bu kurumlardan birine başvurduğunuz zaman uzmanlaşmak isteyebileceğiniz branşlar hakkında size ayrıntılı bilgi verebilir, gerekirse bu alanlarda eğitim almış ve kariyerine başlamış kişilerle görüşmenizi sağlayarak yardımcı olabilirler.</p>
<p>Seçtiğiniz branşa uzunca bir süre odaklanmanız ve zamanınızın büyük kısmını bu branşta ilerlemek için harcamanız gerekecek. Bu sebeple seveceğiniz, üzerinde uğraşmaktan mutlu olacağınız bir branşı seçmeniz büyük önem taşıyor. Gerekirse alabileceğiniz eğitimleri tasarım, yazılım, donanım gibi temel başlıklara ayırıp her birine olan ilginizi tartarak düşünmeye başlamalı ve sonuca ulaştığınızda verdiğiniz kararın doğru olduğundan emin olmalısınız. Karar vermeden önce sektörde çalışan profesyonellerden bilgi almak sizin için büyük bir avantaj olacaktır. Gireceğiniz yolun hayatınızın geri kalanını şekillendireceğini aklınızdan çıkarmamalısınız.</p>
<p><strong>Hangi eğitimleri alabilirsiniz?</strong></p>
<p>Teknoloji çok hızlı şekilde geliştiğinden, bilgi teknolojileri alanındaki eğitim programlarının sayısı da hızla artıyor. Eğitim programları, teknolojide kendi alanlarında baskın şirketlerin adlarıyla anılıyor. Cisco ürünlerinin kullanıldığı sistemleri yönetmek, Microsoft’un sağladığı programlama çatısı altında yazılım ürünleri oluşturmak veya Oracle’ın sağladığı veritabanı çözümleri üzerinde uzmanlaşmak için alınan eğitimlerin adları doğal olarak bu şirketlerin adlarını içeriyor. Aldığınız eğitimin sonunda girdiğiniz sınavda başarılı olmanız halinde yine bu şirketlerin adını taşıyan sertifikalara sahip oluyorsunuz. Şimdi bilgi teknolojilerindeki bazı popüler sertifika programlarından bahsetmeye çalışacağız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/07/14/gozde-bilisim-egitimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şimdi USB 3.0 zamanı</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/07/13/simdi-usb-3-0-zamani/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/07/13/simdi-usb-3-0-zamani/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 11:18:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=6291</guid>
		<description><![CDATA[Piyasada bulabileceğiniz ve USB 3.0 arabirimini kullanan tüm ürünlere yakından bakıyoruz. İlk olarak USB 1.0 ve USB 1.1 ile kullanılmaya başlanan USB arabirimi zamanla her yerde karşımıza çıkan bir standart hâline geldi ve belirttiğimiz iki teknolojinin sunduğu hız gelişen ürünlere de bağlı olarak günümüzde yeterli gelmemeye başladı. Ardından USB 2.0 teknolojisi geliştirildi ve şu an [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-medium wp-image-6292" title="Giriş1" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/07/Giriş1-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" /><strong>Piyasada bulabileceğiniz ve USB 3.0 arabirimini kullanan tüm ürünlere yakından bakıyoruz.</strong></p>
<p>İlk olarak USB 1.0 ve USB 1.1 ile kullanılmaya başlanan USB arabirimi zamanla her yerde karşımıza çıkan bir standart hâline geldi ve belirttiğimiz iki teknolojinin sunduğu hız gelişen ürünlere de bağlı olarak günümüzde yeterli gelmemeye başladı. Ardından USB 2.0 teknolojisi geliştirildi ve şu an en fazla kullandığımız tak-çalıştır arabirimi olarak USB 2.0&#8242;a tüm bilgisayarlarda bolca yer veriliyor. Fakat özellikle depolama ürünlerinde USB 2.0 hızı da artık yeterli gelmemeye başladı. En büyük sebepse bilgisayar kullanıcılarının verilerinin boyutlarının her geçen gün artması ve üretilen depolama birimlerinin USB 2.0&#8242;ın bant genişliğinin oldukça üzerinde bir hıza sahip olması. Yapılan araştırmalarda gelecek 2-3 sene içerisinde standart bir bilgisayar kullanıcısının bile 2 TB’lik depolama alanına ihtiyaç duyacağı belirtiliyor. USB 2.0’ın ardından USB 3.0 da hayatımıza yavaş yavaş girmeye başladı. Henüz yeni sayılabilecek bir arabirim olmasına karşın piyasada USB 3.0 arabirimine destek veren birçok sabit disk, USB bellek, disk kutusu ve USB 3.0 kartları bulunuyor. Konumuzda da sizler için USB 3.0 teknolojisinin sunduklarından ve piyasadaki tüm USB 3.0 arabirimli ürünlerden bahsedeceğiz.</p>
<p>Öncelikle USB 3.0 teknolojisinin üzerinde durmakta fayda var. Yeni nesil arabirim sayesinde USB 2.0’a oranla teoride on kat daha hızlı aktarım sunan USB 3.0, pratikte desteklenen bant genişliğini henüz dolduramıyor. Yani USB 3.0 da oldukça uzun süreli bir teknoloji olacak. Rakamlarla konuşmak gerekirse; USB 2.0’ın 480 Mbit/sn olan ve bir saniye içerisinde teoride 60 MB veri aktarımına imkân tanıyan hızının, USB 3.0’la beraber 5 Gbit/sn seviyesine yani, bir saniye içerisindeki veri aktarım hızının yaklaşık 600 MB/sn’ye yükseldiğini söyleyebiliriz. Rakamları teoriye dayanarak açıkladığımızı da belirtelim. USB 3.0’ın avantajları sadece veri aktarım hızı değil; aynı zamanda USB’den şarj olan cihazların da USB 2.0’a oranla çok daha kısa sürede şarjının dolmasını sağlıyor. USB 2.0 arabiriminden 5V ve 0.5A verilirken, USB 3.0&#8242;da voltaj değişmiyor ama amper değeri 0.9A&#8217;e yükseliyor. Fiziksel olarak USB 2.0’dan hiçbir farkı bulunmayan USB 3.0 arabiriminin sadece soket kısmında genellikle üreticiler mavi bir renk tercih ediyor. USB 3.0’ın en büyük özelliklerinden biri de geri uyumun olması. Yani USB 3.0 teknolojili bir disk aldıysanız bunu USB 2.0’lı bir bilgisayarda da kullanabilirsiniz. (Tabii hız kaybını göze almak şartıyla.)</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-6293" title="arabaslik1" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/07/arabaslik1-300x210.jpg" alt="" width="300" height="210" /><strong>USB 3.0 destekli harici diskler, bellekler ve kutular</strong></p>
<p>USB 3.0 teknolojili ürünlerin başında harici diskler geliyor. Şu anda her ne kadar ülkemizde satılan çok fazla seçenek bulunmasa da, ilerleyen zamanlarda bu teknolojinin yaygınlaşmasıyla beraber üreticiler bu pazarda daha aktif davranacaklardır. Harici disklerde2.5 inçve 3.5 inçlik ürünler arasından seçim yapmanız gerekiyor. Taşınabilirliği ön planda tutuyorsanız, 2.5 inçlik modeller arasından seçim yapmanızda yarar var. Listemizdeki USB 3.0 disklerin kapasiteleri 500 GB’den başlayıp 2 TB’ye kadar uzanıyor. Depolama alanı açısından geniş bir yelpazenin sunulduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hazır disk demişken kutulardan da bahsedelim. Piyasada bulunan birçok USB 3.0 kutu arasından seçim yaptıktan sonra,2.5 inçya da 3.5 inçlik SATA arabirimli herhangi bir sabit disk satın alarak USB 3.0 diskinizi kendiniz oluşturabilirsiniz. Listemizde üç tane USB 3.0 bellek var ve bunları depolama kapasiteleri 32 GB ile 64 GB arasında değişiyor.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-6294" title="arabaslik3" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/07/arabaslik3-300x145.jpg" alt="" width="300" height="145" /><strong>USB 3.0’ı hem masaüstü hem de dizüstü bilgisayarınızda kullanın</strong></p>
<p>USB 3.0 teknolojisinden yararlanmak için anakartınızda USB 3.0 çıkışı olması gerekiyor. Henüz sınırlı sayıda üreticinin sunduğu bu destek sorunu ek kartlar sayesinde çözülebiliyor. Masaüstü bilgisayarda USB 3.0 teknolojisinden yararlanmak istiyorsanız PCI Express yuvasıyla sistemle haberleşen ek kartlardan satın almanız gerekiyor. Eğer taşınabilir bilgisayarınızda da yüksek hızda veri transferi istiyorsanız sunulan PCMCIA kartlara göz gezdirmeniz lazım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/07/13/simdi-usb-3-0-zamani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Farenize takla attıracak 5 ücretsiz yazılım</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/06/28/farenize-takla-attiracak-5-ucretsiz-yazilim/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/06/28/farenize-takla-attiracak-5-ucretsiz-yazilim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2011 10:43:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=4976</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazımızda ele aldığımız ücretsiz yazılımlar sizlere çok farklı deneyimlerin kapısını aralayacak. Günümüzde eski tip farelerin maruz kaldığı yazılım desteği sıkıntısı oldukça aşikâr. Fakat bu tür farelerin sahiplerine iyi haberlerimiz var: Bu yazılımlarla elde edilen yeni kullanım alanlarından faydalanmak için sıradan, eski bir fare de iş görebiliyor. Ayrıca son model, göz kamaştıran bir fare sahibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazımızda ele aldığımız ücretsiz yazılımlar sizlere çok farklı deneyimlerin kapısını aralayacak. Günümüzde eski tip farelerin maruz kaldığı yazılım desteği sıkıntısı oldukça aşikâr. Fakat bu tür farelerin sahiplerine iyi haberlerimiz var: Bu yazılımlarla elde edilen yeni kullanım alanlarından faydalanmak için sıradan, eski bir fare de iş görebiliyor. Ayrıca son model, göz kamaştıran bir fare sahibi olmak, bazen beraberinde gelen ve düğmelere yeni görev atamaktan ileri gitmeyen yazılımların basitliğiyle sınırlı kalabiliyor.</p>
<p>Bu yazımızdaki faydalı yazılımlarla tek elli bilgisayar kullanımı deneyiminizi bir adım ileri taşıyacaksınız. Belki tüm bu yazılımları denedikten sonra, hiçbir yazılımsal çözümün basit ama gösterişli bir fare sahibi olmanın önüne geçemeyeceği yönünde kendinizce haklı nedenlere ulaşabilirsiniz. Tabii bu, tarif edeceğimiz yazılımların da kendilerince faydalı veya etkileyici olmadıkları anlamına gelmiyor.</p>
<p><strong>IOGraph (</strong><a href="http://iographica.com/"><strong>http://iographica.com</strong></a><strong>)</strong></p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-4977" title="iograph" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/iograph-300x176.jpg" alt="" width="300" height="176" />Gösterişli olanla başlayalım&#8230; Farenizi veya sisteminizi geliştirme namına hiçbir yardımda bulunmayan IOGraph, daha çok “sanatsal” olarak niteleyebileceğimiz bir amaç güdüyor. Programı çalıştırıp arka plana attığınızda, bu yazılım farenizle tüm gün yaptığınız hareketleri takip ederek mürekkep dokunuşu tarzında grafiksel bir örnekleme çıkarıyor. Farenizin aktivitelerini simgelemek amacıyla çizgiler ve mürekkep damlaları kullanılıyor; çizgiler fare hareketlerinize işaret ederken, mürekkep damlaları da farenizin sabit kaldığı durumlarda ortaya çıkıyor. Mürekkep damlalarının ne kadar büyük olduğu, fare imlecinizin o noktada ne kadar süre zaman harcadığıyla orantılı bir şekilde gelişiyor. Bu yazılım için pek kullanışlı diyemeyiz ama enteresan olduğu kesin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/06/28/farenize-takla-attiracak-5-ucretsiz-yazilim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük dosyalar için dosya paylaşım siteleri</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/06/27/buyuk-dosyalar-icin-dosya-paylasim-siteleri/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/06/27/buyuk-dosyalar-icin-dosya-paylasim-siteleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jun 2011 08:18:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=4656</guid>
		<description><![CDATA[Büyük dosyaları internet üzerinden arkadaşlarınızla paylaşmak bazen tam bir işkenceye dönüşebilir, ama incelediğimiz dosya paylaşım sitelerinden yararlanarak bu işkenceye bir son verebilirsiniz! DROPBOX &#124; Puan: 5/5 www.getdropbox.com Dropbox&#8217;ı kurduktan ve ayarladıktan sonra, her biri en fazla 250 MB olmak kaydıyla toplam 2 GB veriyi istediğiniz kadar bilgisayar arasında kolayca paylaşıma açabilirsiniz. Sistem şu şekilde çalışıyor: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/File_sharing_applications.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4657" title="File_sharing_applications" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/File_sharing_applications-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Büyük dosyaları internet üzerinden arkadaşlarınızla paylaşmak bazen tam bir işkenceye dönüşebilir, ama incelediğimiz dosya paylaşım sitelerinden yararlanarak bu işkenceye bir son verebilirsiniz!</p>
<p><strong>DROPBOX | Puan: 5/5</strong></p>
<p><a href="http://www.getdropbox.com/">www.getdropbox.com</a></p>
<p>Dropbox&#8217;ı kurduktan ve ayarladıktan sonra, her biri en fazla 250 MB olmak kaydıyla toplam 2 GB veriyi istediğiniz kadar bilgisayar arasında kolayca paylaşıma açabilirsiniz.</p>
<p>Sistem şu şekilde çalışıyor: Ücretsiz bir hesap alıyorsunuz, yazılımı indiriyorsunuz (Windows, Mac ve Linux sürümleri mevcut) ve kullanıcı girişi yapıyorsunuz. Dropbox görev çubuğunda ilave bir seçenek olarak beliriyor ve tıpkı diğer klasörler gibi iş görüyor. Yani istediğiniz dosyayı sürükleyip Dropbox klasörüne bırakıyorsunuz ve yazılım otomatik olarak hesabınıza bağlı olan diğer bilgisayarların da dosyalara erişmesini sağlıyor.</p>
<p>Yazılımın en sevdiğimiz özelliklerinden birisi, herkese açık genel klasörler yaratabileceğiniz gibi,  örneğin yalnızca ailenizin ulaşabileceği özel klasörler de yaratabiliyor olmanız. Dosyalarınızın yüklenip yüklenmediğini gösteren güzel tasarımlı simgelerden oluşan arayüz oldukça kullanışlı. Dropbox aynı zamanda tüm dosyalarınızı arşivlediği için üzerinde değişiklik yaptığınız dosyaların eski – ve hatta silinmiş – sürümlerine ulaşabilmeniz de mümkün.</p>
<p>Dropbox ile ilgili handikap olarak sayabileceğimiz tek şey, tamamen tarayıcı tabanlı bir arayüz yerine bilgisayara kurulması gereken bir yazılımla çalışıyor olması. Diğer yandan, hizmetin ücretsiz sürümü için (Pro sürümden yararlanabilmek için ayda 10 USD ödemek gerekiyor) biraz daha geniş depolama sunulabilse iyi olurdu diye düşünüyoruz.</p>
<p><strong>Kullanım kolaylığı: 4/5 | Özellikler: 5/5 | Esneklik: 5/5 | Performans: 5/5</strong></p>
<p><strong>Özet: </strong>Büyük dosyaları kolayca ve hızlı biçimde paylaşmanızı sağlayan Dropbox, farklı bilgisayarlar arasında dosya eşitlemek isteyenler için en iyi seçeneklerden biri.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/06/27/buyuk-dosyalar-icin-dosya-paylasim-siteleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Botnet’lerin iç yüzü</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/06/24/botnet%e2%80%99lerin-ic-yuzu/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/06/24/botnet%e2%80%99lerin-ic-yuzu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2011 13:15:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=4559</guid>
		<description><![CDATA[Online suç dünyasına detaylı bir bakış atarak modern dijital suçluların gerçek gücünü keşfediyoruz. Online suçluların nasıl çalıştıklarını hiç merak ettiniz mi? Nasıl ve neden bilgi çalıyorlar? İnceleme imkânı bulduğumuz özel bir raporda, kişisel veri hırsızlığında suçluların nasıl çalıştığına dair son derece ayrıntılı bir bakış sunuluyor. Bu dosyadaki amacımız, özellikle aktif internet kullanıcılarının baş belası bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/giris.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4561" title="giris" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/giris-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><strong>Online suç dünyasına detaylı bir bakış atarak modern dijital suçluların gerçek gücünü keşfediyoruz.</strong></p>
<p>Online suçluların nasıl çalıştıklarını hiç merak ettiniz mi? Nasıl ve neden bilgi çalıyorlar? İnceleme imkânı bulduğumuz özel bir raporda, kişisel veri hırsızlığında suçluların nasıl çalıştığına dair son derece ayrıntılı bir bakış sunuluyor.</p>
<p>Bu dosyadaki amacımız, özellikle aktif internet kullanıcılarının baş belası bu suçluların nasıl çalıştıklarını anlamak. Bu sayede tam olarak ne tür bilgilerin peşinde olduklarını ve bunun kamuoyu için ne derece bir tehdit oluşturduğunu açığa çıkarmak. Suçun arkasındaki güdüm ve doğru savunma arayışı anlamında, bu yazımızda söz konusu tehditlerle ilgili olarak daha derin bir anlayışa sahip olmanıza yardım etmeye çalışacağız.</p>
<p>Bu dosyada temel aldığımız “Zeus Açığa Çıkıyor” isimli raporu hazırlayan güvenlik firmasının adı PrevX. Rapor, internette bulunan bir bilgisayardan kopyalanan verinin analizini içeriyor. Bu bilgisayar, PrevX tarafından “Q6” olarak adlandırılan bir hack’lenmiş bilgisayarlar ağı için veritabanı görevi yürütüyordu. Bu ağ (daha doğrusu botnet) dâhilinde yer alan 37 binden fazla virüslü PC, suçlular tarafından amaçları doğrultusunda kullanılıyordu. Bu botnet, PrevX’in kopyasını elde ettiği tarihe kadar en az 30 GB’lik çalıntı bilgi üretmiş. Bu bilgi yığınının ne derece büyük olduğuna dair ipucu vermek gerekirse; Tolstoy’un Savaş ve Barış kitabının 100 adet dijital kopyasını indirdiğinizi düşünün. Bu yolla elinize geçecek olan devasa bilgi miktarı bile, bu botnet tarafından çalınan veri miktarının sadece yüzde birine denk geliyor.</p>
<p><strong>Botnet’lerin geçmişi</strong></p>
<p>Burada incelediğimiz suç eylemi, kişisel verilerin çalınması ve nakde çevrilmesi etrafında yoğunlaşıyor. Değineceğimiz konular arasında kurbanların nelere maruz kaldığı ve daha çok kimlerin hedef alındığı da yer alıyor. İsterseniz ilk olarak tipik bir kullanıcının nasıl siber suçluların ağına düştüğüyle başlayalım.</p>
<p>İnternet suçluları kurbanlarının bilgisayarlarına gizlice yazılım yüklemekle tanınıyorlar. Bazen bu yazılım çok basit olup, başka yazılım parçaları indirmek dışında neredeyse hiçbir şey yapmıyor. Sonradan indirilen bu dosyalarsa daha zararlı olabiliyor ve klavye tuşlamalarını kaydetme (buna girdiğiniz parolalar da dâhil oluyor), web aktivitelerinin kaydedilmesi ve banka hesaplarına ait önemli verilerin taranması gibi eylemler gerçekleştirebiliyorlar. Yüklendikten sonra, bu yazılımlar kendilerini güncelleyebiliyor ve yeni görevler gerçekleştirebiliyorlar.</p>
<p>Suçluların yazılım kurmak için kullandığı iki yaygın yöntem bulunuyor. En çok denenen ve güvenilen yöntem, bir şekilde aldatılan kullanıcının kötü niyetli yazılımı kendi elleriyle kurması. Kurbanları kurulumun “Çalıştır” düğmesine basma yönünde aldatabilen pek çok yöntem bulunuyor. Yaygın yöntemlerin arasında, UPS ve FedEx gibi ciddi firmalardan geliyormuş süsü verilen eklenti yüklü e-postalar göndermek, ilgi çekici videoları paravan olarak kullanan web sitelerinin linklerini “paylaşmak” ve önemli yazılım paketlerinin güncellemeleri olduğu iddia edilen programlar dağıtmak bulunuyor. Bu programların herhangi birini çalıştırmak, sistemin “enfekte” olmasıyla sonuçlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/06/24/botnet%e2%80%99lerin-ic-yuzu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ESET&#8217;ten virüssüz bir tatil için ipuçları</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/haberler/2011/06/24/esetten-virussuz-bir-tatil-icin-ipuclari/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/haberler/2011/06/24/esetten-virussuz-bir-tatil-icin-ipuclari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2011 07:55:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=4535</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en çok kullanılan antivirüs programlarından NOD32’yi geliştiren yazılım kuruluşu ESET, tüm anne, baba ve öğrencileri huzurlu bir tatil için bilgisayarlar ile ilgili güvenliği elden bırakmama konusunda uyarıyor.  ESET Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu, dikkat edilmesi gereken konuları 5 başlık altında topladı. Okullar tatile girdi. Pek çok öğrenci, tatilinin bir bölümünü bilgisayar başında geçirecek. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/alev.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4536" title="alev" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/alev-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Dünyanın en çok kullanılan antivirüs programlarından NOD32’yi geliştiren yazılım kuruluşu ESET, tüm anne, baba ve öğrencileri huzurlu bir tatil için bilgisayarlar ile ilgili güvenliği elden bırakmama konusunda uyarıyor.  ESET Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu, dikkat edilmesi gereken konuları 5 başlık altında topladı.</strong></p>
<p>Okullar tatile girdi. Pek çok öğrenci, tatilinin bir bölümünü bilgisayar başında geçirecek. Ancak dijital dünyanın pek çok tehlike ile dolu. Bunu hatırlatan ESET Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu, huzurlu bir tatil için tüm anne-babaları ve öğrencileri dikkatli olmaya çağırıyor. “Çocuklarınız da, siz de bunları bilin“ diyen Akkoyunlu, alınması gereken önlemleri şöyle sıralıyor:</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">1. Linkler sizin arkadaşınız değildir </span></strong></p>
<p>Bir Facebook linkine tıklayarak PC’nize virüs bulaşmasına yol açabilirsiniz. Siber suçlular 600 milyondan fazla Facebook kullanıcısının ilgisini nasıl çekeceğini oldukça iyi biliyor. Bu nedenle zararlı aktivitelerini yaymak için  “Gördüğünüz en komik video” veya “&#8230; filminin hiçbir yerde olmayan görüntüleri”, “Youtube‘a kolayca girin” gibi ilgi çekici linkler kullanırlar. Bu linkler Facebook’da duvar yazısı olarak bir arkadaşınızdan geliyormuş gibi görünür ve sizi buna tıklamaya teşvik eder.  Bu tür linklerden korunmak için her gördüğünüz linke doğrudan tıklamak yerine öncelikle bu linkin gerçekten ilgili kişiden geldiğine emin olun. Ayrıca sisteminizdeki antivirüsün güncel olup olmadığını ve web korumasının açık olup olmadığını da kontrol edin. Eğer bu korumalar tam ise bu yazılımlar linki kontrol edeceği için tehlike azalıyor demektir. Ancak yine de bu türden çok çekici genel başlıklar içeren linklere şüpheyle yaklaşmak iyidir. Bu konuda çocuklarınızı uyarın.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">2. PC’nizi en yeni antivirüs ve işletim sistemi güncellemeleri ile koruma altına alın</span></strong></p>
<p>Eğer sisteminizi güncel tutmuyorsanız, pek çok tehlikeye de açık bir hedef olduğunuzu bilmelisiniz. Windows’u, Adobe Reader, Flash, iTunes ve benzeri gibi  uygulamaların güncellemelerini yakından takip etmeli ve bunları güncel tutmalısınız. Bu işlem online güvenliğiniz için temel teşkil eder. Ayrıca bir güvenlik yazılımı (genel olarak antivirüs yazılımı) kullanmalı ve bunu da güncel tutmalısınız.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">3. Yazılım yüklemelerine “hayır” deyin </span></strong></p>
<p>Eğer girdiğiniz herhangi bir web sitesi sizden bir yazılım yüklemenizi istiyorsa; örneğin özel bir codec ya da özel bir download programı gibi cevabınız “hayır” olsun. Çünkü pek çok zararlı yazılım (virüs,truva atı, solucan gibi) bu şekilde yayılmaktadır. Bu tür durumlarda güncel antivirüs yazılımınız dosyanın güvenilirliği konusunda size önemli derecede yardım edecektir. Eğer gerçekten bir yazılıma ihtiyacınız varsa, Google’da arama yaparak ya da güvendiğiniz birilerine danışarak, güvenilir kaynaklardan yazılımları yükleyebilirsiniz. Bunların dışında sisteminize bilmediğiniz yazılımları kesinlikle yüklemeyin.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">4. Çocuğunuzun neleri paylaşabileceğine dair açık sınırlar çizin </span></strong></p>
<p>Pek çok çocuk, Facebook hakkında istediğinizden daha çok şey biliyordur. Nasıl uygulama ekleyip sileceğini veya bir kullanıcıyı nasıl bloklayacağını bilir. Ayrıca kendi fotoğraflarını arkadaşlarının arkadaşlarıyla nasıl paylaşacağını bile bilir. Ancak neyi paylaşmaması gerektiğini büyük ihtimalle bilmiyor olabilir. Bu nedenle çocuklarınızın e-posta adresi, telefon numarası, ev adresi gibi özel bilgileri genel ile paylaşmadığından emin olun. Ayrıca tatil gibi günlük planlarını, ebeveynlerinin evde olup olmadığı gibi kötüye kullanılabilecek bilgileri paylaşmamaları gerektiğini bilmeliler. Çünkü sosyal ağlarda tam olarak bu bilgileri ne türden insanlarla paylaştığınızı bilmeniz mümkün değildir. Bu bilgileri herkesin ulaşabileceği bir yere koymanın nasıl sonuçlara yol açacağını iyice anlatmanız gerekir.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">5. Eğer onları yenemiyorsanız onlara katılın </span></strong></p>
<p>Çocuğunuzun hangi sosyal medya sitelerini kullandığını bilmelisiniz. Eğer vaktiniz varsa kendiniz bir profil oluşturup, bu sitede çocuğunuzun arkadaşı ve takipçisi olarak kendinizi ekleyin. Sizin için çok değerli olacak bu işlem, site başına ortalama 5-10 dakikanızı alacaktır. Bu sayede bu tür sitelerde çocuklarınızın kiminle arkadaş olduğunu neler paylaştığını yakından takip edebiliyor olacaksınız ve sonuç olarak bu siteleri daha verimli kullanmasını sağlayabileceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/haberler/2011/06/24/esetten-virussuz-bir-tatil-icin-ipuclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PC&#8217;nize güvenlik kalkanı örün</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/yazilim-makaleleri/2011/05/18/pcnize-guvenlik-kalkani-orun/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/yazilim-makaleleri/2011/05/18/pcnize-guvenlik-kalkani-orun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 May 2011 11:56:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=4360</guid>
		<description><![CDATA[20 adımda PC’nizi geçilmez bir kaleye dönüştürerek hacker’lara meydan okuyun. Güvenlik duvarınızı nasıl etkinleştireceğinizi, internete çıkmadan önce bir antivirüs yazılımı yüklemeniz gerektiğini ve otomatik Windows güncelleştirmelerini açmanız gerektiğini büyük ihtimalle zaten biliyorsunuzdur. Peki bilgisayarınızı ve ağınızı daha güvenli kılmak için başka ne yapabilirsiniz? Daha güvenli bir PC’ye kavuşmanız için uygulayabileceğiniz 20 öneriyi derledik. 1. Parola [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>20 adımda PC’nizi geçilmez bir kaleye dönüştürerek hacker’lara meydan okuyun.</strong></p>
<p>Güvenlik duvarınızı nasıl etkinleştireceğinizi, internete çıkmadan önce bir antivirüs yazılımı yüklemeniz gerektiğini ve otomatik Windows güncelleştirmelerini açmanız gerektiğini büyük ihtimalle zaten biliyorsunuzdur. Peki bilgisayarınızı ve ağınızı daha güvenli kılmak için başka ne yapabilirsiniz? Daha güvenli bir PC’ye kavuşmanız için uygulayabileceğiniz 20 öneriyi derledik.</p>
<p><strong>1. Parola ekleyin</strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/05/paroladegistir.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4361" title="paroladegistir" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/05/paroladegistir-300x204.jpg" alt="" width="300" height="204" /></a>Bilgisayarınız birden fazla kişi tarafından kullanılıyorsa ya da evinizin veya ofisinizin dışında kullandığınız bir dizüstüye sahipseniz, uygulayabileceğiniz en basit ve etkili koruma bilgisayarınıza parola koymaktır. Bilgisayarınızı parolasız bırakmanız yatarken evinizin kapısını açık bırakmaya benzer, zira hırsız rahatlıkla Windows’u başlatıp tüm verilerinize erişebilir. Windows’a parola koymak için Denetim Masası’na girin ve Kullanıcı Hesapları’nı açın. Ardından yönetici hesabınızı seçin ve “Parola oluştur” bağlantısına tıklayın. Parolanızı girdikten sonra bir de parola ipucu yazın, ama kesinlikle parolanızı ipucunun içine yazmayın çünkü bu ipucu herkes tarafından görülebilir.</p>
<p><strong>2. Varsayılanları kullanmayın</strong></p>
<p>Neredeyse tüm kablosuz router ve modemler, aygıtın ayarlarını değiştirebilmeniz için bir yönetici parolası isterler. Ancak bu aygıtların varsayılan parolaları çok zayıftır çünkü varsayılan parolalar ürünlerin kullanım kılavuzlarında ve internette rahatlıkla bulunabilir. Bu nedenle modeminizi kurar kurmaz varsayılan parolasını değiştirmenizi öneriyoruz. Ancak bu parolayı her gün kullanmanız gerekmeyeceği için kolay unutmayacağınız bir parola seçin.</p>
<p><strong>3. Konuk hesabını kapatın</strong></p>
<p>Bazı kişiler, bilgisayarlarını geçici olarak kullanması gereken kişiler için Windows’un “Guest” (konuk) hesabını açmayı tercih ederler. Ancak bu hesabı etkinleştirdiğinizde varsayılan olarak parola atanmaz. Bu nedenle, Guest hesabını açmayı düşünüyorsanız mutlaka bir parola da oluşturun, zira Guest hesabıyla bilgisayarınıza erişen biri bazı verilerinize de ulaşabilir. Guest hesabını kullanmıyorsanız Denetim Masası’ndan tamamen devre dışı bırakın.</p>
<p><strong>4. Açık portları kapatın</strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/05/guvenlikduvari.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4364" title="guvenlikduvari" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/05/guvenlikduvari-300x206.jpg" alt="" width="300" height="206" /></a>Güvenlik duvarınızda (firewall) açık olarak bırakılan portlar, antivirüs yazılımınızın tespit edemeyeceği bazı saldırılara maruz kalmanıza sebep olabilir. Windows Vista’da açık portları kapatmak için Denetim Masası’ndan Windows Güvenlik Duvarı’na girin. “Ayarları değiştir” bağlantısına tıkladıktan sonra Özel Durumlar sekmesine geçin ve artık kullanmadığınız servislerin işaretini kaldırın. Bir servisi artık hiç kullanmayacağınızdan eminseniz Sil düğmesine tıklayarak tamamen kaldırabilirsiniz. Windows 7’ninse daha gelişmiş bir güvenlik duvarı bulunuyor. Artık kullanmadığınız servisleri Gelen Kuralları’ndan kapatabilirsiniz.</p>
<p>Windows 7’nin güvenlik duvarı ekstra bir yazılıma gerek bırakmayacak  kadar yeterli.</p>
<p><strong>5. Parola zorunlu olsun</strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/05/yeniparola.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4366" title="yeniparola" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/05/yeniparola-300x297.jpg" alt="" width="300" height="297" /></a>Bilgisayarınızı birden fazla kişi kullanıyorsa Windows’taki kullanıcıların parola oluşturmasını kolayca zorunlu hale getirebilirsiniz. Başlat menüsünden Bilgisayar’a sağ tıklayın ve Yönet’e tıklayın. Açılan ekranda “Yerel Kullanıcılar ve Gruplar”ı açıp Kullanıcılar’ı seçin. Değiştirmek istediğiniz hesaba sağ tıklayıp Özellikler’e girin. “Parola her zaman geçerli olsun” seçeneğinin işaretini kaldırıp “Kullanıcı bir sonraki oturumda parola değiştirmeli”yi işaretleyin. Artık kullanıcının Windows’a bir sonraki girişinde parolasını değiştirmesi gerekecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/yazilim-makaleleri/2011/05/18/pcnize-guvenlik-kalkani-orun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğraflarınızı internette satın</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/03/14/fotograflarinizi-internette-satin/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/03/14/fotograflarinizi-internette-satin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Mar 2011 15:16:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=3841</guid>
		<description><![CDATA[Eğer hevesli bir dijital fotoğrafçıysanız, neden çektiğiniz fotoğrafları internette satarak para kazanmayasınız? Sizin için en iyi, en kazançlı siteleri araştırdık. İşte buyurun… &#160; PHOTOBOX PROGALLERIES Neden beğendik: PhotoBox ProGalleries, dijital fotoğraflarınızın sergilenmesi ve satılması için bedava hizmet veriyor. Basitçe, bir fotoğraf ekliyor, bir başlık seçiyor, baskı boyutlarını belirtiyor ve bir fiyat kararlaştırıyorsunuz. Birisi sizin fotoğraflarınızdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/03/shutterstock_2481241_1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3856" title="shutterstock_2481241_1" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/03/shutterstock_2481241_1-300x217.jpg" alt="" width="300" height="217" /></a>Eğer hevesli bir dijital fotoğrafçıysanız, neden çektiğiniz fotoğrafları internette satarak para kazanmayasınız? Sizin için en iyi, en kazançlı siteleri araştırdık. İşte buyurun…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>PHOTOBOX PROGALLERIES</strong></p>
<p><strong>Neden beğendik:</strong></p>
<p>PhotoBox ProGalleries, dijital fotoğraflarınızın sergilenmesi ve satılması için bedava hizmet veriyor. Basitçe, bir fotoğraf ekliyor, bir başlık seçiyor, baskı boyutlarını belirtiyor ve bir fiyat kararlaştırıyorsunuz. Birisi sizin fotoğraflarınızdan bir kopya aldığında, belirleğiniz fiyattan baskı maliyeti, KDV ve yüzde 10 komisyon düşüldükten sonra kalan miktar sizin oluyor. Mesela, 10&#215;8 ebatlarda 2.19 sterline bir kopya sattıysanız, 78 peni kazanıyorsunuz. Görselleriniz baskı veya posterin yanısıra, kişiye özel kupalar, bardak altlıkları, fare altlığı veya birçok hediye şeklinde de tasarlanabiliyor. Kişisel galerinize özel verilen URL sayesinde, online mağaza statüsüne de erişebilirsiniz.</p>
<p>Galerinize erişimi aile ve arkadaşlarınıza göre sınırlandırabilir veya herkesin görselleriniz arasında gezinmesine ve satın almasına izin verebilirsiniz. Ayrıca fotoğraflarınızı filigranla işaretleyebilir, böylelikle kopyalanmamaları için korumuş olursunuz. Aynı zamanda sitenin, sürekli güncellenen bir blog’unun ve fotoğrafçılıkla ilgili ipuçları veren bölümünün olması da özellikleri arasında.</p>
<p><strong>Nasıl çalışıyor:</strong></p>
<p>PhotoBox ProGalleries dijital görseller yerine baskılı ürünleri temin ediyor, bu yüzden fotoğraflarınızı bir web sitesinde veya dergide kullanılması için satamıyorsunuz. Ayrıca sadece 50 sterlin kazandıktan sonra paranızı alabiliyor olmanız dikkate değer. Tabi bu miktara ulaşmak biraz zaman alabiliyor. Üstelik İngiltere dışındaki banka hesaplarına transfer için 30 avro komisyon kesiliyor.</p>
<p><strong>Bizim fikrimiz:</strong></p>
<p>PhotoBox Pro Galleries basitçe fotoğraflarınızdan para kazanmanızı sağlıyor. Müşteriler, hediye çeşitliliğine veya baskı kalitesinin mükemmelliğine göre sizin fotoğraflarınızı tercih edebiliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ISTOCKPHOTO</strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/03/istockphoto.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3847" title="istockphoto" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/03/istockphoto-300x287.jpg" alt="" width="300" height="287" /></a>Neden beğendik:</strong></p>
<p>“Royalty-free” (bir kez satın alındıktan sonra telif ücreti ödemeden kullanılabilen) imajlardan oluşan bu muazzam büyüklükteki online portfolyo dergiden gazeteye, web sitelerinden broşüre ve daha birçok alanda kullanılmak üzere dijital imaj satıyor. Eğer çok iyi kalitede fotoğraflarınız varsa ve daha büyük bir kitleye ulaşmak istiyorsanız iStockphoto sizin için ideal bir market olabilir.</p>
<p>Bu site büyük kazançlar vadediyor, çünkü dünyanın her yerinden her saniye alışveriş yapılıyor. Fotoğraflar 1 dolar kadar küçük bir fiyata satılıyor ve yüzde 20’si fotoğraf sahibine kalıyor. Eğer 250’den daha fazla fotoğrafınız satılırsa, bu oran %40’a çıkıyor. Fotoğrafçılar satış miktarlarına göre rütbeye sahip oluyor; mesela 500 download için bronz, 200.000 download için kara elmas. Ayrıca, kullanıcılara yardımcı olan son derece aktif bir forumları var. iStockphoto’nun müşteri servisi konusundaki iyi ünü de onu benzerlerinden öne çıkarıyor.</p>
<p><strong>Nasıl çalışıyor:</strong></p>
<p>Burası, kesinlikle tatilde çektiğiniz kareleri koyabileceğiniz bir yer değil. Her fotoğrafın kalitesi iStockphoto takımı tarafından dikkatlice inceleniyor. Ayrıca, fotoğraflarınız onaylanmadan önce işlerinizden üç örneği ve kimlik bilgilerinizi göndermeniz isteniyor.</p>
<p><strong>Bizim fikrimiz:</strong></p>
<p>iStockphoto’da fotoğraflarınızın satılabilmesi için gerçekten sıra dışı olmanız gerekli. Ama fotoğraflarınız konusunda bu kadar ciddiyseniz, ödüllü yarışmalardan daha fazlasını kazanabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/03/14/fotograflarinizi-internette-satin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web sitenizde Google haritaları kullanın</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/02/07/web-sitenizde-google-haritalari-kullanin/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/02/07/web-sitenizde-google-haritalari-kullanin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Feb 2011 10:29:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kıvanç Tanrıkulu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=3551</guid>
		<description><![CDATA[Google’ın ücretsiz olarak tüm webmaster’ların kullanımına sunduğu Google Maps API, web sitenize interaktif haritalar eklemenize olanak sunuyor. Google Maps ya da Türkçe adıyla Google Haritalar, oldukça ayrıntılı haritaları online ortamda interaktif şekilde kullanmamızı sağlıyor. http://maps.google.com adresinden ulaşılan bu servis, dünyanın hemen her yerini uydu ya da harita görünümüyle incelemenizi sağlıyor. Google dendiğinde akla ilk gelen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Google’ın ücretsiz olarak tüm webmaster’ların kullanımına sunduğu Google Maps API, web sitenize interaktif haritalar eklemenize olanak sunuyor.</strong><br />
<a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/02/1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3552" title="1" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/02/1-300x158.jpg" alt="" width="300" height="158" /></a><br />
Google Maps ya da Türkçe adıyla Google Haritalar, oldukça ayrıntılı haritaları online ortamda interaktif şekilde kullanmamızı sağlıyor. <a href="http://maps.google.com/">http://maps.google.com</a> adresinden ulaşılan bu servis, dünyanın hemen her yerini uydu ya da harita görünümüyle incelemenizi sağlıyor. Google dendiğinde akla ilk gelen şey olan arama, online harita servisinde de önemli bir yere sahip. Bulmak istediğiniz yerin adını, örneğin bir ilin, ilçenin ya da caddenin adını arama formuna girmeniz yeterli. Google’ın sağladığı ücretsiz online haritalarla tüm cadde ve sokaklar elinizin altında.</p>
<p>Gelelim yazımızın asıl konusuna. Google, harita hizmetinin webmaster’lar tarafından istenen web sitesine entegre edilmesine ve ücretsiz olarak kullanılmasına izin veriyor. Google Maps API (uygulama programlama arayüzü) sayesinde web sitenize haritalar eklemek elinizde. İlk bakışta karmaşık görünse de aslında Google haritalarını web sitenizde görmek için yapmanız gereken şey, birkaç parça kodu kopyalayıp yapıştırmaktan ibaret. Elbette bu konu üzerinde daha fazla zaman geçirerek esaslı uygulamalara da imza atabilirsiniz. Sitenizin veritabanındaki bilgileri haritaların üzerinde konumlandırmak, verilerinize göre haritaların çizilmesini sağlamak da elinizde. Örneğin <a href="http://www.kaybolduk.biz/">www.kaybolduk.biz</a> adresindeki online servis Google Maps API temelli ilgi çekici bir uygulama içeriyor. Bu yazıda Google haritalarını en sade haliyle web sitenize eklemenin yollarından bahsedeceğiz ve ayrıntılı uygulamalar geliştirmek isteyenler için bazı ipuçları vermeye çalışacağız.</p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/2.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3555" title="2" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/2-300x162.jpg" alt="" width="300" height="162" /></a>Google Maps API Key</strong></p>
<p>Google haritalarını web sitenizde kullanmak için öncelikle bir API anahtarı edinmeniz gerekiyor. Google, bu anahtarı API’ın hangi web sitelerinde kullanılmakta olduğunun kaydını tutmak ve istatistikî bilgiler edinmek için zorunlu tutuyor. Bu noktada akla şöyle bir soru gelebilir: “Google, haritalarla birlikte kullanacağım verileri de ele geçirebilir mi?” Yanıt ise hayır. Çünkü Google Maps API ile hazırladığınız uygulamalarda haritaların üzerinde görüntülenen veriler yalnızca tarayıcı tarafından yorumlanmak üzere sizin tarafınızdan sayfaya yazılabilir. Başka bir deyişle web sitenizin veritabanıyla Google Maps API birbirinden bağımsız çalışabiliyor. Öte yandan Google’ın sıradan bir şirket olmadığını, gizlilik prensiplerine sıkıca bağlı kalarak yıllardır milyonlarca kullanıcının güvenini elde etmeyi başardığını unutmamak gerek. Google Maps API’ınızı edinmek için öncelikle <a href="http://git.pcnet.com.tr/140" target="_blank">http://git.pcnet.com.tr/140</a> adresini ziyaret etmelisiniz. Bu sayfada servisin kullanım şartları ayrıntılı şekilde yer alıyor ve sizden API’ı kullanacağınız web sitesinin adresi soruluyor.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/3.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3557" title="3" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/3-300x153.jpg" alt="" width="300" height="153" /></a>Bu noktada küçük bir hatırlatma yapalım: Bir site için almış olduğunuz API anahtarıyla başka bir sitede Google haritaları yayınlayamıyorsunuz.</p>
<p><strong>İlk haritanız</strong></p>
<p>Google Maps API anahtarınızın gösterildiği sayfada, ilk haritanızı hazırlamanızda yardımcı olacak birkaç kod da veriliyor. JavaScript, Flash ve HTTP servisi için farklı örnek kodlar görüntüleniyor. Hemen bir deneme yapmak için buradaki kodlardan birini kullanmak yerine yalnızca API anahtarınızı bir yere not ettikten sonra <a href="http://git.pcnet.com.tr/141" target="_blank">http://git.pcnet.com.tr/141</a> adresini ziyaret etmenizde fayda var. Bu adresteki sayfada Google Maps API için bir “Hello World” örneği gösterilmiş.</p>
<p>İlk denemenizi yapmak için sayfada bulunan kodları kopyalayarak boş bir HTML dosyasına yapıştırmanız, sonrasında da bu kodlar üzerinde birkaç küçük değişiklik yapmanız gerekiyor. Kodları boş bir sayfaya kopyaladıktan sonra ilk iş olarak aşağıdaki satırı bulun:</p>
<pre>&lt;script src="http://maps.google.com/maps?file=api&amp;amp;v=2&amp;amp;key=abcdefg&amp;sensor=true_or_false"</pre>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/4.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3558" title="4" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/4-300x142.jpg" alt="" width="300" height="142" /></a>Uygulamanın çalışması için yukarıdaki satırda “abcdefg” yerine kendi API anahtarınızı girmeniz gerekiyor. Ayrıca yine aynı satırda bulunan “sensor” parametresini belirlemek durumundasınız. Bu parametre, yaptığınız uygulamada kullanıcının yerinin belirlenip belirlenmeyeceğini belirtiyor. İlk denemenizde “sensor= true_or_false” bölümünü “sensor=false” yaparak devam edebilirsiniz. Bu değişiklikleri yaptıktan sonra belgenizi kaydedin ve tarayıcınızda açın. İlk haritanız Google’ın ana kampüsünün yer aldığı Mountain View çevresini görüntülüyor olacak.</p>
<p><strong>Haritanızı isteğinize göre düzenleyin</strong></p>
<p>Uygulamayı yaparken amacımız elbette ziyaretçilerimize Mountain View’ü göstermek değil. Bu yüzden sıra haritanın doğru yeri göstermesini sağlamaya geliyor. Hazırladığınız belgede aşağıdaki satırı bulun:</p>
<pre>map.setCenter(new GLatLng(37.4419, -122.1419), 13);</pre>
<p>Bu satırda haritanın merkez noktasının koordinatları ve yakınlaştırma düzeyi belirleniyor. Göstermek istediğiniz noktanın koordinatlarını bulmak için Wikipedia’yı kullanabilirsiniz. Örneğin bu haritanın İstanbul’u göstermesi için kod satırında geçen koordinatların aşağıdaki gibi değiştirilmesi gerekiyor:</p>
<pre>map.setCenter(new GLatLng(41.01224, -28.976018), 13);</pre>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/5.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3559" title="5" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/5-300x146.jpg" alt="" width="300" height="146" /></a>Yine bu satırda 13 rakamı ile ifade edilen değer, haritanın yakınlaştırma düzeyi. Bu değeri isteğinize göre 0 ile 19 arasında belirleyebiliyorsunuz. 0 en uzak görünümü sağlarken, 19 mümkün olan en çok yakınlaştırmayı (büyütmeyi) sağlıyor. Google haritalarının kimi yerlerde 16’dan fazla yakınlaştırmaya olanak tanımadığını hatırlamakta yarar var.</p>
<p><strong>Haritanızda bir yeri işaretleyin</strong></p>
<p>Google Maps API’ı kullanarak web sitenizin “bize ulaşın” bölümünü renklendirmek istediğinizi varsayalım. Diyelim ki, bu sayfaya ekleyeceğimiz bir haritada şirketimizin ya da evimizin bulunduğu noktayı göstermek ve ziyaretçilerin bizi bulmasını kolaylaştırmak istiyoruz. Bunun için yukarıdaki yönergeleri izleyerek sayfamıza haritamızı ekledikten sonra harita üzerinde bir noktayı işaretlememiz gerekiyor. Google Maps API, bu konuda güzel olanaklar sunuyor.</p>
<p>Koordinatları bulunduğunuz yere göre girdiyseniz, geriye kalan tek şey “İşte buradayız!” diyen bir bilgi balonu hazırlamak. Sayfanızın kodlarında “map.setUIToDefault();” satırının öncesine aşağıdaki satırları yapıştın:</p>
<pre>map.openInfoWindowHtml(map.getCenter(),</pre>
<pre>document.createTextNode("iste buradayiz!"));</pre>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/6.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3561" title="6" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/6-300x220.jpg" alt="" width="300" height="220" /></a>Bu satırlar kolayca anlaşılacağı üzere, haritanın ortasında bir HTML bilgi penceresi açılmasını sağlıyor ve “iste buradayiz!” ifadesinin bu pencerenin içine yazılmasını sağlıyor. Bir bilgi balonu şeklinde görünen bu yapının içinde istediğimiz HTML etiketlerini kullanmak, istersek resim yüklemek gibi olanaklarımız da bulunuyor.</p>
<p><strong>Durmayın, geliştirin</strong></p>
<p>Bu yazıda çok basit bir örnekle Google haritalarını web sayfalarınızda nasıl kullanacağınıza değinmeye çalıştık. Siz işi daha ileri götürerek Google Maps API’nın sunduğu diğer olanakları kullanan başarılı uygulamalara imza atabilirsiniz. Veritabanınızdaki bilgileri haritanın üzerine dökmek, kullanıcılarınızın harita üzerinden size veri ulaştırmasını sağlamak gibi yöntemlerle birçok farklı uygulama yapmak mümkün. İşin bundan sonrası biraz da sizin hayal gücünüze kalıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/02/07/web-sitenizde-google-haritalari-kullanin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dönüştür ve kaydet</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/yazilim-makaleleri/2011/01/18/donustur-ve-kaydet/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/yazilim-makaleleri/2011/01/18/donustur-ve-kaydet/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Jan 2011 13:56:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selim Şumlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=3470</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraflarınızdan slayt gösterileri, eski kasetlerinizden müzik CD’si ve video dosyalarınızdan DVD oluşturun. Fotoğraflarınızı slayt gösterisine dönüştürün Slayt gösterisi oluşturmak için Google’ın ücretsiz resim organizatörü Picasa’yı kullanabilirsiniz. Türkçe Picasa’yı picasa.google.com adresinden indirebilirsiniz. CD oluşturmak istediğiniz resim klasörünü seçin ve tepedeki “Hediye CD’si oluştur” düğmesine tıklayın. Alt tarafta bir menü açılacaktır. Bu menüyü kullanarak CD’ye yeni resimler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraflarınızdan slayt gösterileri, eski kasetlerinizden müzik CD’si ve video dosyalarınızdan DVD oluşturun.</p>
<h1>Fotoğraflarınızı slayt gösterisine dönüştürün</h1>
<p>Slayt gösterisi oluşturmak için Google’ın ücretsiz resim organizatörü Picasa’yı kullanabilirsiniz. Türkçe Picasa’yı picasa.google.com adresinden indirebilirsiniz. CD oluşturmak istediğiniz resim klasörünü seçin ve tepedeki “Hediye CD’si oluştur” düğmesine tıklayın. Alt tarafta bir menü açılacaktır. Bu menüyü kullanarak CD’ye yeni resimler ekleyebilir, fotoğrafların boyutunu değiştirebilir, CD’yi adlandırabilir ve kaydedebilirsiniz. Yazdığınız CD fotoğrafları görüntülemek için Picasa fotoğraf görüntüleme yazılımını ve dilerseniz Picasa’nın kendisini içerecektir.</p>
<p>Alternatif olarak <a href="http://www.nchsoftware.com/slideshow/">www.nchsoftware.com/slideshow/</a> adresinden indirebileceğiniz PhotoStage Slideshow Producer’ı kullanarak bilgisayarınızda, TV’nizde, iPod’unuzda, PSP’nizde ve cep telefonunuzda izleyebileceğiniz eğlenceli slayt gösterileri yaratabilirsiniz. Nasıl yapacağınızı aşağıda anlatıyoruz.</p>
<ol>
<li><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/photo1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3477" title="photo1" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/photo1-300x236.jpg" alt="" width="300" height="236" /></a>PhotoStage Slideshow Producer’ı çalıştırın ve slayt gösterinize fotoğraf eklemek için sol üstteki “Insert slides” düğmesine tıklayın. Resimleriniz zaman çizelgesine eklenecektir. Küçük resimleri ya da dosya isimlerini sürükleyip bırakarak sıralamalarını değiştirebilirsiniz. Bir resme alt yazı eklemek ya da efektini değiştirmek için resme tıklayıp seçili hale getirebilirsiniz.</li>
<li>Resim seçiliyken Narrate düğmesine tıklamanız, o resim için konuşmalı bir açıklama kaydetmenize yardımcı olacaktır. Slayt gösterinizde konuşmanız bitene kadar o resim ekranda kalacaktır. Zoom düğmesiyle resme yakınlaşabilir ya da uzaklaşabilirsiniz, bir başlangıç noktasıyla bitiş noktası belirlemeniz yeterli olacaktır. Crop aracını kullanarak resimlerin önemli alanlarını kırpabilirsiniz.</li>
<li><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/photo3.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3478" title="photo3" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/photo3-300x238.jpg" alt="" width="300" height="238" /></a>Manage Color düğmesi fotoğrafın parlaklığını, kontrastını ve gamma ayarını değiştirmek için kullanılabilir. Ekranda daha rahat görünmeleri için bazı resimlerin parlaklığını arttırmak isteyebilirsiniz. Resmi siyah-beyaz, negatif ya da sepia tonlarına dönüştürmek için Apply Filter seçeneğini işaretleyebilirsiniz. Text Caption sekmesi alt yazınızın rengini ve arka planını değiştirmenizi sağlar.</li>
<li>Slayt gösterinize fon müziği eklemek için tepedeki “Set sound track” düğmesine tıklayın. “Blank slide” düğmesiyle boş slayt ekleyerek ya da “Copy slide” ile mevcut slaydı kopyalayarak resim koleksiyonunuzu doldurmanız mümkün. Options düğmesi varsayılan slayt uzunluğunu değiştirmenizi, geçiş efektleri seçmenizi, geçiş uzunluğunu belirlemenizi ve konuşma kanallarını ayarlamanızı sağlar.</li>
<li><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/photo5.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3479" title="photo5" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/photo5-300x237.jpg" alt="" width="300" height="237" /></a>Değişiklikleri tamamladığınızda ana araç çubuğundaki “Build slideshow” düğmesine tıklayın ve çıktı formatını seçin. Pencerenin alt tarafında kayıt seçenekleri belirecektir. Projenizi DVD’ye yazacaksanız DVD’ye bir isim verin, PAL video formatını seçin ve dilerseniz bitrate ayarlarını değiştirin (varsayılan olarak otomatik ayarlanır). Son olarak slayt gösterisini diske yazmak için “Build Slideshow” düğmesine tıklayın.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/yazilim-makaleleri/2011/01/18/donustur-ve-kaydet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

