<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PCnet Online &#187; İnternet</title>
	<atom:link href="http://www.pcnet.com.tr/kategori/makaleler/internet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.pcnet.com.tr</link>
	<description>Bilgisayar ve internet portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 07:56:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Büyük dosyalar için dosya paylaşım siteleri</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/06/27/buyuk-dosyalar-icin-dosya-paylasim-siteleri/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/06/27/buyuk-dosyalar-icin-dosya-paylasim-siteleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jun 2011 08:18:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=4656</guid>
		<description><![CDATA[Büyük dosyaları internet üzerinden arkadaşlarınızla paylaşmak bazen tam bir işkenceye dönüşebilir, ama incelediğimiz dosya paylaşım sitelerinden yararlanarak bu işkenceye bir son verebilirsiniz! DROPBOX &#124; Puan: 5/5 www.getdropbox.com Dropbox&#8217;ı kurduktan ve ayarladıktan sonra, her biri en fazla 250 MB olmak kaydıyla toplam 2 GB veriyi istediğiniz kadar bilgisayar arasında kolayca paylaşıma açabilirsiniz. Sistem şu şekilde çalışıyor: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/File_sharing_applications.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4657" title="File_sharing_applications" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/File_sharing_applications-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Büyük dosyaları internet üzerinden arkadaşlarınızla paylaşmak bazen tam bir işkenceye dönüşebilir, ama incelediğimiz dosya paylaşım sitelerinden yararlanarak bu işkenceye bir son verebilirsiniz!</p>
<p><strong>DROPBOX | Puan: 5/5</strong></p>
<p><a href="http://www.getdropbox.com/">www.getdropbox.com</a></p>
<p>Dropbox&#8217;ı kurduktan ve ayarladıktan sonra, her biri en fazla 250 MB olmak kaydıyla toplam 2 GB veriyi istediğiniz kadar bilgisayar arasında kolayca paylaşıma açabilirsiniz.</p>
<p>Sistem şu şekilde çalışıyor: Ücretsiz bir hesap alıyorsunuz, yazılımı indiriyorsunuz (Windows, Mac ve Linux sürümleri mevcut) ve kullanıcı girişi yapıyorsunuz. Dropbox görev çubuğunda ilave bir seçenek olarak beliriyor ve tıpkı diğer klasörler gibi iş görüyor. Yani istediğiniz dosyayı sürükleyip Dropbox klasörüne bırakıyorsunuz ve yazılım otomatik olarak hesabınıza bağlı olan diğer bilgisayarların da dosyalara erişmesini sağlıyor.</p>
<p>Yazılımın en sevdiğimiz özelliklerinden birisi, herkese açık genel klasörler yaratabileceğiniz gibi,  örneğin yalnızca ailenizin ulaşabileceği özel klasörler de yaratabiliyor olmanız. Dosyalarınızın yüklenip yüklenmediğini gösteren güzel tasarımlı simgelerden oluşan arayüz oldukça kullanışlı. Dropbox aynı zamanda tüm dosyalarınızı arşivlediği için üzerinde değişiklik yaptığınız dosyaların eski – ve hatta silinmiş – sürümlerine ulaşabilmeniz de mümkün.</p>
<p>Dropbox ile ilgili handikap olarak sayabileceğimiz tek şey, tamamen tarayıcı tabanlı bir arayüz yerine bilgisayara kurulması gereken bir yazılımla çalışıyor olması. Diğer yandan, hizmetin ücretsiz sürümü için (Pro sürümden yararlanabilmek için ayda 10 USD ödemek gerekiyor) biraz daha geniş depolama sunulabilse iyi olurdu diye düşünüyoruz.</p>
<p><strong>Kullanım kolaylığı: 4/5 | Özellikler: 5/5 | Esneklik: 5/5 | Performans: 5/5</strong></p>
<p><strong>Özet: </strong>Büyük dosyaları kolayca ve hızlı biçimde paylaşmanızı sağlayan Dropbox, farklı bilgisayarlar arasında dosya eşitlemek isteyenler için en iyi seçeneklerden biri.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2011/06/27/buyuk-dosyalar-icin-dosya-paylasim-siteleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Botnet’lerin iç yüzü</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/06/24/botnet%e2%80%99lerin-ic-yuzu/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/06/24/botnet%e2%80%99lerin-ic-yuzu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2011 13:15:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=4559</guid>
		<description><![CDATA[Online suç dünyasına detaylı bir bakış atarak modern dijital suçluların gerçek gücünü keşfediyoruz. Online suçluların nasıl çalıştıklarını hiç merak ettiniz mi? Nasıl ve neden bilgi çalıyorlar? İnceleme imkânı bulduğumuz özel bir raporda, kişisel veri hırsızlığında suçluların nasıl çalıştığına dair son derece ayrıntılı bir bakış sunuluyor. Bu dosyadaki amacımız, özellikle aktif internet kullanıcılarının baş belası bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/giris.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4561" title="giris" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/giris-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><strong>Online suç dünyasına detaylı bir bakış atarak modern dijital suçluların gerçek gücünü keşfediyoruz.</strong></p>
<p>Online suçluların nasıl çalıştıklarını hiç merak ettiniz mi? Nasıl ve neden bilgi çalıyorlar? İnceleme imkânı bulduğumuz özel bir raporda, kişisel veri hırsızlığında suçluların nasıl çalıştığına dair son derece ayrıntılı bir bakış sunuluyor.</p>
<p>Bu dosyadaki amacımız, özellikle aktif internet kullanıcılarının baş belası bu suçluların nasıl çalıştıklarını anlamak. Bu sayede tam olarak ne tür bilgilerin peşinde olduklarını ve bunun kamuoyu için ne derece bir tehdit oluşturduğunu açığa çıkarmak. Suçun arkasındaki güdüm ve doğru savunma arayışı anlamında, bu yazımızda söz konusu tehditlerle ilgili olarak daha derin bir anlayışa sahip olmanıza yardım etmeye çalışacağız.</p>
<p>Bu dosyada temel aldığımız “Zeus Açığa Çıkıyor” isimli raporu hazırlayan güvenlik firmasının adı PrevX. Rapor, internette bulunan bir bilgisayardan kopyalanan verinin analizini içeriyor. Bu bilgisayar, PrevX tarafından “Q6” olarak adlandırılan bir hack’lenmiş bilgisayarlar ağı için veritabanı görevi yürütüyordu. Bu ağ (daha doğrusu botnet) dâhilinde yer alan 37 binden fazla virüslü PC, suçlular tarafından amaçları doğrultusunda kullanılıyordu. Bu botnet, PrevX’in kopyasını elde ettiği tarihe kadar en az 30 GB’lik çalıntı bilgi üretmiş. Bu bilgi yığınının ne derece büyük olduğuna dair ipucu vermek gerekirse; Tolstoy’un Savaş ve Barış kitabının 100 adet dijital kopyasını indirdiğinizi düşünün. Bu yolla elinize geçecek olan devasa bilgi miktarı bile, bu botnet tarafından çalınan veri miktarının sadece yüzde birine denk geliyor.</p>
<p><strong>Botnet’lerin geçmişi</strong></p>
<p>Burada incelediğimiz suç eylemi, kişisel verilerin çalınması ve nakde çevrilmesi etrafında yoğunlaşıyor. Değineceğimiz konular arasında kurbanların nelere maruz kaldığı ve daha çok kimlerin hedef alındığı da yer alıyor. İsterseniz ilk olarak tipik bir kullanıcının nasıl siber suçluların ağına düştüğüyle başlayalım.</p>
<p>İnternet suçluları kurbanlarının bilgisayarlarına gizlice yazılım yüklemekle tanınıyorlar. Bazen bu yazılım çok basit olup, başka yazılım parçaları indirmek dışında neredeyse hiçbir şey yapmıyor. Sonradan indirilen bu dosyalarsa daha zararlı olabiliyor ve klavye tuşlamalarını kaydetme (buna girdiğiniz parolalar da dâhil oluyor), web aktivitelerinin kaydedilmesi ve banka hesaplarına ait önemli verilerin taranması gibi eylemler gerçekleştirebiliyorlar. Yüklendikten sonra, bu yazılımlar kendilerini güncelleyebiliyor ve yeni görevler gerçekleştirebiliyorlar.</p>
<p>Suçluların yazılım kurmak için kullandığı iki yaygın yöntem bulunuyor. En çok denenen ve güvenilen yöntem, bir şekilde aldatılan kullanıcının kötü niyetli yazılımı kendi elleriyle kurması. Kurbanları kurulumun “Çalıştır” düğmesine basma yönünde aldatabilen pek çok yöntem bulunuyor. Yaygın yöntemlerin arasında, UPS ve FedEx gibi ciddi firmalardan geliyormuş süsü verilen eklenti yüklü e-postalar göndermek, ilgi çekici videoları paravan olarak kullanan web sitelerinin linklerini “paylaşmak” ve önemli yazılım paketlerinin güncellemeleri olduğu iddia edilen programlar dağıtmak bulunuyor. Bu programların herhangi birini çalıştırmak, sistemin “enfekte” olmasıyla sonuçlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/06/24/botnet%e2%80%99lerin-ic-yuzu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğraflarınızı internette satın</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/03/14/fotograflarinizi-internette-satin/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/03/14/fotograflarinizi-internette-satin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Mar 2011 15:16:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=3841</guid>
		<description><![CDATA[Eğer hevesli bir dijital fotoğrafçıysanız, neden çektiğiniz fotoğrafları internette satarak para kazanmayasınız? Sizin için en iyi, en kazançlı siteleri araştırdık. İşte buyurun… &#160; PHOTOBOX PROGALLERIES Neden beğendik: PhotoBox ProGalleries, dijital fotoğraflarınızın sergilenmesi ve satılması için bedava hizmet veriyor. Basitçe, bir fotoğraf ekliyor, bir başlık seçiyor, baskı boyutlarını belirtiyor ve bir fiyat kararlaştırıyorsunuz. Birisi sizin fotoğraflarınızdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/03/shutterstock_2481241_1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3856" title="shutterstock_2481241_1" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/03/shutterstock_2481241_1-300x217.jpg" alt="" width="300" height="217" /></a>Eğer hevesli bir dijital fotoğrafçıysanız, neden çektiğiniz fotoğrafları internette satarak para kazanmayasınız? Sizin için en iyi, en kazançlı siteleri araştırdık. İşte buyurun…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>PHOTOBOX PROGALLERIES</strong></p>
<p><strong>Neden beğendik:</strong></p>
<p>PhotoBox ProGalleries, dijital fotoğraflarınızın sergilenmesi ve satılması için bedava hizmet veriyor. Basitçe, bir fotoğraf ekliyor, bir başlık seçiyor, baskı boyutlarını belirtiyor ve bir fiyat kararlaştırıyorsunuz. Birisi sizin fotoğraflarınızdan bir kopya aldığında, belirleğiniz fiyattan baskı maliyeti, KDV ve yüzde 10 komisyon düşüldükten sonra kalan miktar sizin oluyor. Mesela, 10&#215;8 ebatlarda 2.19 sterline bir kopya sattıysanız, 78 peni kazanıyorsunuz. Görselleriniz baskı veya posterin yanısıra, kişiye özel kupalar, bardak altlıkları, fare altlığı veya birçok hediye şeklinde de tasarlanabiliyor. Kişisel galerinize özel verilen URL sayesinde, online mağaza statüsüne de erişebilirsiniz.</p>
<p>Galerinize erişimi aile ve arkadaşlarınıza göre sınırlandırabilir veya herkesin görselleriniz arasında gezinmesine ve satın almasına izin verebilirsiniz. Ayrıca fotoğraflarınızı filigranla işaretleyebilir, böylelikle kopyalanmamaları için korumuş olursunuz. Aynı zamanda sitenin, sürekli güncellenen bir blog’unun ve fotoğrafçılıkla ilgili ipuçları veren bölümünün olması da özellikleri arasında.</p>
<p><strong>Nasıl çalışıyor:</strong></p>
<p>PhotoBox ProGalleries dijital görseller yerine baskılı ürünleri temin ediyor, bu yüzden fotoğraflarınızı bir web sitesinde veya dergide kullanılması için satamıyorsunuz. Ayrıca sadece 50 sterlin kazandıktan sonra paranızı alabiliyor olmanız dikkate değer. Tabi bu miktara ulaşmak biraz zaman alabiliyor. Üstelik İngiltere dışındaki banka hesaplarına transfer için 30 avro komisyon kesiliyor.</p>
<p><strong>Bizim fikrimiz:</strong></p>
<p>PhotoBox Pro Galleries basitçe fotoğraflarınızdan para kazanmanızı sağlıyor. Müşteriler, hediye çeşitliliğine veya baskı kalitesinin mükemmelliğine göre sizin fotoğraflarınızı tercih edebiliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ISTOCKPHOTO</strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/03/istockphoto.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3847" title="istockphoto" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/03/istockphoto-300x287.jpg" alt="" width="300" height="287" /></a>Neden beğendik:</strong></p>
<p>“Royalty-free” (bir kez satın alındıktan sonra telif ücreti ödemeden kullanılabilen) imajlardan oluşan bu muazzam büyüklükteki online portfolyo dergiden gazeteye, web sitelerinden broşüre ve daha birçok alanda kullanılmak üzere dijital imaj satıyor. Eğer çok iyi kalitede fotoğraflarınız varsa ve daha büyük bir kitleye ulaşmak istiyorsanız iStockphoto sizin için ideal bir market olabilir.</p>
<p>Bu site büyük kazançlar vadediyor, çünkü dünyanın her yerinden her saniye alışveriş yapılıyor. Fotoğraflar 1 dolar kadar küçük bir fiyata satılıyor ve yüzde 20’si fotoğraf sahibine kalıyor. Eğer 250’den daha fazla fotoğrafınız satılırsa, bu oran %40’a çıkıyor. Fotoğrafçılar satış miktarlarına göre rütbeye sahip oluyor; mesela 500 download için bronz, 200.000 download için kara elmas. Ayrıca, kullanıcılara yardımcı olan son derece aktif bir forumları var. iStockphoto’nun müşteri servisi konusundaki iyi ünü de onu benzerlerinden öne çıkarıyor.</p>
<p><strong>Nasıl çalışıyor:</strong></p>
<p>Burası, kesinlikle tatilde çektiğiniz kareleri koyabileceğiniz bir yer değil. Her fotoğrafın kalitesi iStockphoto takımı tarafından dikkatlice inceleniyor. Ayrıca, fotoğraflarınız onaylanmadan önce işlerinizden üç örneği ve kimlik bilgilerinizi göndermeniz isteniyor.</p>
<p><strong>Bizim fikrimiz:</strong></p>
<p>iStockphoto’da fotoğraflarınızın satılabilmesi için gerçekten sıra dışı olmanız gerekli. Ama fotoğraflarınız konusunda bu kadar ciddiyseniz, ödüllü yarışmalardan daha fazlasını kazanabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/03/14/fotograflarinizi-internette-satin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web sitenizde Google haritaları kullanın</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/02/07/web-sitenizde-google-haritalari-kullanin/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/02/07/web-sitenizde-google-haritalari-kullanin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Feb 2011 10:29:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kıvanç Tanrıkulu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=3551</guid>
		<description><![CDATA[Google’ın ücretsiz olarak tüm webmaster’ların kullanımına sunduğu Google Maps API, web sitenize interaktif haritalar eklemenize olanak sunuyor. Google Maps ya da Türkçe adıyla Google Haritalar, oldukça ayrıntılı haritaları online ortamda interaktif şekilde kullanmamızı sağlıyor. http://maps.google.com adresinden ulaşılan bu servis, dünyanın hemen her yerini uydu ya da harita görünümüyle incelemenizi sağlıyor. Google dendiğinde akla ilk gelen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Google’ın ücretsiz olarak tüm webmaster’ların kullanımına sunduğu Google Maps API, web sitenize interaktif haritalar eklemenize olanak sunuyor.</strong><br />
<a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/02/1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3552" title="1" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/02/1-300x158.jpg" alt="" width="300" height="158" /></a><br />
Google Maps ya da Türkçe adıyla Google Haritalar, oldukça ayrıntılı haritaları online ortamda interaktif şekilde kullanmamızı sağlıyor. <a href="http://maps.google.com/">http://maps.google.com</a> adresinden ulaşılan bu servis, dünyanın hemen her yerini uydu ya da harita görünümüyle incelemenizi sağlıyor. Google dendiğinde akla ilk gelen şey olan arama, online harita servisinde de önemli bir yere sahip. Bulmak istediğiniz yerin adını, örneğin bir ilin, ilçenin ya da caddenin adını arama formuna girmeniz yeterli. Google’ın sağladığı ücretsiz online haritalarla tüm cadde ve sokaklar elinizin altında.</p>
<p>Gelelim yazımızın asıl konusuna. Google, harita hizmetinin webmaster’lar tarafından istenen web sitesine entegre edilmesine ve ücretsiz olarak kullanılmasına izin veriyor. Google Maps API (uygulama programlama arayüzü) sayesinde web sitenize haritalar eklemek elinizde. İlk bakışta karmaşık görünse de aslında Google haritalarını web sitenizde görmek için yapmanız gereken şey, birkaç parça kodu kopyalayıp yapıştırmaktan ibaret. Elbette bu konu üzerinde daha fazla zaman geçirerek esaslı uygulamalara da imza atabilirsiniz. Sitenizin veritabanındaki bilgileri haritaların üzerinde konumlandırmak, verilerinize göre haritaların çizilmesini sağlamak da elinizde. Örneğin <a href="http://www.kaybolduk.biz/">www.kaybolduk.biz</a> adresindeki online servis Google Maps API temelli ilgi çekici bir uygulama içeriyor. Bu yazıda Google haritalarını en sade haliyle web sitenize eklemenin yollarından bahsedeceğiz ve ayrıntılı uygulamalar geliştirmek isteyenler için bazı ipuçları vermeye çalışacağız.</p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/2.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3555" title="2" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/2-300x162.jpg" alt="" width="300" height="162" /></a>Google Maps API Key</strong></p>
<p>Google haritalarını web sitenizde kullanmak için öncelikle bir API anahtarı edinmeniz gerekiyor. Google, bu anahtarı API’ın hangi web sitelerinde kullanılmakta olduğunun kaydını tutmak ve istatistikî bilgiler edinmek için zorunlu tutuyor. Bu noktada akla şöyle bir soru gelebilir: “Google, haritalarla birlikte kullanacağım verileri de ele geçirebilir mi?” Yanıt ise hayır. Çünkü Google Maps API ile hazırladığınız uygulamalarda haritaların üzerinde görüntülenen veriler yalnızca tarayıcı tarafından yorumlanmak üzere sizin tarafınızdan sayfaya yazılabilir. Başka bir deyişle web sitenizin veritabanıyla Google Maps API birbirinden bağımsız çalışabiliyor. Öte yandan Google’ın sıradan bir şirket olmadığını, gizlilik prensiplerine sıkıca bağlı kalarak yıllardır milyonlarca kullanıcının güvenini elde etmeyi başardığını unutmamak gerek. Google Maps API’ınızı edinmek için öncelikle <a href="http://git.pcnet.com.tr/140" target="_blank">http://git.pcnet.com.tr/140</a> adresini ziyaret etmelisiniz. Bu sayfada servisin kullanım şartları ayrıntılı şekilde yer alıyor ve sizden API’ı kullanacağınız web sitesinin adresi soruluyor.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/3.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3557" title="3" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/3-300x153.jpg" alt="" width="300" height="153" /></a>Bu noktada küçük bir hatırlatma yapalım: Bir site için almış olduğunuz API anahtarıyla başka bir sitede Google haritaları yayınlayamıyorsunuz.</p>
<p><strong>İlk haritanız</strong></p>
<p>Google Maps API anahtarınızın gösterildiği sayfada, ilk haritanızı hazırlamanızda yardımcı olacak birkaç kod da veriliyor. JavaScript, Flash ve HTTP servisi için farklı örnek kodlar görüntüleniyor. Hemen bir deneme yapmak için buradaki kodlardan birini kullanmak yerine yalnızca API anahtarınızı bir yere not ettikten sonra <a href="http://git.pcnet.com.tr/141" target="_blank">http://git.pcnet.com.tr/141</a> adresini ziyaret etmenizde fayda var. Bu adresteki sayfada Google Maps API için bir “Hello World” örneği gösterilmiş.</p>
<p>İlk denemenizi yapmak için sayfada bulunan kodları kopyalayarak boş bir HTML dosyasına yapıştırmanız, sonrasında da bu kodlar üzerinde birkaç küçük değişiklik yapmanız gerekiyor. Kodları boş bir sayfaya kopyaladıktan sonra ilk iş olarak aşağıdaki satırı bulun:</p>
<pre>&lt;script src="http://maps.google.com/maps?file=api&amp;amp;v=2&amp;amp;key=abcdefg&amp;sensor=true_or_false"</pre>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/4.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3558" title="4" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/4-300x142.jpg" alt="" width="300" height="142" /></a>Uygulamanın çalışması için yukarıdaki satırda “abcdefg” yerine kendi API anahtarınızı girmeniz gerekiyor. Ayrıca yine aynı satırda bulunan “sensor” parametresini belirlemek durumundasınız. Bu parametre, yaptığınız uygulamada kullanıcının yerinin belirlenip belirlenmeyeceğini belirtiyor. İlk denemenizde “sensor= true_or_false” bölümünü “sensor=false” yaparak devam edebilirsiniz. Bu değişiklikleri yaptıktan sonra belgenizi kaydedin ve tarayıcınızda açın. İlk haritanız Google’ın ana kampüsünün yer aldığı Mountain View çevresini görüntülüyor olacak.</p>
<p><strong>Haritanızı isteğinize göre düzenleyin</strong></p>
<p>Uygulamayı yaparken amacımız elbette ziyaretçilerimize Mountain View’ü göstermek değil. Bu yüzden sıra haritanın doğru yeri göstermesini sağlamaya geliyor. Hazırladığınız belgede aşağıdaki satırı bulun:</p>
<pre>map.setCenter(new GLatLng(37.4419, -122.1419), 13);</pre>
<p>Bu satırda haritanın merkez noktasının koordinatları ve yakınlaştırma düzeyi belirleniyor. Göstermek istediğiniz noktanın koordinatlarını bulmak için Wikipedia’yı kullanabilirsiniz. Örneğin bu haritanın İstanbul’u göstermesi için kod satırında geçen koordinatların aşağıdaki gibi değiştirilmesi gerekiyor:</p>
<pre>map.setCenter(new GLatLng(41.01224, -28.976018), 13);</pre>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/5.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3559" title="5" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/5-300x146.jpg" alt="" width="300" height="146" /></a>Yine bu satırda 13 rakamı ile ifade edilen değer, haritanın yakınlaştırma düzeyi. Bu değeri isteğinize göre 0 ile 19 arasında belirleyebiliyorsunuz. 0 en uzak görünümü sağlarken, 19 mümkün olan en çok yakınlaştırmayı (büyütmeyi) sağlıyor. Google haritalarının kimi yerlerde 16’dan fazla yakınlaştırmaya olanak tanımadığını hatırlamakta yarar var.</p>
<p><strong>Haritanızda bir yeri işaretleyin</strong></p>
<p>Google Maps API’ı kullanarak web sitenizin “bize ulaşın” bölümünü renklendirmek istediğinizi varsayalım. Diyelim ki, bu sayfaya ekleyeceğimiz bir haritada şirketimizin ya da evimizin bulunduğu noktayı göstermek ve ziyaretçilerin bizi bulmasını kolaylaştırmak istiyoruz. Bunun için yukarıdaki yönergeleri izleyerek sayfamıza haritamızı ekledikten sonra harita üzerinde bir noktayı işaretlememiz gerekiyor. Google Maps API, bu konuda güzel olanaklar sunuyor.</p>
<p>Koordinatları bulunduğunuz yere göre girdiyseniz, geriye kalan tek şey “İşte buradayız!” diyen bir bilgi balonu hazırlamak. Sayfanızın kodlarında “map.setUIToDefault();” satırının öncesine aşağıdaki satırları yapıştın:</p>
<pre>map.openInfoWindowHtml(map.getCenter(),</pre>
<pre>document.createTextNode("iste buradayiz!"));</pre>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/6.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3561" title="6" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2009/06/6-300x220.jpg" alt="" width="300" height="220" /></a>Bu satırlar kolayca anlaşılacağı üzere, haritanın ortasında bir HTML bilgi penceresi açılmasını sağlıyor ve “iste buradayiz!” ifadesinin bu pencerenin içine yazılmasını sağlıyor. Bir bilgi balonu şeklinde görünen bu yapının içinde istediğimiz HTML etiketlerini kullanmak, istersek resim yüklemek gibi olanaklarımız da bulunuyor.</p>
<p><strong>Durmayın, geliştirin</strong></p>
<p>Bu yazıda çok basit bir örnekle Google haritalarını web sayfalarınızda nasıl kullanacağınıza değinmeye çalıştık. Siz işi daha ileri götürerek Google Maps API’nın sunduğu diğer olanakları kullanan başarılı uygulamalara imza atabilirsiniz. Veritabanınızdaki bilgileri haritanın üzerine dökmek, kullanıcılarınızın harita üzerinden size veri ulaştırmasını sağlamak gibi yöntemlerle birçok farklı uygulama yapmak mümkün. İşin bundan sonrası biraz da sizin hayal gücünüze kalıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/02/07/web-sitenizde-google-haritalari-kullanin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VoIP&#8217;ten daha iyi yararlanın</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/01/03/voipten-daha-iyi-yararlanin/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/01/03/voipten-daha-iyi-yararlanin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 09:27:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=3406</guid>
		<description><![CDATA[VoIP, geniş bant bağlantısı olan herkese internet üzerinden daha ucuz görüşme imkanı tanıyor. Bu teknolojiden daha iyi yararlanmak için 15 ipucunu sizlerle paylaşıyoruz. En son Skype sürümünü edinin Skype (www.skype.com) halen açık ara en popüler VoIP (Voice over Internet Protocol &#8211; internet protokolü üzerinden ses iletişimi) servisi. Bu yılın başında yayınlanan son sürümü hem daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/voip.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3407" title="voip" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/voip-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>VoIP, geniş bant bağlantısı olan herkese internet üzerinden daha ucuz görüşme imkanı tanıyor. Bu teknolojiden daha iyi yararlanmak için 15 ipucunu sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p><strong>En son Skype sürümünü edinin</strong></p>
<p>Skype (<a href="http://www.skype.com/">www.skype.com</a>) halen açık ara en popüler VoIP (Voice over Internet Protocol &#8211; internet protokolü üzerinden ses iletişimi) servisi. Bu yılın başında yayınlanan son sürümü hem daha iyi video arama yeteneğine sahip, hem de görüntüyü bir önceki sürüme göre çok daha geniş bir ekranda sunuyor. Bu, pul büyüklüğünde çamur bir görüntü yerine arkadaşlarınız ve ailenizin o anda sizinle konuşurken ne yaptıklarını gerçekten de görebilmeniz anlamına geliyor. Skype 5.0 ayrıca daha iyi ses kalitesi, daha akıllı donanım desteği ve düzenlenmiş bir arayüz sunuyor. Tabii ki servis PC&#8217;den PC&#8217;ye aramalarda halen bedava.</p>
<p><strong>Skype aramalarınızı kaydedin</strong></p>
<p>Skype konuşmalarınızı kaydedebilmenize olanak tanıyan birçok ücretli servis var. Pamela (<a href="http://www.pamela.biz/">www.pamela.biz</a>) bu servislerin en iyilerinden biri, ancak konuşmalarınızı Audacity (<a href="http://audacity.sourceforge.net">audacity.sourceforge.net</a>) ile ücretsiz olarak da kaydedebilirsiniz. Başlangıç için programın Edit (Düzen) menüsünde Preferences (Özellikler) seçeneğini tıklayıp I/O (Giriş / Çıkış) sekmesinde kayıt cihazınızı seçerek, Record (Kayıt) düğmesiyle istediğiniz sonuca ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>Skype aramalarınızı yönlendirin</strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/pamela.png"><img class="alignright size-medium wp-image-3408" title="pamela" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/01/pamela-300x190.png" alt="" width="300" height="190" /></a>Skype kullanıcıları bilgisayarları başındayken bilgisayarlarına gelen aramaları yönlendirmek için üçüncü parti yazılımlara ihtiyaç duymuyorlar. Uygulamanın Araçlar menüsünden Seçenekler’i tıklayın. Özellikler kutusu belirdiğinde &#8220;Aramalar&#8221; seçeneğine tıklayarak Arama yönlendirme sekmesinden bu özelliği ayarlayabilirsiniz.</p>
<p><strong>PC&#8217;nizden ucuz görüşmeler yapın</strong></p>
<p>Eğer bilgisayar başında çok vakit geçiriyorsanız ve teknolojiyi kullanmakta sizin için problem yoksa, neden Skype&#8217;ın &#8220;sınırsız&#8221; güzelliklerini kullanmayasınız? Sınırsız paketlerden birini satın aldığınızda normal telefon numaralarını bilgisayarınızdan arayabilirsiniz. Ücretler için Skype&#8217;ın internet sitesine göz atabilirsiniz.</p>
<p><strong>Kullanışlı bir kulaklık seti alın</strong></p>
<p>Günümüzde hemen tüm bilgisayarlarda dahili bir mikrofon ve hoparlör bulunuyor olsa da, hiçbir şey daha iyi bir kulaklık seti kadar keyif veremez. Görüştüğünüz kişilerle aranızda olan sesli iletişimin gerçek telefon kadar -hatta belki daha fazla- kaliteli olması için yapmanız gereken zevkinize göre bir kulaklık seti edinmek. Plantronics&#8217;in DSP-400 Skype kulaklık seti kendi dijital ses işlemcisiyle ses kalitesini yükseltiyor. Belki en taşınabilir kulaklık seti değil ama çevrimiçi sitelerde 100 dolar fiyatla bulunabiliyor ve en kalitelilerden biri olduğu söylenebilir. Ancak telefona daha benzeyen bir çözüm arıyorsanız, DualPhone 3088 modeli işinizi görecektir. 350 TL fiyatla satılan bu kablosuz Skype telefonu, sizi bilgisayarınızdan 300 metre uzakta olsanız da Skype üzerinden dünya ile görüştürüyor.</p>
<p><strong>Sınırlarınızı bilin</strong></p>
<p>Eğer kotalı internet kullanıcısıysanız, aylık kotanızı aşmadığınızı bilmenizde fayda var. Basit bir anlatımla, 60 dakikalık bir VoIP görüşmesi size 30 MB&#8217;lik bir bant genişliğine mal olacaktır. Çok değilmiş gibi görünebilir ancak yine de BitMeter (<a href="http://codebox.org.uk/pages/bitmeter2">http://codebox.org.uk/pages/bitmeter2</a>) gibi ücretsiz bir araçla limitlerinizi aşmadığınızdan emin olmanızda fayda var.</p>
<p><strong>Firefox&#8217;tan arama yapın</strong></p>
<p>Internet Explorer&#8217;ı kapatıp Firefox (<a href="http://www.getfirefox.com/">www.getfirefox.com</a>) açmanız için bir sebep daha göstermemizi istiyorsanız şöyle buyurun: Skype&#8217;ın yeni sürümünü yüklediğinizde yazılım Firefox&#8217;u otomatik olarak algılayarak isterseniz bir eklenti yle Skype servisini tarayıcınız üzerinden kullanabilmenizi kolaylaştırıyor. Bir Web sitesini gezerken telefon numarası olan sayfaya geldiğinizde, numaralar otomatik olarak Skype bağlantılarına dönüşüyor ve tıklamanız durumunda Skype üzerinden görüşme yapabiliyorsunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2011/01/03/voipten-daha-iyi-yararlanin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göklerdeki sürücünüz: SkyDrive</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2010/12/02/goklerdeki-surucunuz-skydrive/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2010/12/02/goklerdeki-surucunuz-skydrive/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2010 11:33:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selim Şumlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=7020</guid>
		<description><![CDATA[Windows Live SkyDrive’daki 25 GB’lik alanınızda dosyalarınızı yedekleyin, fotoğraflarınızı paylaşın, Office belgelerinizi düzenleyin. Microsoft, 2007 yılında dosya online dosya depolamayı ve paylaşmayı daha kolay hâle getirmek için Windows Live SkyDrive hizmetini devreye almıştı. İlk etapta yalnızca 500 MB alan ve oldukça basit özellikler sunan bu hizmet, giderek gelişti ve günümüzün en popüler dosya depolama/paylaşım platformlarından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-medium wp-image-7021" title="logo" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/07/logo-300x85.jpg" alt="" width="300" height="85" /><strong>Windows Live SkyDrive’daki 25 GB’lik alanınızda dosyalarınızı yedekleyin, fotoğraflarınızı paylaşın, Office belgelerinizi düzenleyin.</strong></p>
<p>Microsoft, 2007 yılında dosya online dosya depolamayı ve paylaşmayı daha kolay hâle getirmek için Windows Live SkyDrive hizmetini devreye almıştı. İlk etapta yalnızca 500 MB alan ve oldukça basit özellikler sunan bu hizmet, giderek gelişti ve günümüzün en popüler dosya depolama/paylaşım platformlarından biri hâline geldi. Kuşkusuz bunda en önemli etkenler arasında SkyDrive’ın diğer Windows Live hizmetleriyle başarıyla entegre olması, bugün tam 25 GB depolama alanını ücretsiz sunması ve Türkçe dâhil 50’nin üzerinde dili desteklemesi sayılabilir.</p>
<p>Alternatif online depolama çözümleri ücretsiz olarak ortalama 1-2 GB alan sunarken, Windows Live SkyDrive 25 alan sunmanın yanı sıra birçok kullanışlı özellikle beraber geliyor. Örneğin SkyDrive sayesinde Office belgelerinizi internette depolayıp arkadaşlarınızla paylaşabilir, fotoğraf ve videolarınızı kolayca arkadaşlarınıza gönderebilir, önemli verilerinizi güvenli bir şekilde yedekleyebilirsiniz. Bu yazımızda, SkyDrive’da uygulayabileceğiniz bazı püf noktalarını ele alacağız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2010/12/02/goklerdeki-surucunuz-skydrive/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yıldızı parlayan web girişimleri</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2010/11/23/yildizi-parlayan-web-girisimleri/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2010/11/23/yildizi-parlayan-web-girisimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2010 11:09:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kıvanç Tanrıkulu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=7004</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye internetinde son bir yılda adından söz ettirmeye başlayan ve önemli yatırımlar alan web projelerini bir araya topladık. Bir web girişiminin parlaklığı ya da başarısı, elbette yatırıp alıp almamasıyla ölçülmemeli. Fakat Türkiye’deki web girişimlerini incelerken yatırım almış ya da almak üzere olanların, geleceğin yıldızları olma ihtimallerinin çok yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Yabancı yatırımcılar, paralarını ve itibarlarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye internetinde son bir yılda adından söz ettirmeye başlayan ve önemli yatırımlar alan web projelerini bir araya topladık.</strong></p>
<p>Bir web girişiminin parlaklığı ya da başarısı, elbette yatırıp alıp almamasıyla ölçülmemeli. Fakat Türkiye’deki web girişimlerini incelerken yatırım almış ya da almak üzere olanların, geleceğin yıldızları olma ihtimallerinin çok yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Yabancı yatırımcılar, paralarını ve itibarlarını yatıracakları web sitelerini seçerken yurt dışında yaşadıkları deneyimlere dayanarak değerlendirme yapıyor. Öte yandan Türkiye’de GittiGidiyor.com, Çember.net (şimdi XING Türkiye) gibi girişimleri başlatmış kişiler de şimdilerde yatırımcı şapkası giymiş durumda. Yani onlar da yıldız olmuş girişimlere imza atmış ve geleceğin yıldızlarını tahmin etmekte başarılı olması beklenen insanlar. Son bir yılda krizin etkilerinin yumuşamasıyla birlikte, Türkiye’de internet sektörü yatırımlarının hareketlenmeye başladığına şahit olduk.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2010/11/23/yildizi-parlayan-web-girisimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google püf noktaları</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2010/10/04/google-puf-noktalari/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2010/10/04/google-puf-noktalari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 11:26:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>PCnet</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=3012</guid>
		<description><![CDATA[Web&#8217;de aradığınızı daha hızlı, daha kolay ve daha eğlenceli bir yolla bulun. Görsel içeriğini filtrelemek Google&#8217;da görsel araması yaptığınızda (images.google.com.tr) sonuçların tahmin edilenden çok daha fazla olduğunu fark etmişsinizdir. İstanbul yazıp aradığınızda bu makale yazıldığında 8,860,000 adet arama sonucuyla karşılaşılıyor. Ancak bu sonuçları azaltmanın bir yolu var. İlgili Aramalar özelliği, size otomatik olarak daha anlamlı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/10/googlepufnoktalari.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-3013" title="googlepufnoktalari" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/10/googlepufnoktalari-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Web&#8217;de aradığınızı daha hızlı, daha kolay ve daha eğlenceli bir yolla bulun.</p>
<p><strong>Görsel içeriğini filtrelemek</strong></p>
<p>Google&#8217;da görsel araması yaptığınızda (images.google.com.tr) sonuçların tahmin edilenden çok daha fazla olduğunu fark etmişsinizdir. İstanbul yazıp aradığınızda bu makale yazıldığında 8,860,000 adet arama sonucuyla karşılaşılıyor. Ancak bu sonuçları azaltmanın bir yolu var.</p>
<p>İlgili Aramalar özelliği, size otomatik olarak daha anlamlı, spesifik anahtar kelimelerle (Kız Kulesi, İstanbul harita, eski İstanbul vb.) getirilmiş sonuçları önerecektir. Bununla birlikte, aramalarınızın sonuçlarını dosyanın büyüklüğüne, yukarıdan seçmeli menüden erişebileceğiniz Haber İçeriği, Yüzler, Küçük resim gibi seçeneklerle portre fotoğrafları, haber sitelerinde yer alan fotoğraflar, çizimler vb. farklı özellikli resimleri getirecek şekilde daraltabilirsiniz.</p>
<p><strong>Yerel bilgi arayın</strong></p>
<p>Eğer yaşadığınız veya seyahat etmeyi düşündüğünüz yerde bulunan mağazalar, restoranlar ve diğer iş yerlerini arıyorsanız, Google bu konuda da size yardımcı olacaktır. Bunun için arama sorgunuz içine aramayı gerçekleştirmek istediğiniz şehri yerleştirmeniz yeterli, ancak aradığınız sorguyu Google&#8217;ın anlayacağı dilde vermeniz gerekiyor. Örnek olarak &#8220;Turkish Food Berlin&#8221; (tırnak işareti olmadan) aramasını yaptığınızda, Berlin&#8217;de yer alan Türk lokantalarının adreslerine ve haritadaki konumlarına ulaşabilirsiniz. Bu servisin henüz Türkiye’nin illeri için işe yaramadığını hatırlatalım.</p>
<p><strong>Boşlukları doldurun</strong></p>
<p>Eğer bilinen bir cümle, şarkı sözü veya ünlü bir söz arıyorsanız, ancak cümlenin tamamını hatırlamıyorsanız bir yıldız hayatınızı oldukça değiştirebilir. Cümlenin hatırlamadığınız kısımları için koyacağınız bir yıldız (*) Google&#8217;ın aradaki boşluğu doldurmasına olanak tanıyacaktır. Mesela &#8220;uzun ince bir * gündüz gece&#8221; (tırnak işareti olmadan) sorgusu sizi Aşık Veysel&#8217;e götürecektir.</p>
<p><strong>Sadece bir site üzerinde arama yapma</strong></p>
<p>Belki de Google&#8217;ın en yararlı özelliği bu. PCnet üzerinde yer alan bir makalede, belki de forumlarda bulunan bir soruya cevap için, arama sorgunuza site:pcnet.com.tr yazdığınızda, sadece PCnet&#8217;in internet sitesi üzerinde bulunan cevaplara ulaşacaksınız.</p>
<p><strong>Yabancı dilde arama</strong></p>
<p>Google Çeviri (translate.google.com.tr) sorgunuzu bir dilden başkasına çevirmek için sizi bekliyor. Yapmanız gereken, Google Çeviri ana sayfasında &#8220;Çevir ve ara&#8221; linkine tıklamak ve aradığınız sorguya denk gelecek cevapları farklı dillerde de aramak.</p>
<p><strong>Farklı dosya biçimlerini bulma</strong></p>
<p>Google aramalarının birçoğu HTML biçimli dosyalara yönlenir; ancak bu ayarı PDF, Word, Excel, Flash gibi farklı dosya biçimlerine de yönlendirebilirsiniz. Bunu yapmak için <a href="http://git.pcnet.com.tr/132" target="_blank">git.pcnet.com.tr/132</a> adresini takip edin ve burada belirtilen dosya türlerini filetype özelliğiyle birlikte kullanın. Örneklemek gerekirse: kontrat filetype:doc işinizi görecektir.</p>
<p><strong>Hesaplamalar ve çevirmeler</strong></p>
<p>Google&#8217;ın gelişmiş hesap makinesi, İnternet üzerindeki en büyük yardımcılarınızdan biri; 7&#215;9&#8242;un kaç olduğunu merak ediyorsanız sadece yazın ve arayın. Şüphesiz ki Google size 63 yanıtını verecektir, tabi isterseniz hesap makinesini zorlamak için (7&#215;9) + (sqrt(10)^3) gibi daha zor bir soru sorabilirsiniz. Hesap makinesine ek olarak uzunluk, hacim, para birimi gibi aklınıza gelebilecek birçok dönüştürmeyi de yapabilirsiniz. Bunun için İngilizce kullanmanız yeterli. Mesela &#8220;21 inches in cm&#8221; size 53.34 cevabını verecek. Bu cevabın altında bulunan &#8220;hesap makinesi hakkında&#8221; bağlantısını incelemenizde büyük fayda var.</p>
<p><strong>Sözlük anlamlarına bakın</strong></p>
<p>Google cümleyi aradığınızda size hep arama sonuçlarını gösterir, ancak anlamlarıyla ilgilenmez. Ancak <a href="http://www.google.com.tr/dictionary">www.google.com.tr/dictionary</a> adresindeki Sözlük servisine gittiğiniz zaman, karşınıza çıkan sözlükler içinde bu kelimelerin anlamlarına göz atabilirsiniz. Henüz Türkçe seçeneği yok ancak yabancı dile yeteri kadar hâkimseniz, kullanmaktan çekinmeyin. Bir kelimenin anlamını görmek için başına “define:” yazarak aratmayı da deneyebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2010/10/04/google-puf-noktalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Online güvenlik çözümleri</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2010/09/20/online-guvenlik-cozumleri/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2010/09/20/online-guvenlik-cozumleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Sep 2010 08:37:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Daron Dedeoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=6991</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayarınıza herhangi bir güvenlik yazılımı kurmadan da internette güvenle sörf yapabileceğinizi biliyor muydunuz? Virüs, truva atı, malware ya da rootkit… Hemen her bilgisayar kullanıcısı sanal hayatında bir defalık da olsa bu ve benzeri zararlı programcıklar nedeniyle zarara ya da veri kaybına uğramıştır. Bunun ardından yapılan en mantıklı adım tam teşekküllü bir güvenlik yazılımı araştırmak ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-medium wp-image-6998" title="shutterstock_56459407" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2011/07/shutterstock_56459407-201x300.jpg" alt="" width="201" height="300" /><strong>Bilgisayarınıza herhangi bir güvenlik yazılımı kurmadan da internette güvenle sörf yapabileceğinizi biliyor muydunuz?</strong></p>
<p>Virüs, truva atı, malware ya da rootkit… Hemen her bilgisayar kullanıcısı sanal hayatında bir defalık da olsa bu ve benzeri zararlı programcıklar nedeniyle zarara ya da veri kaybına uğramıştır. Bunun ardından yapılan en mantıklı adım tam teşekküllü bir güvenlik yazılımı araştırmak ve bulunan alternatifleri denemek olabilir. Ancak bu yazılımların da bir maliyeti var; elle tutulur ve geniş kapsamlı çözümler çoğu zaman bütçe zorlayıcı fiyatlarda ve süre kısıtlamalı olarak kullanıcıların karşısına çıkıyor. Ücretsiz çözümlerse birbiri arasında doğru kombine edilmezse tam bir koruma sağlayamıyor. Üstelik bazen sahip olduğunuz güvenlik yazılımı doğru görev yapamadığından ya da yazılımın veritabanını canlı tutan laboratuar yeni nesil zararlıları listesine zamanında katamadığından sisteminize yine zararlı yazılımlar bulaşabiliyor. Bu gibi durumlarda yapılabilecekler sınırlı bir sayıda olsa da size farklı bir reçetemiz olacak; online güvenlik çözümleri.</p>
<p>“Güvenlik yazılımının online’ı olur mu hiç?” demeyin. Çünkü geldiğimiz çağda hemen her yazılımın bir web versiyonu bulunabiliyor. Üstelik bahsettiğimiz online güvenlik çözümleri sisteminizin tüm güvenlik kontrolünü üstlenmiyor, sadece mevcut güvenlik yazılımlarınıza yardımcı oluyor ve onların gözünden kaçan bir şeyler var mı diye sisteminizi tarayıp, raporlar oluşturuyorlar. Eğer siz de sisteminizde yüklü bir güvenlik yazılımı bulunduğu hâlde bilgisayarınızda virüs olabileceğini düşünüyorsanız bu online servisleri kullanarak diskinizi baştan aşağıya tarayabilirsiniz.</p>
<p><strong>Online güvenlik çözümleri ne kadar güvenli?</strong></p>
<p>Aklınızda hemen bir soru işareti belirip, bu güvenlik çözümlerine paranoyakça yaklaşabilirsiniz. Ancak hemen belirtelim, bu servisler hâlihazırda güvenlik yazılımları üreten ve kurulabilir güvenlik çözümleriyle sektörün son kullanıcı tarafını neredeyse parsellemiş, kendi içlerinde yenişemeyen, o meşhur ve pahalı yazılımların üreticilerinden geliyor. Yani siz sadece “duygusal” nedenlerden dolayı satın alamadığınız o yazılımların yerine kullanmakta olduğunuz ücretsiz çözümleri bu pahalı yazılımların üreticileri tarafından ücretsiz olarak sunulan online güvenlik hizmetleriyle destekleyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Nasıl çalışıyorlar?</strong></p>
<p>Aslında bir çok webware ya da online servis gibi bu güvenlik çözümleri de sunucular üzerinde çalışmak için geliştirilmiş durumdalar. Siz hâlihazırda kullandığınız web tarayıcınızla beraber bu servislerin üzerinde koştuğu sunuculara bağlanıp, sisteminizi taratarak zararlı yazılımları ya da casus yazılımları tespit edip silebilirsiniz. Bu anlamda tahmin edebileceğiniz gibi yoğun bir veri alışverişi yaşayacağınızdan hızlı ve kotasız bir internet bağlantısını tavsiye ediyoruz. Ancak kotasız bir bağlantıya sahip olmanız çok da hayati önem taşımıyor tabii… Hemen her gün güncellenen veritabanları sayesinde en yeni çıkan zararlı yazılımları bile tespit edebilen bu servisleri ara sıra da olsa kullanmanızda fayda var. Bu sayede kullanmakta olduğunuz güvenlik yazılımınızın aslında ne kadar “güvenilebilir” olduğunu da test etme imkânınız oluyor.</p>
<p>Şimdilik sadece sistem taraması yapabilen bu servisler tek dosya taraması ya da sisteminize bağladığınız herhangi bir optik medya ve harici disk taraması yapamıyor. Bu anlamda yazımızın başında da belirttiğimiz üzere, şimdilik mevcut güvenlik çözümlerinize bir tür destek ve yardımcı olarak kullanabiliyorsunuz. Yakın gelecekte bu tip standart özelliklere de kavuşacağını düşündüğümüz online güvenlik servislerini kullanmaya başlamanızı öneriyor ve sizleri, seçtiğimiz bazı güvenlik servisleriyle baş başa bırakıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/2010/09/20/online-guvenlik-cozumleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gmail kullanıcıları için 12 ipucu</title>
		<link>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2010/08/16/gmail-kullanicilari-icin-12-ipucu/</link>
		<comments>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2010/08/16/gmail-kullanicilari-icin-12-ipucu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2010 13:06:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kıvanç Tanrıkulu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.pcnet.com.tr/?p=2685</guid>
		<description><![CDATA[Popüler e-posta servisini daha verimli kullanmak için bilmeniz gerekenleri sıraladık. 1. Etiketlerle işinizi kolaylaştırın Gmail, yanıtlanan ve iletilen e-postaları “ileti grubu” halinde saklayarak kullanıcının işini kolaylaştırıyor. Bundan bir adım öteye giderek belirli konulara sahip ileti topluluklarına daha kolay ulaşmak istiyorsanız onları etiketlemelisiniz. E-postaları okurken ya da gelen kutunuzu incelerken etiketleyebilirsiniz. 2. Uzak makinelerde Gmail’i kapatın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/08/gmail.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2686" title="gmail" src="http://www.pcnet.com.tr/wp-content/uploads/2010/08/gmail-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Popüler e-posta servisini daha verimli kullanmak için bilmeniz gerekenleri sıraladık.</p>
<p><strong>1. Etiketlerle işinizi kolaylaştırın</strong></p>
<p>Gmail, yanıtlanan ve iletilen e-postaları “ileti grubu” halinde saklayarak kullanıcının işini kolaylaştırıyor. Bundan bir adım öteye giderek belirli konulara sahip ileti topluluklarına daha kolay ulaşmak istiyorsanız onları etiketlemelisiniz. E-postaları okurken ya da gelen kutunuzu incelerken etiketleyebilirsiniz.</p>
<p><strong>2. Uzak makinelerde Gmail’i kapatın</strong></p>
<p>Gmail, oturum açan kullanıcıyı bilgisayara bıraktığı bir çerez (cookie) vasıtasıyla hatırlıyor ve tekrar kullanıcı adı ve parola girilmesine gerek bırakmıyor. Uzaktaki bir bilgisayarda oturumunuzu açık unuttuğunuz durumlardaysa Gmail arayüzünün en alt kısmında bulunan “Son hesap etkinliği” bölümünden sorunu çözebiliyorsunuz. Uzaktaki tüm bilgisayarlarda Gmail oturumunuzu kapatmak bir tıklamayla elinizde.</p>
<p><strong>3. Gmail’in seçim hafızası</strong></p>
<p>Sırada oldukça ilginç bir özellik var. Diyelim ki, gelen kutunuzda bir arama yaptınız ve sonuçlardan bir kısmını seçili hale getirdiniz. Sonrasında gelen kutusuna geri dönüp aynı aramayı tekrarladığınızda, Gmail daha önceki aramanızda seçmiş olduğunuz e-postaları hatırlıyor ve otomatik olarak seçili hale getiriyor.</p>
<p><strong>4. Gmail’de not tutmak</strong></p>
<p>Gün içinde not almak istediğiniz şeyleri de Gmail’de saklayabilirsiniz. Bunun için Kişiler bölümüne e-posta adresi <a href="mailto:kullan%C4%B1c%C4%B1ad%C4%B1n%C4%B1z+Notlar@gmail.com">kullanıcıadınız+Notlar@gmail.com</a> olan bir kişi ekleyin. Sonrasında bir arama filtresi oluşturarak bu adresten gelen iletilerin Notlar olarak etiketlenmesini ve gelen kutusuna uğramadan doğrudan arşivlenmesini sağlayın. Artık not almak istediğiniz şeyleri bu adrese gönderebilir ve Notlar etiketine tıklayarak kolayca görüntüleyebilirsiniz. Üstelik gelen kutunuzda da görünmeyecekler.</p>
<p><strong>5. Adresinize eklemeler yapabilirsiniz</strong></p>
<p>Gmail, noktaları önemsememesine benzer şekilde, kullanıcı adlarının sonuna + işareti ile eklenen sözcükleri de önemsemiyor. Kısaca anlatmak gerekirse <a href="mailto:kullan%C4%B1c%C4%B1ad%C4%B1@gmail.com">kullanıcıadı@gmail.com</a> şeklinde olan adresinizi <a href="mailto:kullan%C4%B1c%C4%B1ad%C4%B1+xyz@gmail.com">kullanıcıadı+xyz@gmail.com</a> şeklinde de kullanabilirsiniz. Bu özellikle birlikte etiketleri ve filtreleri kullandığınızda aşağıdaki ipucuna ulaşabiliyorsunuz.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>6. Adreslerdeki noktalar önemsiz</strong></p>
<p>Gmail adreslerine e-posta gönderirken, adresin istediğiniz yerine nokta koyma lüksüne sahipsiniz. Örneğin adınızsoyadınız@gmail.com gibi bir e-posta adresiniz varsa, <a href="mailto:ad%C4%B1n%C4%B1z.soyad%C4%B1n%C4%B1z@gmail.com">adınız.soyadınız@gmail.com</a> ya da <a href="mailto:a.d.%C4%B1n%C4%B1z.soy.ad%C4%B1n%C4%B1z@gmail.com">a.d.ınız.soy.adınız@gmail.com</a> adreslerine gönderilen e-postalar problemsizce size ulaşacaktır.</p>
<p><strong>7. E-posta eklerine dikkat</strong></p>
<p>Gmail, kullanıcılarına sunduğu güçlü güvenlik özellikleriyle de oldukça adından söz ettiriyor. Fakat bu durum bazen işinizi zorlaştırabilir. Bazı e-posta servisleri EXE, VBS gibi uzantılara sahip dosyaları e-posta eki olarak kabul etse de Gmail’e böyle bir e-posta gönderildiğinde mesaj alıcısına ulaştırılmıyor. Böyle bir ihtiyacınız olduğunda gerekli dosyaları WinZip ya da WinRAR ile arşivleyerek gönderebilirsiniz.</p>
<p><strong>8. Kişileri arada bir temizleyin</strong></p>
<p>Gmail’in e-posta gönderdiğiniz tüm adresleri otomatik olarak kişiler listenize eklemesi çoğu zaman kullanıcının işini kolaylaştıran, verimli bir özellik. Fakat e-posta hesabınızı yoğun şekilde kullanıyor ve sürekli farklı adreslere ileti gönderiyorsanız kişi listeniz zamanla şişebilir. Bunun önüne geçmek için belirli aralıklarla kişiler listesine göz atmakta ve gereksiz olanları sayıları çoğalmadan def etmekte fayda var.</p>
<p><strong>9. Okunmamış postaları bulun</strong></p>
<p>Gelen kutunuzda bulunan okunmamış postaların bir süre sonra alt sayfalara düşerek görünmez hale gelmesi problem olabiliyor. Özellikle üzerinden uzunca bir zaman geçtiğinde okunmamışları bulmak zorlaşıyor. Aslında bunun için arama kutusuna “is:unread” ifadesini yazarak arama yapmanız yeterli. Okunmadan tarihe gömülen bütün e-posta iletileri önünüze serilecektir.</p>
<p><strong>10. “mailto:” bağlantılarını Gmail ile eşleştirin</strong></p>
<p>Web’de sörf yaparken karşımıza çıkan bazı web sitelerinde iletişim için mailto:xyz@xyz.com benzeri bağlantılarla karşılaşıyoruz. Normal koşullarda bu bağlantıya tıkladığımızda, sistemimizde varsayılan e-posta istemcisi açılıyor. Bunun yerine bu tür durumlarda e-postanızın Gmail üzerinden gönderilmesini istiyorsanız Google Toolbar’ın ayarlar bölümünde “”İlgili Kişiye Postala” bağlantıları için Gmail kullan” seçeneğini aktif hale getirmeniz yeterli olacaktır.</p>
<p><strong>11. İmla kontrolüne dikkat</strong></p>
<p>Özellikle iş amaçlı e-postalarda doğru bir dil kullanmaya ve yazım hataları yapmama dikkat eden kullanıcılar Gmail’in imla kontrolünü kullanabilirler. Yanlış yazdığınız birçok sözcüğü fark etmenizi sağlayabilecek olan bu özellik ne yazık ki tam anlamıyla güvenilir çalışmıyor. Yaptığımız denemelerde çok sayıda kullanıcı tarafından yapılan hataların doğru kabul edilebildiğine şahit olduk.</p>
<p><strong>12. Gmail ile sohbet daha güvenli</strong></p>
<p>Popüler anlık mesajlaşma programı MSN Messenger, bu alanda tartışmasız liderliğini koruyor. Google’ın Google Talk’la ona iyi bir rakip olduğunu söyleyebiliriz. Gmail arayüzüne entegre edilen sohbet özelliği de oldukça ilgi çekici. MSN Messenger iletilerinin şifrelenmeden gönderildiğini ve bu yüzden basit yazılımlarla bile ağdaki başka kişiler tarafından kolayca dinlenebildiğini defalarca yazmıştık. Bu durumun Gmail’in içindeki sohbet bölümünü kullanmak için geçerli bir sebep olduğunu hatırlatalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.pcnet.com.tr/makaleler/internet/2010/08/16/gmail-kullanicilari-icin-12-ipucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

