Image

E-devlet uygulamalarıyla kamu yönetiminin anlamı değişiyor

ImageDeloitte'un teknolojinin küresel düzeyde kamu sektöründe yarattığı dönüşümler üzerine yayınladığı "e-Devlet: Yaygın teknoloji ile vatandaşları yönetime katmak" başlıklı raporda, bilginin vatandaşlar ve devlet arasında paylaşımı incelendi. Rapor, bilgiyi vatandaşla sadece tek yönlü paylaşan klasik devlet kurumlarının yenilenme sürecinin hızlandığını vurguluyor. Rapora göre, artık hizmet alan vatandaşlar devlete daha kolay ulaşıyor, görüş ve eleştirilerini iletebiliyorlar. Böylece kamu kurumları daha etkin çalışırken, kaynak israfı da azalıyor.

Deloitte, "e-Devlet: Yaygın teknoloji ile vatandaşları yönetime katmak" başlıklı raporunu yayınladı. Raporda dünyadan e – devlet uygulamalarıyla ilgili örneklere yer verildi ve teknolojinin kamu hizmetlerini nasıl dönüştürdüğü irdelendi.  

Rapora göre, kamu sektöründe, artık bilgiyi klasik yöntemlerle saklayarak bir tür "klasör dolabı" işlevi gören kurumlar, etkin ve verimli çalışamıyor, vatandaşlara hizmet götüremiyor ve kamu kaynaklarını israf ediyorlar. 2007 yılı içindeki örnek olay incelemelerinden çözümler sunan raporda, görüşleri aktarılan Deloitte ortakları, kamu sektörünün verimli çalışması için anahtar kelimenin "yönetişim" olduğunu ifade ediyorlar. Vatandaşların da sürece katılmasına olanak sağlayan teknolojiler artık vatandaş – devlet ilişkisinin doğasını değiştiriyorlar.

Kamu kurumları ile vatandaşlar arasında "sanal yol"

Raporda yer alan dikkat çekici bir incelemede, Massachusetts Sağlık ve İnsani Yardım Hizmetleri Yönetim Kurumu'nun (EOHHS –  Executive Office of Health and Human Services) devlet hizmetinde bu "klasör dolabı"na dönüşmüş kurumları değiştirmek için devreye soktuğu bir plan örnek gösteriliyor. Bu örnekte, HHS'in (Health and Human Services) tüm hizmetleri entegre, modern bir akışa kavuşturuldu. Bu hizmetlere ulaşmak için üretilen bir web uygulaması olan HHS "Sanal Yol"una başvuran vatandaşların bilgileri ilgili tüm kurumlara gönderiliyor. Bu şekilde vatandaşın durumu ile ilgili olabilecek tüm Sağlık kuruluşları, Sivil Toplum Örgütleri, Evsizler için Barınaklar, Bağımsız Yaşam Merkezleri gelen bilgilerden hangi hizmetlerin verilebileceğini, vatandaşın hangi programlara hak kazandığını belirleyebiliyorlar. Tüm kurumların şifreleriyle ulaşabildikleri bu sanal yol sayesinde, gereksiz kırtasiye, fazla sayıda başvuru ve zaman ve emek kaybı engelleniyor.

Hindistan'da kamu – özel sektör elele

Bir başka örnek ise özel sektörün de kamu yönetişiminde oynayabileceği rolün altını çiziyor. "Saksham" adı verilen pilot projede Microsoft ve Kanada Uluslararası Kalkınma Merkezi Hint köylerine yerleştirdikleri İnternet kioskları ile yaklaşık 4.000 kullanıcıya ulaştılar. Hükümet hizmetleri ve banka, sigorta gibi özel sektör ticari faaliyetlerinin bir karışımı kioskların bakımını olanaklı hale getirdi.

Londra'da trafik sıkışıklığına çözüm

Yine Londra'da yapılan bir uygulama, tüm zorluklarına rağmen iyi yönetişim ile ne kadar olumlu sonuçlar alınabildiğini gösteriyor: Şehrin trafik sıkışıklığına karşı geliştirilen ödemeli trafik bölgeleri çözümü, tüm ilgili paydaşlar (33 Londra semti, acil servisler, iş ve sanat çevreleri, özürlü grupları) toplanıp önerileri paylaşılarak geliştirildi. 2003 Şubat ayında başlayan ödemeli sistem, şimdi daha da fazla paydaş ile şehrin güneyine genişletildi.

Meksika'da halka yayılan vergi mevzuatı ile kayıt dışı ekonomi engelleniyor

Meksika'da 45 milyon çalışan olmasına rağmen, yakın zamana kadar hükümet sadece 12 milyon kişiden vergi toplayabiliyordu ve çalışanların yarısından çoğu resmi ekonominin dışında hayatlarını kazanıyorlardı. Bunun, her vatandaşın kimlik bilgilerinin farklı devlet dairelerine dağılmış olmasından ve vergi yasalarının karmaşıklığından kaynaklandığı ortaya çıkınca Meksika'nın federal vergi kurumu, Servicio de Administration Tributaria (SAT) Latin Amerika tarihinin en büyük reform projesine girişti. Farklı bölümlerde çalışan yüzlerce memurun bilgiyi paylaşacakları bir teknoloji altyapısı kuruldu. Sonuçta her vergi yükümlüsüne bir kişisel numara verilirken, vergilerin basitçe anlaşılması ve ödenmesi için bir web hizmeti projesine başlandı.

Türkiye e-devlette ilk onda

Raporla ilgili bir açıklama yapan Deloitte Türkiye Kamu Sektörü Lideri Bülent Beydüz, "Bilgi çağı ve onun teknolojileri kamu hizmetlerinin boyutlarını değiştiriyor" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de e-devlet uygulamalarında oldukça ileri bir noktaya ulaşılmış durumda. Geçtiğimiz günlerde ABD'deki Brown Üniversitesi, 198 ülkedeki kamu kurumlarının İnternet üzerinden verdikleri hizmetlerini araştırdı. Çalışmada bu hizmetlerde Türkiye'nin ilk ona girdiği ve Almanya, İsviçre gibi gelişmiş ülkeleri geride bıraktığı ortaya çıktı. Vergi, Kimlik, Pasaport hizmetlerinin web üzerinden erişilen hizmetleri, e-devlet ve kamu sektöründe övgüye değer uygulamalardır."

Deloitte, kamu sorunlarını çözen "yönetişim" projelerine danışmanlık veriyor

Bülent Beydüz, küresel örneklerin yer aldığı Deloitte raporunu örnek göstererek Türkiye'de de çözüm bekleyen bir çok kamu hizmetine yeni yaklaşımlar getirilebileceğini ifade etti. Beydüz şunları söyledi:

"Ülkemizde özellikle kayıt dışı ekonominin engellenmesinde aktif rol oynayacak geliştirmeler, sağlık sektöründe vatandaş odaklı çözümler, halen e-devlet uygulamalarının önünde duran önemli sorunlardır. Deloitte, sahip olduğu küresel deneyim ve bilgi ile kamu hizmetlerinde yönetişim çözümleri oluşturmaktadır. Dünyada bir çok başarılı e-devlet uygulamasının altında imzası olan Deloitte, Türkiye'de de bu uzmanlığını kamu kurumlarının hizmetine sunmaktadır ve bundan sonra da sunmaktan büyük gurur duyacaktır."

Yorum yazın