E-posta adreslerimize “@” işaretini koyan Ray Tomlinson

E-postanın kökeni

Elektronik postanın evriminin arkasındaki hikâyeyi anlatıyoruz.

Elektronik posta (kısaca e-posta) yadsınamaz bir başarı hikâyesidir. Her gün milyarlarca e-posta gönderiliyor ama başlangıçta e-posta o kadar da iddialı bir teknoloji değildi.

E-posta adreslerimize “@” işaretini koyan Ray Tomlinson

E-posta adreslerimize “@” işaretini koyan Ray Tomlinson

Çok kullanıcılı bilgisayarlar

Başlangıçta anabilgisayarlar sadece oturum açmış kullanıcının bir başka kullanıcı için mesaj bırakmasına izin veriyordu. 1965’te Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) çok kullanıcılı DEC PDP bilgisayarları için de benzer bir sistem kuruldu. Her ne kadar yararlı olduysa da bu teknoloji elektronik yapışkanlı kâğıtlardan daha gelişmiş değildi. Ancak, bilgisayarlar birbirine bağlanmaya başladıkça durum değişmeye başladı.

Ağ mesajlaşması

Elektronik mesajlaşmanın gelişmesini hızlandıran, ARPAnet’in ortaya çıkması oldu. Ağ iletişimi, tek bir bilgisayar üzerindeki kullanıcıların birbirine mesaj bırakmasından daha karmaşık bir meseledir. Mesajların hem belli bir kullanıcıyla hem de belli bir bilgisayarla eşleştirilmesi gerekir.

İlk ARPAnet e-postasını gönderen kişi Ray Tomlinson olmuştur. Tomlinson, ABD Savunma Bakanlığı tarafından internetin temellerini atmak üzere atanmış Bolt Beranek and Newman (BBN) firmasında bilgisayar mühendisiydi.

1972’de Tomlinson farklı PDP bilgisayarlarında çalışan araştırmacıların birbirine mesaj göndermelerini sağlayan bir program yazdı. “Adres” sorunun ortadan kaldırmak için de kullanıcı adları ve bilgisayar adları arasına “@” işareti koydu.

UNIX mail

1974 yılında yüzlerce askeri ARPAnet kullanıcısı birbirlerine e-posta mesajları gönderiyordu. Bu sistem o kadar popülerdi ki birkaç yıl içinde ARPAnet trafiğinin %75’ini e-postalar oluşturmaya başladı.

Bu ivme o kadar etkileyiciydi ki henüz başlangıç aşamalarında olan UNIX işletim sistemine de “mail” programının eklenmesine yol açtı. 1970’lerin sonlarında artık ticari e-posta yazılımları görülmeye başlamıştı.

Standartlar

ARPAnet büyüdükçe çok daha çeşitli bilgisayarları birbirine bağlamaya başladı ve bu bir e-posta standardı ihtiyacını doğurdu. Yaygın şekilde benimsenen ilk standartlardan biri SMTP (Simple Message Network Protocol: Basit Mesaj Ağ Protokolü) oldu.

Jonathan Postel, SMTP’yi geliştiren isimler arasındaydı ve SMTP hem diğer e-posta protokolleriden hem de FTP’den (File Transfer Protocol: Dosya Aktarım Protokolü) önemli esintiler taşıyordu. 1981’e gelindiğinde Postel, SMTP standardını RFC 788 koduyla yayımladı.

1980’lerin başlarında artık SMTP, devamlı olarak birbirine bağlı olan ve sayıları giderek artn bilgisayarlar arasında genel geçer e-posta standardı haline gelmişti.

SMTP’nin mucidi Jonathan Postel

SMTP’nin mucidi Jonathan Postel

POP

Ne var ki, daha sıkı e-posta güvenliğine ve yeni standartlara ihtiyaç duyulmaya başlandığında SMTP yetersiz kalmaya başlamıştı.

POP (Post Office Protocol: Postane Protokolü) 1980’lerin ortasında görülmeye başlandı. POP piyasaya dahili kimlik doğrulama mekanizmasıyla çıkmış olmasına rağmen, kullanıcı adı ve parola uygulamasına ancak POP3 zamanında geçildi.

Geliştirilmiş POP3 standardını hemen zirveye oturtan özellikleri vardı: tamamlanmış meydan soru-cevap (challenge-response) protokolü ve MD5 şifreleme yöntemi. Günümüzde bile e-posta servislerinin ve ürünlerinin çoğu POP3 uyumludur.

IMAP

1980’lerin sonlarında IMAP (Internet Message Access Protocol: İnternet Mesaj Erişim Protokolü) internetle büyüyen nesil için yeni e-posta standardı olma iddiasıyla ortaya çıktı.

IMAP’i POP3’ten üstün kılan kapsamlı özellikleri vardır. Bu özelliklerden en temeli, gönderilemeyen mesajların sunucuda saklanması ve kullanıcı ağa bağlanır bağlanmaz iletme özelliğidir. Buna ek olarak, IMAP birden çok kullanıcının eş zamanlı olarak bağlanmasına da izin verir. Bu özellikler, merkezi olmayan çevrimiçi e-postaların işlenmesinde oldukça önemlidir. O yüzden günümüzün bulut tabanlı e-posta sistemlerinde en son IMAP4 sürümünün kullanılması şaşırtıcı değildir.

Yorum yazın