oled1

Beş dakikada OLED’i tanıyın

OLED’ler, yani ışık yayan organik diyotlar (Organic, Light-Emitting Diodes) TV izleme yöntemlerimizi kökünden değiştirecek gibi görünüyor. Ama bu değişimden önce OLED’in ne olduğunu ve yaşamımıza ne gibi yararlar sağlayacağını öğrenelim.

LED (IŞIK YAYAN DİYOT) NEDİR?

Işık yayan diyot, üzerinden akım geçtiğinde ışık üreten minik cihazlardır. Enerjiyi çok daha verimli kullanırlar ve ampullerden çok daha dayanıklıdırlar. Üstelik fazla ısı üretmez ve çalışmak için lamba teline ihtiyaç duymazlar. Ayrıca, pikselleri parlatarak görüntü oluşturmak için sürekli siyah ışığa gereksinim duyan likit kristal ekranlardan (LCD) çok daha az güç tüketirler. LED’ler, biz farkına varmasak da, günlük hayatımıza çoktan girmiştir: asetilen lambaları, dijital saatler, uzaktan kumandalar bunlardan bazıları.

PEKİ BU “O” NEREDEN GELİYOR?

OLED’in O’su, organik demektir. Organik, karbon tabanlı bir tabaka, iki iletken (anot ve katot) arasında sıkıştırılır ve enzim adı verilen ana maddeyle desteklenir. Elektrik akımı geçtiği zaman, ışık kaynağı üretim yapar. Organik olmayan bir LED’de, iki iletken arasına sıkıştırılmış olan tabaka esnek değildir; bu da, organik karbon temelli LED’in üstün olmasının sebebidir. Çünkü OLED’lerdeki organik tabaka, jilet inceliğinde, çok hafif, süper parlak ve esnektir. Bu, OLED’lerin, bükülebilir ekranlardan, parlak ve kristal kadar berrak TV’lere veya transparan ekranlara kadar birçok inanılmaz cihazda kullanılabileceği anlamına gelir.

BİR OLED TELEVİZYON, IŞIĞI VE GÖRÜNTÜYÜ NASIL OLUŞTURUYOR?

“Bir OLED ekranı, teker teker piksellerden veya ekrandaki elementlerden yararlanarak kendi ışığını kendisi üretir” şeklinde veriyor Sony’nin ses teknolojileri departmanı müdürü Peter Hainsworth bu sorunun yanıtını. “OLED, ekranda belirecek olan ışık ya da rengin ihtiyaç duyduğu kadar enerji üretmeye yetecek kadar güç harcar. Yani, tamamen beyaz bir görüntü elde etmek için maksimum güç kullanılırken, simsiyah bir görüntü için hiç güç kullanılmaz. Bir LCD’deyse siyah ışık daima açıktır.”

Her biri belirli bir uygulama için tasarlanmış farklı tipte birçok OLED var. Sony (www.sony.com.tr), en üst seviyede ışık yayan ve çok parlak görüntü üreten OLED’leri kullanma eğiliminde. Bu OLED’lerde ışık, iki iletken arasına sıkıştırılmış yansıtıcı enzimlere çarpıp geri sıçrar ve bu sayede çok parlak bir görüntü elde edilir. Transparan tip bir OLED ise, ışığın tüm aygıttan geçmesine izin verir ve bu sayede transparan resimler görüntülenebilir.

OLED’İN OLAĞAN ÜSTÜLÜĞÜNÜN DOĞADA NASIL BİR BENZERİ VAR?

Ateş böcekleri gibi canlılar, biyokimyasal bir tepkime (kimyasal oksidasyon) sayesinde kendi ışıklarını üretirler. OLED ise, kendi ışığını elektrik akımı geçtikten sonra üretir. “Yani aynı sonuca farklı yollardan ulaşırlar. Fakat OLED’in kökleri, sıkıca doğal dünyaya bağlıdır.” diyor Hainsworth.

OLED’LERLE BAŞKA NE YAPILABİLİR?

Bu liste çok uzun. Samsung gibi şirketler tarafından üretilen transparan OLED prototipleri, ekrana bakarken üzerinde görüntülerin belirdiği bir pencereyi izlermiş gibi hissetmenizi sağlar. Bu teknoloji, otomobillerde kullanılan navigasyon sisteminin ön cama yansıtılmasına olanak verir. Bu sayede sürücü, gideceği yola ve izleyeceği rotaya kolayca erişebilir. Hainsworth aynı zamanda bu sistemin vitrinlerde kullanılabileceğini, vitrin camına yansıtılan reklamlarla, müşterinin mağazada satılan ürünleri görmesinin sağlanabileceğini belirtiyor.

Sony ve Samsung, birçok ticaret fuarında (Consumer Electronics Show bunlardan biri) bükülebilir ekran prototiplerini göstermeye şimdiden başladı. Bununla ilgili bir klibi YouTube’da bulabilirsiniz. (http://git.pcnet.com.tr/121)

Esnek ekran özelliği, yaratıcılık ve yenilikçilik konusunda son derece cesaret verici. Mesela bu ekranlar giysilerde kullanılabilir ve bu sayede televizyon ekranları taşınabilirlik konusunda yepyeni bir seviyeye ulaşabilir. Katlanabilir, rulo yapılıp bir çantaya sokulabilir ve tatile sizinle birlikte çıkabilir. General Electrics (GE) şimdiden OLED ruloları üretimi için gazete üretim bantlarından esinlenmiş. (http://www.grcblog.com/?p=247) “Işıklandırılmış duvar kağıtlarını hayal edin” diye öneriyor General Electric Research (www.ge.com/research).

OLED’İN BAŞKA AVANTAJI VAR MI?

OLED’ler, diğer ekranlardan çok daha fazla parlaklıkta ışık üretme yeteneğine sahip. Tipik bir düz ekran televizyonun kontrast oranı 50,000:1. civarındadır. Bu, ekranın karanlık ve parlak bölümlerinin arasındaki dinamizmin ölçüsüdür. Halbuki Sony’nin 11” OLED TV’si Bravia XEL-1’in kontrast oranı 1,000,000:1.’dir. “Bu yalnızca bir rakam, fakat ekranda beliren fotoğrafa baktığınızda, gerçeklik son derece olağan üstü oluyor.”  şeklinde iddia ediyor Hainsworth.

OLED ekranlar aynı zamanda inanılmaz hafif: Sony’nin televizyonunun ağırlığı yalnızca 2 kg. Ayrıca LCD’den çok daha geniş bir görüş açısına sahip (yaklaşık 170 derece). Bu, temiz bir görüntü elde ederek, ekrandan dairesel olarak uzaklaşabileceğiniz en uzak mesafenin ölçüsüdür.

OLED’İN DEZAVANTAJLARI NELER?

Şimdilik OLED’lerin en büyük dezavantajı, üretiminin çok pahalıya mal olması. Çünkü henüz seri üretime geçilmiş değil.  İyi olansa, ekranların hızlı ve yeterli üretiminin yolları belirlendiğinde bu fiyatın hızla düşeceği haberi. Her ne kadar bu hız, ilk gelecek taleplere bağlı olsa da, beklemeye değer.

OLED CİHAZLARI ŞİMDİDEN SATIŞTA

OLED’lerin üretim maliyetleri çok yüksek olduğu için şimdilik pazarda kısıtlı olarak bulunuyor. Fakat çok az olan güç tüketimleri sayesinde cep telefonları, dijital kameralar, MP3 çalarlar ve diğer taşınabilir cihazlar için son derece kullanışlı olduğu ortada.

Yorum yazın