Memoria, psicologia, genio, idee, creativit, Meccanismi

Maker’ların Yükselişi

Mucitler, birleşin! Dünyayı daha iyi bir yere dönüştürme zamanı. Dünyada ve Türkiye’de giderek büyüyen muhteşem “maker” dünyasını keşfe çıkıyor, sizin de bu dünyaya nasıl katılabileceğinizi anlatıyoruz.

Maker’lar geliyor. Henüz “maker hareketi”ni duymadıysanız ya da içine girmediyseniz şimdi kulaklarınızı açıp dinlemenin zamanı. Mevcut maker topluluklarına katılmak ya da ilgi alanlarınız doğrultusunda kendi topluluğunuzu kurmak için bir sürü fırsat var. Intel bile web sitesinde yeni bir “Maker” alanı açarak bu harekette yer almak isteyenlere destek ve kaynak sunuyor.

Özel becerilere ihtiyacınız yok. Maker’ları birleştiren şey, bir şeylerin nasıl çalıştığına dair merak, mevcut şeyleri değiştirme arzusu ve bazı durumlarda tepeden tırnağa yeni bir şey yaratma isteği.

Maker hareketinin ayırt edici özelliği, psikolog ve felsefeci Jean Piaget’nin öne sürdüğü konstrüktivizm (yapılandırmacılık ya da oluşturmacılık) kuramına bağlı kalması. Bu kurama göre sosyal oyunlar hem çocuklarda hem yetişkinlerde etkili bir eğitim yöntemi. Sonuçta ortaya sosyal etkileşimin yanı sıra yaratıcılığa değer veren bir topluluk çıkıyor ve yeni bir teknolojik devrimin temelleri atılıyor.

Maker nedir?

Peki, maker olmanın şartları neler? İngilitere’deki maker odaklı elektronik şirketi Pimoroni’nin kurucu ortağı olan Paul Beech, “etrafınızdaki dünyaya karşı merak duymak” diyor. “Maker’lar gördükleri şeylere ‘Aa, ne güzelmiş, kullanayım bari.’ demek yerine ‘Acaba nasıl çalışıyor? İçinde ne var? İçini bir göreyim, ben de bir şeyler yaparım.’ diyor. Maker olmak için bir şey yapmanıza gerek yok çünkü maker olmanızı sağlayacak şeyler zaten yıllardır piyasada. Maker hareketi buna sadece bir isim veriyor ve insanları bir araya getiriyor.”

Pimoroni’nin diğer ortağı olan Jon Williamson şöyle ekliyor: “Maker, yapmak istediği şeye ulaşmak için bir süreci öğrenen insandır. Ben bunun programlamadan çok fiziksel şeylerle ilgili olduğunu düşünüyorum. Ama bir hedefe varmak ya da bir şey yaratmak istiyorsanız, öğrenmeye ve kendiniz yapmaya hazırsanız benim gözümde maker’lık bu demektir.”

Pimoroni, maker hareketinin dönüştürücü etkisinin harika bir örneği. Şirket kurulmadan önce Jon programcıydı, Paul ise hayatını grafik ve web tasarımıyla kazanıyordu. Tüm bunlar 2012’de, düşük maliyetli Raspberry Pi geliştirme kartının piyasaya çıkmasıyla değişti. “Raspberry Pi’ın logo tasarım yarışmasını kazandım.” diyor Paul. “Yani projeyi yakından takip edebildik ve en başından işe dahil olduk.” Sunulan kasa tasarımlarından memnun kalmayan Paul ile John, daha iyisini yapmak için kolları sıvadılar: “Daha iyi görünmeyi hak ettiğini düşünüyorduk.”

1

Her yer bir maker atölyesi olabilir. Önemli olan kafa dengi insanları bir araya getirmek.

Fakat “harika” Pibow kasalarını hayata geçirmek için önlerinde aşmaları gereken büyük bir engel bulunuyordu: Ne Paul’ün ne de Jon’un üretim deneyimi, donanımı ya da bunları satın alacak parası vardı. İşte maker hareketine de bu noktada, yerel bir hacker atölyesini (hackerspace veya hackspace) ziyaret ederek girdiler.

Hackerspace’e hoş geldiniz

Maker kültürünün temelinde hacker atölyeleri var. Hemen hatırlatalım, buradaki “hacker” terimi kötü niyetli bilgisayar korsanlarını değil, bir şeyleri daha iyi hale getirmek için onları bozup değiştirmeye meraklı kişileri ifade eden geleneksel “hacker” tanımını kapsıyor. İlgi alanlarına göre farklı isimler verilen bu atölyeler buluşma mekânları şeklinde başladı. Nottingham kentindeki Nottinghack adlı hacker atölyesinin kurucu ortağı ve serbest maker Dominic Morrow, “Her ayın üçüncü çarşambası bir pub’da buluşmaya başladık.” diyor. “Alet edevat biriktirebileceğimiz, projelerimizi saklayabileceğimiz bir yer hayal ediyorduk. Banyo büyüklüğünde bir depo kiraladık. Ortak bir odaya açılıyordu ve oradaki ilk gecemizde o kadar yağmur yağdı ki elektrik tesisatı kısa devre yaptı. Muhteşemdi.”

Kendi deyimleriyle “Nottingham istasyonundan bir Nerf atımı uzaklıkta” olan bu depo Nottinghack’in ilk fiziksel mekânı olsa da Dominic, hacker atölyelerinin belirleyici özelliğinin binalar olmadığını söylüyor. “Kimi hacker atölyeleri gördüm ki civarda buluşacakları Wi-Fi bağlantılı bir pub bulamadıkları ya da ev sahibi havya kullanımına izin vermediği için battı. Aslında bunların hiçbiri önemli değil. İşin sırrı, düzenli olarak buluşmaya ve işe dahil olmaya istekli insanlar. Eğer geniş bir grubunuz varsa hacker atölyesi hazır demektir.”

Adı ya da fiziksel imkânları ne olursa olsun, bir hacker atölyesi belli türden insanları bir araya topluyor. Eğitsel robotik firması Dexter Industries’in kurucusu John Cole, “Mühendislik camiasında olmayan bir şeyi burada görebiliyorsunuz: başarısız olmaktan korkmayan insanlar.” diyor kahkahayla gülerek. “Denemeyecekleri hiçbir şey yok. Belki de her şey bunun üstüne kurulu. Başarısızlık diz boyu ama bunun nedeni insanların denemekten çekinmemesi. Neler yapılabileceğinin sınırlarını bilmiyorlar, o yüzden yepyeni ve ilginç bir şeyler denemekten korkmuyorlar.”

Bir maker atölyesine katılmak normalde erişemeyeceğiniz araç ve donanımı size sağlayabilir.

Bir maker atölyesine katılmak normalde erişemeyeceğiniz araç ve donanımı size sağlayabilir.

John’un çalışma arkadaşı olan ve Dexter Industries’e katılmadan önce ne mühendislik ne de elektronik eğitimi bulunan Taryn Sullivan, şöyle ekliyor: “Bence hacker atölyelerinin esası, hiçbir şey bilmeyen insanlara da kapılarını açmaları. Zaman ayırıp buraya geliyorlar. Katkı dediğin budur. Bence bu, bu topluluğa özgü olan, herkese harika bir eğitim ve başkalarına karşı hoşgörü sağlayan bir şey. Ben de ilk gidişimde korkuyordum elbette. ‘Oradakilerin hepsi erkektir.’ diye düşünüyordum. Öyleydi de ama herkes bana karşı çok iyiydi.”

Hacker atölyeleri daha geleneksel eğitim kurumlarında bile kendine yer buluyor. Winchester House Okulu’ndan Chris Leach kısa süre önce okul içinde TinkerShed adında bir ortaklaşa hacker atölyesi kurdu. “Kendi projeleri üstünde çalışan altıncı sınıf öğrencilerinden oluşan küçük bir ‘danışman’ grubumuz var.” diye açıklıyor, “bu sayede Shed’de ne yapmak istediklerini biliyoruz. Şansımız var ki restorasyon masraflarının bir kısmını okul aile birliğimiz üstlendi. Bunu okul için bir pazarlama aracı olarak kullanmayı ve önümüzdeki akademik yılda daha fazla bütçe sahibi olmayı umuyoruz.”

Nottinghack gibi hacker atölyeleri zihinlerin buluşmasından fiziksel bir mekâna geçişi genelde bir dizi araçla yapıyor. Teknolojinin ilerleyişi mekanik üretimi milyonlarca dolarlık dev fabrikaların tekelinden aldı, yeterince motivasyon sahibi hobicilerin, hatta ayırabilecek azıcık ekstra geliri ve kurcalama isteği olan bireylerin yapabileceği bir şeye dönüştürdü. Hacker atölyelerinde genelde havya istasyonları, sütunlu matkap, 3B yazıcı ve lazerli kesici gibi aygıtlar bulunuyor ve üyelere bu aletlerin eğitimi veriliyor.

Intel’den maker hamlesi

Intel uzun zamandır ana akım işlemci pazarının baskın gücü, fakat şirket maker kervanına katılmakta da gecikmedi. Rakip firma ARM’ın tasarladığı yongalarla çalışan Raspberry Pi’ın satışları artınca Intel de kendi kartlarıyla karşılık verdi: MinnowBoard, Galileo, giyilebilir ürünleri hedefleyen Curie ve en son çıkan, küçük ama kuvvetli Edison.

9

Kimileri Intel’in çözümlerini başarısız bulsa da şirket bu pazara cidden ilgi duyuyor. Intel, web sitesinde Intel Maker adlı bir bölüm açarak maker’lara kendi ürünlerinin nasıl kullanılacağını da öğretmeye odaklandı. Intel, Arduino’nun ve Raspberry Pi’ın yanında bu sektörün küçük bir oyuncusu olsa da rakiplerini gölgede bırakacak kapasitesiyle gelecekte dikkate alınması gerekecek bir şirket.

Başarısızlık dizboyu çünkü hiçkimse denemekten çekinmiyor

Pimoroni’nin kurucu ortaklarının ilgisini çeken ikincisi olmuş: “Bu fikir ilk defa aklımıza geldiğinde Sheffield’da erişebileceğimiz bir lazerli kesici yoktu. Biz de Manchester’daki Fab Lab’in kapısını çaldık.” diyor Paul, katmanlı akrilik Pibow kasasını piyasaya nasıl sürdüklerini anlatırken. “Alete erişmek pek kolay değildi ve lazerli kesicide çok vakit geçiremiyorduk. Derken Sheffield’daki Access Space’e Avrupa’dan gelen fonlarla bir lazerli kesici alındı. Hemen oraya gittim. Her şey böyle başladı.”

Pimoroni’nin şimdi Sheffield merkezindeki endüstriyel birime bir sürü lazerli kesicisi var. Kafalarında bir fikir olan bir avuç insandan ve hacker atölyesi üyeliğinden, kendi üretim tesislerine ve makinelerine sahip bir firmaya dönüşmek bir ihtiyacın sonucu.

“Yerel hacker atölyesinde biraz takılıp kasayı yaptık, sonra satışa sunduk. Birden bomba gibi patladı. 4.000 sipariş birden alınca talebi karşılamak için şirket kurmanız gerekiyor. Pimoroni bir mecburiyetten doğdu çünkü lazerli kesicilerin, kira kontratının ve diğerlerinin birilerinin adına olması gerekiyordu.”

detroit-maker-faire-2010-12

Fakat yerel hacker atölyesinin yardımı olmasa şirket belki de hiç kurulmayacaktı. “Orası olmasaydı her şey çok farklı olacaktı. Belki daha geç olacaktı, belki de hiç olmayacaktı. Fakat o araçlar ve bize o araçları nasıl kullanacağımızı öğretmeleri çok işimize yaradı.”

Başlamak için gereken rakam, araçlar ortaklaşa kullanıldığı için düşük. “Toplam maliyet 50 sterlinin altındaydı. Bu, birçok insanın biriktirebileceği bir rakam.”

Tabii ki hacker atölyesine kaydolan herkes kendi şirketini kuracak diye bir kural yok. Birçok üye zaten iş sahibi ve yeni iş aramıyor. Bazılarıysa sırf kendi kişisel projelerine destek almak ya da belli bir alandaki uzmanlığını paylaşmak için geliyor.

6 adımda hackerspace kurma

Nottinghack’in kurucu ortağı Dominic Morrow’un ortaklaşa çalışma ve hacker atölyesi kurmak isteyenlere verdiği tavsiyeler:

  1. Bir toplulukla başlayın. Büyük bir grubunuz varsa hacker atölyeniz de var demektir.
  2. Hemen bankada hesap açtırın. Hiç zaman yitirmeyin.
  3. Hacker atölyesi istiyorsanız kendiniz yapacaksınız. İşi başlatıp her şeyi başkalarına yıkma hayali kurmayın.
  4. Ne istediğinizi iyi düşünün. Eğer hacker atölyesinden para kazanmayı planlıyorsanız avucunuzu yalarsınız.
  5. Güveninizi boşa çıkarmadıkları sürece herkese güvenin. Tüm üyeler eşit olmalıdır.
  6. Gözünüz dışarıda olsun. Bunu sizden önce yapan nice insan var. Tekerleği baştan icat etmeyin. Diğer atölyeleri, mümkünse başka ülkelerdekileri de ziyaret edin.  Dünya çapındaki topluluğun parçası olun. Dost canlısı olun.

Yapılanları gösterin

Maker kültürünün birçok çıktısı soyut. Eğitime ve ortaklaşa çalışma süreci, başarısızlığa uğramış projelerin bile yararlı olmasını sağlıyor ve maker’lar çoğu zaman başkalarının çalışmalarından esinleniyor (Bunlar her zaman değilse bile genellikle Creative Commons lisansıyla yapılıyor.) ve bunu yeni bir şey yaratmak için temel olarak kullanılıyor.

Ama bazı sonuçlar yaygınlaşıyor. Örneğin Raspberry Pi Compute modülüyle çalışan The Slice adlı medya oynatıcı; Raspberry Pi Vakfı, Pimoroni ve müzik yapımcısı Mo Volans ortaklığının bir ürünü ve geçen yıl Kickstarter’da 1.500’den fazla destekçiden yaklaşık 230 bin sterlin maddi destek sağladı. Maker odaklı Raspberry Pi olmasaydı büyük olasılıkla The Slice var olmayacaktı. Yine de ürünün cazibesi maker kültürüyle kısıtlı kalmayıp ana akıma kadar uzanıyor.

York Maker Space grubu kendi başlarına MakeSpace adlı bir oyun konsolu geliştirmiş.

York Hackerspace grubu kendi başlarına HackSpace adlı bir oyun konsolu geliştirmiş.

Bazı projeler ise daha nişte kalıyor ve piyasaya kârlı bir ürün sürme isteğinden çok, yaratıcılarının tutkularını yansıtıyor. York’taki SpaceHack adlı hacker atölyesinden Bob Stone, “New Castle’daki İngiliz Maker Fuarı’nda çıkış yapmak için atölyemize bir grup projesi arıyorduk.” diyor.

Merkezi bir Raspberry Pi’den ve dört adet kontrol modülünde birer Beagle Bone Black devre kartından oluşan aygıt, Henry Smith’in Spaceteam adlı mobil oyununun fiziksel versiyonu. Her oyuncuya bir kontrol paneli veriliyor ve hepsinin belli bir süre içinde belli görevleri yerine getirmesi isteniyor. Aksi takdirde uzay gemisinin başına türlü belalar açılıyor. Bu yetmezmiş gibi, kontroller her turda gelişigüzel olarak atanıyor, her oyuncunun talimatları değişiyor ve bir oyuncunun kontrol paneli talimatları çoğu zaman diğer bir kullanıcının kontrollerine atıfta bulunuyor.

“Genelde en çabuk kavrayanlar küçük çocuklar oluyor. Tekrar tekrar oynuyor ve ustalaşıyorlar.” diye neşeyle anlatıyor Bob. “Sağ kaldığınız her turda oyunun zamanlayıcıları hızlanıyor ve öyle bir noktaya geliyor ki oyunun teknolojik jargon içeren komutlarını zamanında okumanız bile mümkün olmuyor. Gemi patlamadan beşinci, altıncı tura kalan çocuklar oldu.”

Türkiye'deki meraklıların takip edebileceği en kapsamlı sitelerden biri makersturkiye.com

Türkiye’deki meraklıların takip edebileceği en kapsamlı sitelerden biri makersturkiye.com

Maker topluluklarının organize ettikleri ulusal Maker Panayırlarının yanı sıra Mini Maker Panayırı (Mini Maker Faire) denen bölgesel toplantılar da oluyor ve buralarda maker’lar buluşup yaratımlarını paylaşabiliyor. İstanbul’da ilk Mini Maker Faire geçen yıl düzenlendi ve 10-11 Ekim’de bir kez daha düzenlenecek (www.makerfaireistanbul.com).

Maker hareketinin bir diğer ürünü ise maker’ları hedefleyen ve genelde bu kültürün içinden doğan şirketlerin yükselişi. Bunların birçoğu vefa borcunu ödüyor. Dexter Industries’in en ünlü ürünü, Raspberry Pi ile çalışan robotik kiti olan BrickPi, bir Kickstarter kampanyasıyla hayata geçirildi ama serbest lisansla herkese açıldı. Amerikalı maker mağazası Adafruit ise genelde kendi web sitesinden sattığı bileşenlere ve aygıtlara dayalı öğreticilerin ve projelerin paylaşıldığı bir öğrenme portaline sahip.

Bazen ürünler belli bir çevrede kalıyor. 2005’te Ivrea Etkileşim Tasarım Enstitüsü’ndeki öğrencilere mikrodenetçi dersi vermek için başlatılan Arduino projesi bunun en iyi örneği. Proje, ortaya giriş maliyeti düşük bir mikrodenetçi geliştirme kartı çıkardı ve serbest lisansla satılan Arduino kartları ve üçüncü parti çeşitleri sayısız maker projesinde kullanılıyor. Ancak Arduino’nun eğitim amaçlı kullanımı dışında bu topluluk haricinde kullanımı yaygın değil.

İyi bağış ve üyelik aidatı toplayabilen maker atölyeleri sütun matkaplarından, havya istasyonlarına, 3B yazıcılardan lazerli kesicilere kadar birçok donanım barındırıyor.

İyi bağış ve üyelik aidatı toplayabilen maker atölyeleri sütun matkaplarından, havya istasyonlarına, 3B yazıcılardan lazerli kesicilere kadar birçok donanım barındırıyor.

MakerBot Industries de nispeten ucuz 3D yazıcılarla benzer bir başarıyı amaçlamıştı ama 2012’de tasarım dosyalarını ve kaynak kodlarını kendine saklamaya karar verip ürünlerini halka kapatınca eleştiri oklarının hedefi oldu.

Nasıl dahil olursunuz?

Hacker atölyeleri ve benzerleri Türkiye dahil tüm dünyada giderek çoğalıyor. Türkiye’deki sayıları henüz istediğimiz düzeye ulaşmış değil ama İstanbul’da Garaj ve Kadir Has Üniversitesi bünyesinde FabLab İstanbul var. Ekim ayında Atölye İstanbul açılıyor. İzmir Hackerspace, Denizli Hackerspace ve Elazığ Makerspace’in ise yerleri adlarından belli. Ülkemizde hacker ve maker atölyelerinin maddi olanakları ve dolayısıyla ziyaretçilerine/üyelerine sunabildikleri imkânlar şimdilik kısıtlı sayılabilir ama giderek gelişeceklerinden şüphemiz yok.

Yakınlarında böyle bir mekân olmayanlar için de başlangıç gayet kolay. “Herkes kendine bir hacker atölyesi kurabilir kullanabilir.” diyor Nottinghack’ten Dominic. “Gelecekte neyin bir hacker atölyesi olup olmadığını, bu işin maddi boyutunu ve maker’lığa adım atmak isteyenlerin birbirini bulmasını sağlayan araçların, hacker atölyesi kurmak için yararlı bilgilere bağlantıların listelendiği kılavuzlar olabilir ama şimdilik böyle şeyler yok.”

Pimoroni’den Paul’ün önerisi daha basit. “Bir şeyler yapmaya başlayın. Civarda hacker atölyesi yoksa kendiniz kurun. Hacker atölyesi için lazer kesici ve 3D yazıcı şart değil. Bunlar katma değer. Hacker atölyesi, insan ve ortak bir mekân demektir. Sizinle aynı kafadaki insanları bulun, onlarla konuşun, bir topluluk kurun. Topluluklar yaratılmaz; siz bir şeyler yapmaya başlarsınız, topluluk kendiliğinden büyür.”

Evde maker’lık

Teknolojinin sürekli ilerleyişi sayesinde daha önce ancak çokuluslu şirketlerin erişebildiği araç ve donanımlar, hobi tutkunlarının bile evlerine alabileceği seviyeye düştü. Bunların Türkiye’de de robotistan.com gibi sitelerden temin edilebiliyor. İşte en popüler maker donanımları…

Arduino

Arduino: Düşük maliyetli bir mikrodenetçi olan Arduino, gömülü donanım projelerinin beyninin olabildiğince kolay programlanabilmesi için Wiring adlı kütüphaneden yararlanıyor. www.arduino.cc

Raspberry Pi

Raspberry Pi: Mikrobilgisayar dünyasının gözbebeği olan ve kâr amacı gütmeyen Raspberry Pi Vakfı, 90 TL’den başlayan bilgisayarlardan okullara, üniversitelere ve hobi tutkunlarına 5 milyon adetten fazla sattı. raspberrypi.org

MakerBot

Makey Makey: Çocukların elektroniğe karşı ilgisini artırmak için harika bir yol olan Makey Makey, muzdan kaleme kadar her şeyi, Arduino ya da Raspberry Pi için kapasitif dokunmatik düğmeye dönüştürüyor. www.makeymakey.com

Flotilla

Flotilla: Pimoroni’nin en son icadı, muazzam başarı yakalayan bir Kickstarter kampanyasından daha yeni çıktı. Flotilla, elektronik projelerini tak çalıştır basitliğine indirgeyen “akıllı” giriş çıkış kartlarından oluşan bir ürün ailesi. flotil.la

Yorum yazın